Anahtar kelimeler: İhlali Görüşü Ret Yeri Mala Dokunulmazlığının Verme Suçlar Mahkûmiyetine Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozmaI- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine dair İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine dair İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin Dairemizce yapılan incelemesi sonucunda, 13.12.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı karar ile, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri ile ilgili olarak; "Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca reddine" karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bozma sonrası bu suçlara ilişkin kurulan hükümlerin yok hükmünde olması nedeniyle, sanığın temyiz isteminin CMK'nın 298. Maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Olay yerinde olmadığı, bu nedenle kamera kayıtları ve HTS kayıtlarının dikkatle incelenmesini istediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2020 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanık hakkında TCK'nın 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen aynı Kanun’un 143. maddesinin de uygulandığı ve bu itibarla uygulanan maddelerdeki cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafinin CMK'nın 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 31.01.2025 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık müdafinin yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.