Anahtar kelimeler: Van Bulunarak Bloke Haciz İhtiyati Kesinlik İşlemi Şartı Eksiklikleri Tesis
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E. ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Değişik İş sayılı dosyasında müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen bu karar doğrultusunda müvekkiline ait şirketin hak ve alacakları ile banka hesaplarına haciz ve bloke işlemi tesis edildiğini, itiraz üzerine ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı bulunarak kaldırıldığını, bu haksız ihtiyati haciz sebebiyle müvekkili olduğu şirketin ciddi zararlara uğradığını, şirketin eski sahibi ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 25.500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 01.11.2019 tarihinde açılmış olup dava tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre arabulucuya başvuru dava şartına tabi olduğu, davacının dava açmadan evvel arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.10.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla davanın hukuksal dayanağının haksız fiil olup uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerekirken davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın kambiyo senedine dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararı nedeni ile uğranıldığı iddia olunan zararın tahsili istemine ilişkin olup mutlak ticari dava sayılacağından eldeki davaya bakmakla görevli mahkemenin 6102 sayılı TTK’nın 4/1 maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesi olduğu, davanın 01.11.2019 tarihinde açılmış olup dava tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre arabulucuya başvuru dava şartına tabi olduğu, davacının dava açmadan evvel arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle kararda direnilmesine, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın dayanağının haksız fiil olduğunu, usulden ret kararının hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi tazminat davasının arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığına ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmünü haizdir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 hükmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir.
Dairemizce her ne kadar haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi tazminat davasının hukuksal dayanağının haksız fiil olup uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de; dava konusu uyuşmazlığın 170.000,00 TL bedelli, 15.01.2017 düzenleme tarihli, 01.12.2017 ödeme tarihli bonoya dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup dava konusu olayda TTK'nın 5/A hükmü uyarınca arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu gözetilmelidir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre temyizen incelenen direnme kararındaki tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup direnme kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesi beşinci fıkrası gereğince ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!