Anahtar kelimeler: Emanet Sakarya Memurluğunun Eşyaların Görüşü Kural Müsadere İhlali Başvurabileceği Müsaderesine

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜM
: MüsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaDosya incelenerek gereği düşünüldü
:Hükümlü hakkında Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararına yönelik hükümlü ve müdafiinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleştiği; 02.11.2022 tarihli ek kararla ise, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2016/2 62... /322 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. ve 55. maddelerinde düzenlenen müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadere kararları yönünden kural olarak asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna başvurabileceği ancak bağımsız olarak verilen müsadere kararlarında ise karar tarihine göre ikili bir ayırım yapmanın gerektiği;1.Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeden yani 20.07.2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları yönünden 04.06.1936 gün ve 12-14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca karar tarihindeki miktara ve 5219 sayılı Kanun ile değişik 1086 sayılı HMUK'nın 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırına göre kararın kesin olup olmadığı belirlenecektir. Buna göre, 20.07.2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen ve kesin olmayan kararlar temyiz kanun yoluna tabi olacaktır.2. 20.07.2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 2 56... . maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olacaktır.Açıklanan nedenlerle;5271 sayılı Kanun'un 256/1. ve 258. maddeleri uyarınca verilen 02.11.2022 tarihli bağımsız olarak verilen müsadereye dair ek kararın 5271 sayılı Kanun'un 258/1. maddesine göre temyiz kanun yoluna değil, istinaf kanun yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, hükümlü müdafiinin dilekçesi istinaf dilekçesi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli merciye iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.