Anahtar kelimeler: Nevi Süreç Yapı Görüşü Ret İstemlerinin Antalya Muhalefet Edenlerin Neticesinde
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇ
: 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2019 tarihli kararı ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a (4708 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan dava kapsamında yapılan yargılama neticesinde sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararı ile 4708 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nın neticeten 5 ay hapis, sanık ...' in ise neticeten 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ...' in Temyiz İstemi
İmalat aşamasında yapılan üretim aksaklıklarının düzeltildiğine, kamu zararının bulunmadığına, tüm aşamaların statik ve mimari projeye uygun olarak yapıldığına, müteahhit olarak herhangi bir menfaatin söz konusu olmadığına, yapı denetimi iş bitiminin yüzde yüz olduğuna, ferdi ve genel iskanın alındığına, projede kamunun zarara uğratılmadığına, beraatini talep ettiğine ilişkindir.
2.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi
Mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230/1-b maddelerine aykırı olarak gerekçe içermediğine, yeniden bilirkişi rapor aldırılma talebi konusunda herhangi bir karar verilmediğine ve bu durumun adil yargılanma haklarını kısıtladığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte diğer sanık ... hakkında 50/1-a maddesinin uygulanmasına rağmen sanık ... hakkında aynı maddenin uygulanmamasının hatalı olduğuna, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiç bir hesaplama yapılmadığına, kanaat üzerine rapor hazırlandığına, serbest çalışan bir inşaat mühendisi tarafından hazırlanan ve dosyaya sunulan bina performans hesabına göre kesintisiz kullanım şartının sağlandığının sabit olduğuna, Ağır Ceza Mahkemesince 3 sanığın eyleminin sabit bulunup haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğine, sanığa isnat edilen fiilin idari yaptırım mahiyetinde bulunduğuna, yapılan değişiklik ile isnat edilen aykırılık giderildiğinden idare tarafından mührün sökülüp inşaatın yapılmasına izin verildiğine, soyut iddia dışında mahkûmiyet için delil bulunmadığına, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafi ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar ... ve ... hakkında, 4708 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ... ile ... müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 03.11.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!