Anahtar kelimeler: Ştide Heyetçe Merci Alanına Gelmiş Başkan Yazim Katip Şanliurfa Gaziantep

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ..KARAR NO
: ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..ÜYE
:..ÜYE
: ..KATİP
: ..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: ..NUMARASI
: ..DAVACI
:..VEKİLİ
: Av...DAVALI
: ..VEKİLİ
: Av...DAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: ..KARAR YAZIM TARİHİ
: ..Mahalli mahkemesince verilen karar re'sen merci tayini yönünden dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borç nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir... Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının . .. İnşaat .... Ltd. Şti.'de ortaklık/yöneticilik kaydı bulunduğunu, davalının ticaret şirketi olduğu ve şirketin faaliyet alanına ilişkin olarak ticarethane abone türü ile kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, uyuşmazlığın ticari iş olduğu görevli mahkemenin . . . olduğu gerekçesiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.. . . Mahkemesince, ..yazılarından anlaşılacağı üzere dava tarihi itibariyle davacı adına kayıtlı gerçek kişi işletmesi bulunmadığı, bir başka deyişle dava açılış tarihinde davacının gerçek kişi tacir sıfatını haiz olmadığı, tek başına şirket hissedarı/müdürü olmasının davacıya tacir sıfatını kazandırmayacağı, abonesiz kaçak tutanağının davacı gerçek kişi hakkında tanzim edildiği, söz konusu tutanağın ayrı bir tüzel kişiliğe sahip davacının hissedarı olduğu şirket hakkında düzenlenmediği, bu haliyle davacının tacir sıfatını haiz olmadığı somut olayda mutlak ticari dava olmadığı gibi nisbi ticari davanın da söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı, kaçak tespit tutanağında faaliyetin ''şantiye'' olarak geçtiği dikkate alınarak davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı gerekçesiyle mahkemece karşı görevsizlik kararı verilmiştir.Merci tayini için Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde; Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Somut olayda; davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımına bağlı kaçak tahakkuklarına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığı, yine üçüncü grupta sayılan durumlardan birisinin de mevcut olmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmadığı, bu halde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiği tespit edilmiştir.Yukarıda yapılan izahat çerçevesinde; davada ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 21, 22 ve 23. Maddeleri gereğince ..ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,Dosyanın bu mahkemeye gönderilmesi amacıyla merci tayinine başvuran .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026.Başkan¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırÜye..¸e-imzalıdır.Katip.¸e-imzalıdır