Anahtar kelimeler: Devirlerinden Devirler Mah Toplamda Kayseri Borçluya Durduğunu Parselde Niyetli Hisse

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkiline ait Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. 74 94... Parselde bulunan 40- ... nolu bağımsız bölümlerdeki davalı borçluya yapılan hisse devirlerinden bakiye alacağı için Kayseri Genel İcra Dairesi ██████████ E. sayılı icra takibi başlatıldığını, ilgili takibe borçlunun itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu, bu devirler için toplamda 1.306.350,00 TL üzerinden anlaşıldığını, davalı tarafından 756.350,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 550.000,00 TL'nin ödenmediğini beyanla itirazın iptalini, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; taşınmazların bedelinin tamamen eksiksiz olarak ödendiğinin tapu kaydı ile sabit olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmek istediğini beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararıyla; Resmi senet incelendiğinde hisse satışlarının toplam 259.000,00 TL bedelle yapıldığı, bedelin tamamının alındığının anlaşıldığı, 01.12.2022 tarihli 3. celsede yapılan isticvapta, davalının tanık olarak dinlendiği Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Talimat sayılı dosyasındaki beyanı tekrarla, taşınmaz hisselerini 1080 küsür TL'ye aldığını, ( tutanağa 1080 olarak geçmişse de ifadelerin devamında bir milyon seksen bin olduğu anlaşılacaktır) 750.000,00 TL'sini elden verdiğini, 334.000,00 TL'yi hesabına havale ettiğini,1.350,00 TL'ye almadığını beyan ettiği, bu beyanlardan resmi senetteki belirtilen satış bedelinin doğru bildirilmediğinin anlaşıldığı, ispat külfetinin yer değiştirdiği, davalının 750.000,00 TL'yi elden ödediğini ispatlaması gerektiği, satış tarihi itibariyle gerçek değerin belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporuyla beş taşınmazın toplam hisse bedellerinin satış tarihi itibariyle toplam 2.734.030,25 TL olarak belirlendiği, bu halde, Mahkemece belirlenen rakamın yarısı olan ve davacı tarafça iddia olunan rakama itibar olunarak satışın 1.306.350 TL bedelle yapıldığının kabul edildiği, davalı tarafın 334.000,00 TL havale ettiğini, elden verdiğini ispat edemediği 750.000,00 TL'ye karşılık davacının, 756.350,00 TL'nin ödendiği, bakiye alacağın 550.000,00 TL olduğu ikrarı doğrultusunda olan tanık beyanlarına da itibar edilerek davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyaya davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptaline, 115.885,75 TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan haksız inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, karara karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli kararıyla; dosyada bulunan belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları, yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere, davalı yanın cevap dilekçesindeki anlatımlarına, Mahkemenin kanıtları takdirinde ve ispat yükümlülüğünün yer değiştireceğine (tapudaki satış bedeninin gerçeği yansıtmaması sebebiyle satış bedelini ispat yükümlülüğünün davalıda olduğu davalının bu hususta kanaate yeter delil sunmaması dolayısıyla dava konusu taşınmazların satış bedelinin davacının kabul ettiği değer olacağına) ilişkin değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİDairece verilen 28.01.2025 tarihli ilamla; "somut olayda, davacı vekili, dava konusu taşınmazların satımı sebebiyle 756.350,00 TL'nin davalı tarafından müvekkiline ödendiğini, 550.000,00 TL bakiye bedelin ödenmediğini, bu bedel üzerinden icra takibi başlatıldığını, sonuç olarak satışın toplam 1.306.350,00 TL üzerinden yapıldığını iddia etmiştir. Buna karşılık Mahkemece isticvap edilen davalının duruşmada "... ben dava konusu taşınmaz hissesini 1080 küsür TL'ye satın aldım, 750.000,00 TL'sini elden verdim, 334.000,00 TL'sini de hesabına havale ettim. Taşınmazı tam değerinde aldım. Değerini o günkü emlakçılara sorduk soruşturduk ve buna göre belirledik. Kayseri 5. ASHM'deki tanık olarak verdiğim ifade doğrudur. Ben davacıların iddia ettiği gibi taşınmazı 1350 TL'ye satın almadım. 1080 küsür TL'ye satın aldım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Davacı ve davalının yukarıda açıklanan ikrar ve kabul beyanları değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki taşınmazların satış bedelinin, 1.306.350,00 TL olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden davalının kabul beyanına göre satış bedelinin 1.084.000 TL olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, davacının 756.350,00 TL'nin davalı tarafından kendisine ödendiğini kabul etmesi üzerine kalan kısmın ödendiğinin davalı tarafından ispat edilememesine göre, 1.084.000 TL satış bedelinden 756.350,00 TL ödemenin düşülmesi ile ödenmeyen bakiye alacağın 327.650,00 TL olduğu anlaşılmıştır.Hal böyle olunca, yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, Mahkemece icra takibine itirazın 327.650,00 TL üzerinden iptaline karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.Kabule göre de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesine göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Ancak Mahkemece verilen kararın gerekçesinde "İİK. 67. maddesine göre icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bu konuda karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle aleyhine tazminata hükmedilmiş olması anılan yasa hükmüne aykırı ise de karar başka nedenle bozulduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamış ve bu konuda eleştiri yapılmakla yetinilmiştir." gerekçesiyle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kayseri Genel İcra Dairesi ██████████ Esas sayılı dosyaya davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 327.650,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararının doğru olduğunu, tanık beyanları değerlendirildiğinde kısmen kabul kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili; davacının hesabına 334.000,00 TL yatırıldığını, bakiye borç kalmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, satışı yapılan tapulu taşınmazın eksik ödenen bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz dilekçesinde belirtilen sebepler gözetilerek yapılan incelemede; temyiz olunan Mahkeme kararının bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.