Anahtar kelimeler: Binek Çarpışması Şirketçe Poliçede Eylemden Kasko Yapmaya Ulaşılmıştır Plaka Adresi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; ----- ve ---- plakalı araçların çarpışması sonucu, 03.08.2022-03.08.2023 tarihleri arasında müvekkili şirketçe --- sayılı ---- Binek Kasko Sigorta Poliçesi ile ------ plaka sayılı araçta hasar meydana geldiğini, Sigortalı araç poliçede yer alan teminatlar kapsamında, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alındığını, Müvekkil şirketçe Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ---- plaka sayılı araç ile borçlu sigorta şirketine zorunlu sigortalı ----- plakalı araçların çarpışması sonucu 12.12.2022 tarihinde iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen trafik kazası borçlunun sigortacısı olduğu ---- plaka sayılı aracın sürücüsü ---- KTK 47/1-c kuralını ihlal etmesinden dolayı gerçekleşmiştir. Karşı araç sürücüsünün meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu kaza tespit tutanağıyla ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, Müvekkil şirket tarafından ilgili poliçe gereği, işbu trafik kazası sonucu hasar gören kasko sigortalı aracın onarımı için toplam 287.400-TL hasar tazminat ödemesi yapıldığını, Bu tutardan kusurlu aracın ZMMS poliçesinden kusur oranında limit kapsamında kalan kısmı olan 28.150-TL talep edilmiş olup halefiyet ilkesi gereği kusurlu sürücünün zmms sigortacısı kusuru oranında sorumlu olduğundan, 28.150-TL tutarın rücuen tahsilini talep ettiklerini, izah olunan toplam 28.150-TL tazminat ödemesinin rücuen tazmini amacıyla müvekkilinin ilk önce davalıya rücu mektubu gönderdiğini, ---İcra Dairesi ---- Sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, ancak borçlunun haksız bir şekilde borca itiraz ettiğini, Haksız ve kötü niyetli bir şekilde likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği davanın kabulü ile---- İcra Dairesi ----- sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkânı bulunmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, huzurdaki davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı delillerin tarafımıza tebliğe çıkarılması gerek müvekkil şirketin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, teminat limitinin tüketildiğini, konu kaza sebebiyle müvekkil sigorta şirketi nezdinde ---- nolu hasar dosyası açılmış olup; araç hasarı için ----. hesabına 24.02.2023 tarihinde 71.850,00-tl hasar tazminatı ödendiğini, hasar aşamasında yapılan ödemeler, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir genel şartlar’a uygun olarak hesaplanmış olup, bakiye tazminat söz konusu olmadığını, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesini, dava dilekçesinde bahsi geçen █████/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ----- plakalı aracın müvekkil şirkete █████/2021 - 2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 100.000,00- tl ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, karayolları trafik kanunu ve poliçe genel ve özel şartları uyarınca, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, müvekkil şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, karayolları trafik kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar. sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespiti özel uzmanlık gerektiren bir alan olması sebebi ile sayın komisyon’un hmk md. 266 “mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” uyarınca dosyayı kusur bilirkişisine göndermesi gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, tazminat hesaplarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı kanun yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin talep edilen kdv yönünden sorumluluğu bulunmadığını, konu dosyada davacıya b.2.2 bildirimi yapıldığını, dolayısıyla başkaca hak ileri sürülemeyeceği için davanın reddini talep ettiklerini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmaması gerektiğini, yapmış oldukları açıklamalar doğrultusunda hesap yapılacaksa ilgili aracın poliçe tanzim tarihi doğrultusunda 04.12.2021 yürürlük tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin kdv’den sorumluluğu bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, hasar farkı taleplerinin reddi gerektiğini, aracın tamiri aracın bedelinden fazla ise; aracın tamiri ekonomik değilse pert total işlemi uygulanması gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin usule aykırı başvuru dolayısıyla temerrüde düşmemiş olduğundan faize hükmedilemeyeceğini, avans faizi talebinin hatalı olduğunu, kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini, dava trafik kazası sonucu yaralanan sigortalı için ödenen geçici iş göremezlik ödemelerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalının kusur oranının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı yönünden istemin reddine karar verilmiştir." denilmektedirarz ve izah edilen ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın reddini, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,yapılan ödemeler sebebiyle teminat limiti dolmuş olduğundan bakiye taleplerin reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine,Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, Huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, KDV dahil hesaplamanın hukuka aykırı olması nedeniyle reddine,Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, Aleyhe hüküm kurulması halinde eşdeğer parça, iskonto ve KDV itirazlarımız yönünde karar verilmesine,Haksız davanın reddi ile aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava ; Taraflar arasındaki Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Taraflar arasında görülmekte olan davanın █████/2025 tarihli celsesine davacı vekilinin katılmadığı, mahkememizce dosyanın işlemden kaldırıldığı, yasal üç aylık sürenin █████/2025 tarihinde dolduğu, yasal üç aylık süre içerisinde de davacı/vekili tarafından yenilenme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği yönünde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Ayrıntılı Açıklandığı Üzere ;1-HMK.nın 150/5. maddesi hükmünce işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak, üç aylık hak düşürücü süre içinde yenilenmeyen iş bu davanın, HMK.nın 150/5. maddesi hükmünce AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 28.705,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.