Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Ret Menfi İstenmiş Üye

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, servis taşımacılığı işi ile uğraştığını ve aynı işi yapan davalı ile zaman zaman karşılıklı olarak çalıştıkları bankadan kredi kullandıklarını, 2014 yılının 10. ayında davacının davalıya araç alacağını söylediğini ve kredi çekip çekemeyeceğini sorduğunu, bunun üzerine davalının 200.000,00 TL kredi çektiğini, ancak kredinin ödenmemesi ihtimaline binaen güvence olarak müvekkilden █████/2014 keşide tarihli ve vadesiz 250.000,00 TL bedelli senedi teminat senedi olarak aldığını, davacının kredi borcunun tamamını ödediğini, devamla söz konusu teminat senedini istediğini, ancak davalının zarar ettiğini beyan ederek 80.000,00 TL ödemesi gerektiğini aksi takdirde senedi icra yoluyla tahsile koyacağını bildirdiğini, davalıya bir borcunun bulunmadığını belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bahsi geçen senedin teminat senedi olarak değil ödeme aracı olarak verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından senedin müvekkilce çekilen kredi karşılığı teminat olarak verildiği yönündeki iddia kabul edilse dahi, banka kayıtlarından yapılan ödemelerin ve başlatılan icra takibinde istenilen meblağın belli olduğunu, icra takibinde davacının müvekkile olan bakiye borç tutarının talep edildiğini, dava konusu senedin davacının bu borcunu ödemesi amacıyla verildiğini, ödeme emri incelendiğinde görüleceği üzere senet miktarının tamamı değil yalnızca davacının borcu olan tutar için takip başlatıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine konu olan senedin bono vasfında bulunduğu ve kıymetli evrak olması nedeniyle sebepten mücerret olmakla senedin teminat senedi olduğunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakta ise de, davalının cevap dilekçesinin ikinci (2.) bendi bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı yanca, çekilen kredi borcunun ödeme yapılmayan bakiye miktarı için takip başlattığının ve dava konusu senedin de bu borcun ödemesi için davacı tarafından verildiğinin tevil yollu ikrar edildiği, Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyasında senedin bakiye kısmının icraya koyulduğu, kredi sözleşmesinde davacının kefil olduğu miktar ile senet bedeli miktarının aynı bulunduğu, kredi döneminde davalının hesabına yapıldığı tespit edilen ödeme miktarları, senedin tanzim tarihi ile kredi sözleşmesinin tarihlerinin yakınlığı ve davalının cevap dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde, icra takibine konu olan senedin kredi sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak davacı tarafından davalıya verildiğinin kabulünün doğru olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkilden aldığı borç nedeniyle söz konusu bonoyu düzenlediğini ve davalıya verdiğini, ilerleyen süreçte davacının borcunu ödememesi nedeniyle bononun işleme koyulduğunu, bononun sebepten bağımsız bir kambiyo taahhüdü olduğunu, yargılama sırasında senedin teminat senedi olup olmadığının incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda havalelerin açıklama kısmında hiçbir beyanın yer almadığı yönünde yapılan değerlendirmenin dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacı tarafından verilen senedin teminat senedi olup olmadığı, bu kapsamda davacının, icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve senedin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve senet iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı ... tarafından █████/2018 tarihinde Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası üzerinden 81.431,28 TL asıl alacak ve 8.794,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.225,86 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı vekili tarafından ibraz edilen █████/2018 tarihli cevap dilekçesinin 2. paragrafında yer alan, "Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın davalı müvekkile vermiş olduğu senedin davalı müvekkilin davacı için çekmiş olduğu krediye teminat olarak verdiği iddiası bir an için kabul edilse dahi, davacı tarafın dosyaya sunduğu banka kayıtlarından davacı tarafından müvekkile yapılan ödeme miktarı ve tarafımızca başlatılan icra takibinde davacı taraftan talep edilen meblağ bellidir. Tarafımızca başlatılan icra takibinde davacının davalı müvekkile olan bakiye borç tutarı talep edilmiştir. Bu hususlar göz önüne alındığında davacı taraf, borçlu olduğunu zımnen kabul etmektedir. Zaten dava konusu senet de davacının bu borcunu ödemesi amacıyla müvekkile verilmiştir. Yukarıda da izah edildiği ve Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere teminat olarak verilen senette bu hususa ve teminatın hangi olguya dayandığına açıkça yer verilmesi gerekmektedir." şeklindeki açıklama kapsamına göre, takip konusu senedin kredi sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak davalıya verildiğinin kabulü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.713,01 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.929,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.784,01 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!