Anahtar kelimeler: İmzası Henüz Bakirköy Eldeki Protokolün Protokole Sınırlı Milleti Açıldığı Talepleriyle

T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tapu İptali Ve TescilKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup; mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen 30.04.2018 tarihli protokolün █████████ Esas sayılı dosyasında değerlendirildiği ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacı tarafında tarafların imzası olmayan 08.10.2020 tarihli protokole dayanılarak eldeki davanın açıldığı, davanın tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından taşınmazların somutlaştırılamadığı ve bu şekliyle arsa payı dahil olmak üzere taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin belirlenemediği, dava içeriğinin yeni yapılacak bloklardaki taşınmazlar olarak açıklandığı, bu şekilde açılan davanın içtihadı birleştime kararında belirtildiği şekliyle erken dava niteliğinde olduğu belirtilerek hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, red sebebi ortak olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş, karar davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf talebinde özetle, davanın temelini oluşturan protokolün ilk davadan sonra yapıldığı, davanın munzam zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ikinci protokolün tapuya tescil edilmemiş bağımsız bölümlerle ilgili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafında, kararın yalnızca vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.Mahkemece 17.09.2025 tarihli ön inceleme tutanağında; 1-Davacı vekiline; HMK 31. Maddesi kapsamında Beylikdüzü Tapu Müdürlüğü yazı cevabı da dikkate alınarak hangi taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil taleplerini açıklamak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, (Aksi halde mevcut dosya kapsamı dikkate alınarak değerlendirme yapılacağının ihtarına - ihtar edildi) 2- 1 no'lu ara karar yerine geldikten sonra dava değeri ve noksan harç itirazları yönünden değerlendirme yapılmasına, 3- 1 ve 2 no'lu ara kararların yerine gelmesinden sonra ön inceleme duruşmasının gelecek celse yapılmasına, 4-Taşınmaza ait güncel imar kayıtlarının Beylikdüzü Belediyesinden istenmesine,5-Davalı ... vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününün masraf var ise davetiye ile bildirilmesine, masraf yok ise UYAP üzerinden öğrenilmesine, şeklinde ara karar oluşturmuş ve duruşma 14.01.2026 tarihine ertelenmiştir.Ancak, mahkemece 14.01.2026 günü duruşma yapılmadan, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucu istinafa konu kararla davanın hukuki yarar yokluğundan (dava şartı) reddine karar verilmiştir.Mahkemece, davayı aydınlatma görevi kapsamında, HMK'nun 31.maddesine uygun olarak, davacıya hangi taşınmazlarla ilgili dava açtığının açıklanması için süre verilmiş, bunun üzerine davacı, 29.09.2025 Uyap tarihli dilekçesinde, taleplerinin inşaat işleri devam eden, tapuda henüz kayıt edilmemiş yerlerden olduğunu beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davacının, hangi taşınmazın tapusunu istediğini somut bir şekilde belirtilmediği (belirsiz olduğu) gibi, belirlenmesinin de mümkün olmadığı, bu haliyle talep konusunun muğlak olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, ispat sorunu değil, dava konusunun belirsizliği sorunu vardır.Usul hukukundaki tasarruf ilkesi uyarınca Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, davacı yerine geçip davacı adına talep konusunu yaratamaz, belirleyemez. Yargılama, mevcut dava konusu üzerinde yapılır, yoksa dava konusunu oluşturmak için yapılmaz. Mahkeme davacı adına araştırma yaparak uygun taşınmazı belirleyemez, bu husus tarafsızlık ve tasarruf ilkesine aykırı olur. HMK'nun 31.maddesi, mahkemeye talep yaratma, talep genişletme, dava konusu belirleme yetkisi vermez.Bu itibarla, mahkemece dava konusu belirsizliğin giderilmemesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan verilen ret kararı yerinde olmuştur. Mahkemece verilen red kararı tüm davalılar açısından ortak bir sebebe dayandığından davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti bakımından da bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı ... vekilinin istinaf talebinin de reddi gerekir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Alınması gereken 732,00 TL nisbi istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.