Anahtar kelimeler: Yapımcılık Evraktan Senede Kıymetli Kefil Mahsus Ştinin Başlattığını Vade İmzanın

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEME
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2020 yılında ... Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, davalı şirketin yalnızca bu yapımcılık şirketi ile ticari faaliyeti bulunduğunu, davalının █████/2018 vade tarihli senede dayanarak █████/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve müvekkilini borçlandırıldığını, takibe konu senedin kefil bölümüne sahte imza ile müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı biçimde kefil olarak gösterildiğini, takipteki senedin kefil kısmındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve sahte olduğunu, müvekkilinin takibin başlatıldığı dönemlerde ticari ve ekonomik sorunları nedeni ile icra dosyasının takibini yapamadığını ve bu nedenle icra hukuk mahkemesinde herhangi bir itirazda bulunamadığını, davalının kötüniyetli olarak takibi kesinleştirdiğini, sahte imza nedeni ile...CBS'nın 2025/... soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, savcılığın aldığı bilirkişi raporunda , senette "... Film Yapımcılık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti." kaşe izi üzerine atılmış imza ile bu imzanın sol kısmına atılmış kefil imzası arasında grafolojik tanı unsurları bakımından yapılan incelemede, söz konusu imzaların aynı elin ürünü olduğunu gösterir tanı unsuru tespit edilemediği" şeklinde rapor düzenlendiğini belirterek, icra dosyasında takip ve satış işlemlerinin durdurulması amacı ile tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı yana henüz tebligat yapılmamış , bu sebeple davalı tarafça henüz cevap dilekçesi sunulmamıştır .
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, TAHKİKAT VE GEREKÇE :
Dava, takibe konu senette kefil olarak davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
█████/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve █████/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
█████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik TTK 'nın 5/A maddesinde'' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' düzenlemesi yer almakta olup 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “ Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.
'' hükmünün ve 18/A maddesinde;
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Davacının taleplerinin incelenmesinde; 7445 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonrası Mahkememizde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava dilekçesi ekinde bu başvurunun yapıldığına dair bir delil bulunmaması nedeniyle mahkememizin 18.02.2026 tarihli tensip zaptının 14 numaralı ara kararı ile birlikte birlikte davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin 20.02.2026 tarihinde sunduğu dilekçe ile arabuluculuğa başvuru yapmadıklarını ve davanın usulden reddini talep ettiklerini beyan ettiği, 7445 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonrası eldeki davanın zorunlu olarak arabuluculuğa tabi olduğu, İstanbul BAM 9. H. D' nin █████████ esas ve █████████ Karar sayılı ilamında''.. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davalı Sigorta Şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur...." gerekçesi ile karar verilmiştir.'' şeklinde belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, yine HMK 115/3 maddesinde '' Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.'' hükmünün bulunduğu, bu kapsamda yapılan incelemede öncelikle mahkememizce esasa girilmeden önce anılan usul eksikliğinin tensiple birlikte farkedildiği, kaldı ki İstanbul BAM 13. H.D nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında ''.. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında, genel nitelikteki HMK m.115/2-2.cümle ve 115/3 maddelerinin uygulanma olanağı yoktur. Ticaret mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Bu nedenle mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere genel hüküm niteliğindeki HMK 115. maddesinin somut olayda uygula imkanı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 1.331,78-TL peşin harçtan 732,00-TL‘nin mahsubu ile fazla yatan 599,78-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!