Anahtar kelimeler: Malvarlığına Şerhi Yere Tedbir Ara İşletildiğini Takibi Derdest İhtiyati Haciz

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 - █████/2026 (Ara Kararlar)NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest)TALEP
: İhtiyati TedbirDAVA TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP
: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, haksız yere müvekkilinin malvarlığına haciz şerhi işletildiğini, bu sebeple İstanbul 10. İcra Müdürlüğü ...E. Ve İstanbul ... E sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinin öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise muhik bir teminat karşılığı tedbiren durdurulmasını ve müvekkilinin mal varlığı üzerindeki hacizlerin fekkiniDavacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde özetle: şirket aleyhine, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bir kısım alacaklar için Rehin Açığı Belgesi alındığını, bu rehin açığı belgesine dayalı olarak, İstanbul 34 . İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla takip işlemlerine devam olunduğunu, müvekkilin bu dosyalardan borçlu ve sorumlu olmadığı zımnında mahkememiz dosyasından icra takip sonrası menfi tespit ve varsa sebepsiz zenginleşme istemli iş bu huzurda görülen davanın ikame edildiğini, mahkememiz dosyasından mevcut icra takiplerinin durdurulması talebinde bulunulmuş ise de mahkememizce bu talebin red edildiğini, öncelikle alacaklı tarafından cebri icra işlemlerine haksız ve hukuka aykırı devam olunmakla bu ara karardan rucu edilmesini, takibin teminatlı veya teminatsız tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda 07.01.2026 tarihli ara kararında, "İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğinden takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebin reddine,..." karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda 13.01.2026 tarihli ara kararında, " Davacı vekilinin ara karardan rücu talebinin reddine, davacının, davalının sebepsiz zenginleştiği ve davalıya borçlu olunmadığına yönelik talebinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada HMK 389 gereğince yaklaşık ispat sağlanamadığından davacının İİK 72/3 uyarınca tedbir talebinin reddine,..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbirin reddine ilişkin kararlar hususiyle hem İİK M. 72 hükmü ile hem de HMK M. 389 ve devamı hükümlerine açıkça aykırı olmakla birlikte ihtiyati tedbir talep edenin, haksız ve hukuka aykırı cebri icra tehdidi altında olduğunu ve telafisi güç zarara uğrama tehlikesiyle de karşı karşıya olduğunu, tedbir talebinin değerlendirilmeden karar verildiğini, mahkemenin dava dilekçesinde açıkça belirtilen icra dosyalarından yürütülen takiplerin tedbiren durdurulmasının taleplerini herhangi bir gerekçe göstermeden reddettiğini, cebri icra takibinin devam etmekte olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden şirketin taşınmazlarının üzerine haciz şerhleri işlendiğini, şirketin faaliyetini sürdüremediğini, ticari itibarını da doğrudan zedelediğini, işbu kapsamda ihtiyati tedbir talep eden şirketin zarar görmekle birlikte telafisi güç zarar olasılığının içinde bulunduğunu, İİK. 72 maddesinin açık hükmünün hiçe sayıldığını, icra takiplerinin devamına izin verilmesinin davanın sonucunu anlamsız hale getirmekte olduğunu ve ihtiyati tedbir talep eden şirket yönünden geri dönüşü olmayan telafisi imkansız zararlara yol açtığını, davalının ihtiyati tedbir talep eden şirketin mal varlığına haciz işlemleri uyguladığını, haciz ve satış şerhleri ticari sicil ve tapuya işlendiğini, dosyada taşınmaz satış süreçlerinin aktif bir şekilde devam ettiğini ve bu nedenle de ihtiyati tedbir talep eden şirketin ticari itibarının zedelendiğini, faaliyetlerinde de ciddi zarar oluştuğunu, ihtiyati tedbir talep eden şirket cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalacağını ve yargılama sonucunda mahkeme kararı da davacı lehine sonuçlanır ise ihtiyati tedbir talep eden şirketin borçlu olmadığı parayı ödemiş olacağını ve haliyle de bu durumun anayasal mülkiyet hakkı, mahkemeye erişim ve usul ekonomisi ilkelerine aykırı olduğunu, bu zarar türünün de mahkeme kararından sonra geri döndürülemez nitelikte olacağından ihtiyati tedbir talep eden şirket yönünden tedbir kararının verilmesinin elzem olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden şirket tedbir kararının teminatsız veya makul bir teminat karşılığında verilmesi talebinde bulunmuş ise de teminat karşılığı tedbir verilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, talep eden şirket teminat gösterme iradesini açıkça beyan etmiş olmasına rağmen mahkemenin teminat talebini değerlendirmediğini, tedbir hakkında yapılacak değerlendirmede ihtiyati tedbir talep eden şirketin borçlu olup olmadığı konusunda maddi inceleme gerekmediğini, icra takibinin tedbiren durdurulması talepleri kabul görmeyecek ise İİK: 72/3 maddesi kapsamında ''icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi'' şeklinde bir tedbir kararı verilmesi gerektiğini, izah edilen tedbir talepleri kabul görmeyecek ise dosyaya giren paranın alacaklıya ödenmemesi noktasında teminatlı veya teminatsız bir karar verilmesi zımnında istinaf itirazında bulunduklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
: Talep, derdest itirazın iptali davasında icra takibinin durdurulmasına yönelik reddedilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi █████/2026 tarihli ara karar ile icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden İİK 72/3maddesi uyarınca takibin durdurulması talebinin reddine,█████/2026 tarihli ara ihtiyati tedbir ret ara kararından rücu talebinin reddi ile İİK 72/3 maddesi uyarınca takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmiş, bu kararlara karşı davacı talep eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İİK 72/3.maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak,... göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir."6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." Şeklinde düzenlenmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati talep eden geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemez.İhtiyati tedbir talep edeninin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi durumunda talep halinde İİK 72/3 maddesinde düzenlenen icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi tedbirine hükmedilebilecektir. Somut olayda alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı aleyhine ilamsız takip başlattığı ve eldeki davanın da davacı tarafından takipten sonra açıldığı görülmüştür. Tahkikat aşamasında olan dava dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı gibi İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026