Anahtar kelimeler: Lezzet Sektörde Emek Piyasada İşlettiğini Aranan Kurmak Sınai Tanınmış Satışı
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi (Yeniden hüküm kurmak suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, kurulduğu yıldan itibaren ... üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, emek ve çalışmanın sonucu olarak piyasada kısa sürede tanınmış hale geldiğini ve sektörde aranan bir lezzet olan "... ..." işletmelerini işlettiğini, davalının, müvekkili ile aynı sektörde "..." esas unsurlu markaları kullandığını, bu markaları Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil ettirdiğinin öğrenildiğini, 2020 40846 tescil numaralı "... + şekil" markasının 30, 35, 43. sınıflarda, 2020 34713 tescil numaralı "... ... + şekil" markasının 43. sınıfta, 2019 93827 tescil numaralı "... + şekil" markasının 30, 35... . sınıflarda, 2018 118988 tescil numaralı "... ... +şekil" markasının 30... . sınıflarda tescilli olduğunu, "..." ibaresinin ortalama tüketiciler nezdinde "..." ve "..." ürünlerini çağrıştırdığını, dava konusu davalı markalarının ticaret alanında cins, çeşit, vasıf bildirdiğini, "..." ibareli markaları olmasına rağmen marka yedekleme kastı ve tekel amacıyla yapılan yeni başvuruların davalının kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek 2020 40846, 2020 34713, 2019 938 27... tescil numaralı markaların 30. sınıfta yer alan emtianın tamamı, 35/5. sınıfın alt kısmında yer alan emtialar ve 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin dünyaya ... kahvesini tanıtmak ve ... ... trendlerinde yön belirleyici olmak amacıyla kurulduğunu, ... makinaları, ... perakendeciliği ve ... içecekleri alanlarında faaliyet gösterdiğini, davacıların, davaya dayanak gösterdikleri tescilsiz ibareleri markasal olarak kullandıklarını ispatlayamadıklarını, davacıların huzurdaki davada dayanak gösterdikleri "... Kahvecilik" / "... ..." ibarelerinin marka olarak tescilli olmadığını, hükümsüzlüğü istenen markalar "..." kelimesinden esinlenilerek oluşturulmuşsa da, markalara şekil ve özgün bir yazı tipi ile biçim katıldığını, düzenleme ve tertip tarzı ile farklılaşma ve özgünleşme sağlandığını, bu markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edici nitelikte olduğunu, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." kelimesinin, ... ve ... esaslı içecekler hizmet ve emtiaları bakımından ürünün niteliğini ve cinsini gösteren tanımlayıcı bir işaret olduğu, sektörde herkes tarafından kullanılabileceği, tek başına bir kişiye özgülenemeyeceği, kötüniyetli tescile delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığından bu iddianın ispatlanamadığı, davalıya ait ███████████, ████████ 27... / ... tescil numaralı markaların tescilli oldukları 30. sınıfta yer alan "..., ... esaslı içeçekler" emtiaları ile 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları el verişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..., ... esaslı içecekler malların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler, parekende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri, diğer yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetleri bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5. maddesi kapsamında mutlak tescil engelinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2020 ... numaralı "...+Şekil" markasının 30, 35, 43. sınıflarda, 2020 ... numaralı "... ..." markasının 43. sınıfta, 2019 ... numaralı "...+Şekil" markasının 30, 35, 43. sınıflarda, 2018 ... numaralı "... ..." markasının 30, 35. sınıflarda tescilli oldukları, bir kısım davalı markalarında “...” ibaresinin yanı sıra şekil unsurunun da bulunduğu, ayrıca markalarda doğrudan "..." ibaresine yer verilmediği, "..." ibaresi ile benzer olan "..." ibaresinde "H" harfine yer verilmeyerek özgün bir kelime oluşturulduğu, davalının markaları hükümsüzlükleri talep edilen bir kısım mal ve hizmetler için zayıf marka olsalar dahi ayırt ediciliklerinin mevcut olduğu, bu markaları gören ortalama tüketicinin bunların herhangi bir firmanın markası olduğunu algılayabileceği, bu nedenle davalının markalarının hükümsüzlükleri talep edilen mal ve hizmetler için tanımlayıcı ibare olduklarından söz edilemeyeceği, davalının markalarını kötüniyetle tescil edildiğinin de ispatlanamadığı, dolayısıyla davalının markalarının SMK’nın 5/1-c hükmü ve 6/9. maddelerindeki hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının markalarının tescilli oldukları bazı mal ve hizmetler için cins ve çeşit belirttiği, kötüniyetle tescil edildiği iddiasıyla SMK’nın 5/1-c ve 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 15.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!