Anahtar kelimeler: Durma Paralel Zimmet Olmaktan Düşme Derhal Verilemeyeceği Fiilin Görüşü Verilebilecek

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇLAR
: Zimmet, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefetHÜKÜMLER
: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat, sanıklar ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zamanaşımı nedeniyle düşürülmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, zamanaşımı nedeniyle düşmeMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece resen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanıklar ... ve ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşürülme kararlarına karşı sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, Tebliğnamede adına yer verilen sanık ... hakkında verilen hükümlere ve sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşürülme hükmüne yönelik temyiz talebi bulunmadığı ayrıca katılan kooperatif vekilinin yokluğunda verilen hükme yönelik temyiz süresinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre hükmün tebliğinden itibaren 1 hafta olmasına karşın "tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı ve bu itibarla katılan kooperatif vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlar vekillerinin sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanıklardan ...'ın 17.09.2022 tarihinde hükümden sonra öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı da gözetilerek, bu sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması ile diğer sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/2 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli, 22... aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.03.2005, 04.04.20 05... .04.2005 tarihli sorgular ile hüküm tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.