Anahtar kelimeler: Noterden Gününün Babası Davetiye Vefat Günde Dinlenerek Konya Sözlü Avukat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ..., davalılar vekili Avukat Avukat ... ve Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkillerinin babası ...'ın 20.09.2019 tarihinde vefat ettiğini, noterden 27.10.2011 tarihli vekaletname ile kendilerine ait olan iki adet taşınmazla ilgili babalarına zirai tarıma ilişkin vekaletname verdiklerini, bu vekaletname ile müvekkillerinin iki adet tarlanın ekim ve dikim, ürün hasatı, doğrudan gelir desteği vs. tüm işlemleri yapmak üzere babalarını vekil tayin ettiklerini, vekaletnamenin verildiği tarihinden bu yana davaya konu olan bu taşınmazların tüm semeresinden faydalanan murisin bu taşınmazların işletilmesinden elde etmiş olduğu gelirleri ödemediğini, murise ait evde çelik kasa içerisinde yer alan 2 kg altının davalılar tarafından alındığını, yine murise ait olup dava dışı ... isimli şahısta bulunan 150.000,00 TL paranın da davalılar tarafından alındığını, davalıların bu paradan ve altından kaynaklanan miras paylarını da müvekkillerine ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL'nin murisin vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 25.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile vekalet akdinden doğan alacakları yönünden her bir müvekkili için 429.979,04 TL olmak üzere toplam alacak talebini 859.958,08 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili; müvekkilinin murisin ikinci eşi olduğunu, taşınmazların tapu kayıtlarına göre 1/4'er payın annelerinden miras kaldığını, murisin 3 çocuğunun tamamını kapsayan her birine taşınmaz bırakılmasını öngören fiili bir paylaşımın olduğunu, bu çocuklarına verdiği taşınmazların tamamını murisin kullandığını ve işlediğini, kullanım hakkını kendi uhdesinde tuttuğunu, davalıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, murisin 1 kg altını olduğunu, bu altını da herhangi belge bulunmaksızın arkadaşı olan sarrafta tuttuğunu, davalıların bu altının yarısını miras payları olduğunu söyleyerek müvekkilinin rızasını almadan gidip aldıklarını, davacıların müteveffanın alacaklarını haberleri ve rızaları olmaksızın aldıkları yönündeki iddialarının da gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili; davaya konu iki tarlanın öncesinde murise ait iken eşi ... adına kaydettirdiğini, ...'ın ölümü üzerine murisin bu iki tarlanın davacılara verilmesini istemesi üzerine 1/4 hissesinin verdiği vekaletname ile davacılara devredildiğini, murisin kendi payını da davacılara devrettiğini, ancak kullanım hakkını murisin kendisinde tuttuğunu, davacıların muristen bir talepte bulunmadıklarını, devletin tarla ve diğer destekleri tarla malikine değil, kullanan, ekip diken, kendi adına işleyen, üreten şahsa verdiğini, bu nedenle davacıların herhangi bir hakkı olmadığını, muristen kalan 2 kg altın bulunmadığını, sadece murisin arkadaşı olan sarrafta 1 kg altının bulunmak iken yarısının davacılar tarafından işbu sarraftan alındığını, murisin dava dışı ... isimli şahısta bulunan parasının alındığı iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iki adet taşınmaza ilişkin icra edilen keşifte iki davacı tanığının, murisin sağlığında yerleri kullanacağını, öldükten sonra çocuklarına devredeceğini belirtikleri, keşifte hazır olan davacının da taşınmazları murisin sağlığında istediklerini ancak vermediğini, kendilerinin de dava açmak istemediklerini beyan ettiği, başka bir ifadeyle davacıların murisin sağlığında murisin taşınmazları kullanmasına rıza gösterdikleri, karşılığında bir talepleri olmadığı, ancak muris öldükten sonra diğer mirasçıları davalı ... ve ...'dan taşınmazların kullanımı nedeniyle işbu davayı ikame ettikleri, murisin taşınmazı davacıların rızası dahilinde kullandığı, bu nedenle davacıların muris öldükten sonra murisin kullanımı nedeniyle talepte bulunamayacakları, muris tarafından davacılara talep konusu iki adet taşınmazda hisse devri yapılması hususunun da bu durumu ve savunmaları doğruladığı, iddia edildiği gibi vekaletin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığı; davalıların murisin alacaklısından alacağını tahsil ettikleri ve murisin altınlarını aldıkları da davacılarca ispatlanamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada tanıkla ispat mümkün olup, dinlenen tanıklar davaya konu taşınmazıların öncesinde muris ve eşi ... tarafından satın alındığı ve kadastro çalışmalarında murisin ilk eşi ... adına tapuya tescil edildiği, ...'nın ölümü ile 1/4 hisse ile mirasçılarına devredildiği, akabinde murisin istemi ile murisin ve davalı muris ... hisselerinin davacılara bedelsiz devredildiği, murisin taşınmazların paylaşımını yaptığı ancak kullanım hakkını üzerinde bıraktığı ve ölünceye kadar taşınmazları bu şekilde kullandığı şeklinde beyan ettikleri, davacıların kasadan çıkan ve davalılarca alınan 2 kg altına ilişkin taleplerine ve dava dışı murise ait olup dava dışı ...'da bulunan 150.000,00 TL paradan miras hisselerine düşen bedelin ödenmesine dair taleplerinin dosya kapsamı uyarınca ispat edilemediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; davalıların yazılı belge ile savunmalarını ispat etmeleri gerektiğini, tanık dinlenemeyeceğini, intifa hakkı bulunmadığını, vekilin hesap verme borcunun ölüm ile başlayacağını, vekilin talimata aykırı hareket ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklı alacak ile murisin uhdesinde tuttuğu ve dava dışı 3. kişilerde olan alacak haklarının miras hisseleri oranında tahsili istemine ilişkindir.Eldeki davada, davacıların 1/2'şer hisse ile paydaş oldukları, Konya İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevkii 3 28... parsel sayılı taşınmazların, ... Noterliği'nin 27.10.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davacıların babaları muris ... zirai işlemlerle sınırlı olmak üzere vekil tayin edilerek işletildiği, tüm semeresinden faydalanan muris ...'ın bu taşınmazların işletilmesinden elde etmiş olduğu gelirleri davacılara ödemediği, murisin 20.09.2019 tarihinde vefat ettiği, davalıların davaya konu taşınmazın öncesinde muris tarafından satın alındığı ve kadastro çalışmalarında murisin ilk eşi ... adına tapuya tescil edildiği, ...'nın ölümü ile 1/4 hisse ile mirasçılarına devredildiği, akabinde murisin istemi ile murisin ve davalı ...'ın hisselerinin davacılara bedelsiz devredildiği, murisin taşınmazların paylaşımını yaptığı ancak kullanım hakkını üzerinde bıraktığı tanık beyanları ile sabit olduğu, ayrıca altın ve paraya ilişkin alacağın davacılar tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.