Anahtar kelimeler: Restorasyon Statüsündeki İnş Ortağı Gayrimenkulün Eser Şti Maliki Başlama Ltd
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarihi eser statüsündeki gayrimenkulün maliki olan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklık (... Tur. İnş. Ltd. Şti ve ... Hizmetleri Ltd Şti adi ortaklığı) arasında 20.07.2022 tarihinde restorasyon işlerinin yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında işe başlama tarihinin 07.10.2022 olarak belirlendiğini, 20.10.2022 tarihinde şantiye elektrik aboneliği için davalı şirkete müracaat edildiğini, başvuru yapıldıktan sonra davalı şirket tarafından 01.11.2022 tarihli, 543.208,85 TL ve 116.835,30 TL bedelli iki adet e-fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketce 04.11.2022 tarihinde borcun tarafı olmadığından ödeme yapılmayacağına dair ihtarname keşide edildiğini, 18.11.2022 tarihinde elektriğin kesilerek sayacın söküldüğünü, müvekkili ile davalı şirket arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin şantiye elektrik başvurusunun mevcut olduğunu, faturada belirtilen dönemlerde boş olan gayrimenkul ile ilgisinin bulunmadığını kaçak tüketildiği belirtilen bedelin doğru hesaplanmadığını ileri sürerek; 01.11.2022 tarihli, 543.208,85 TL ve 116.835,30 TL bedelli faturalardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kesilen elektrikten kaynaklı olarak şimdilik 10.000,00 TL zararının tazmini ile şantiye elektriğinin bağlanması hususunda karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tespit ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, 31.10.2022 tarihinde yapılan kontrolde bina giriş kofrasında harici hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden Yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplamada 543.208,86 TL kaçak elektrik faturası ile 116.835,30 TL ek tüketim faturası tahakkuk edildiğini, anılan tutanağın yanı sıra video kaydının bulunduğunu, davacının işe başlama tarihini 07.10.2022 olarak belirtmesi karşısında 31.10.2022 tutanak tarihi itibariyle fiili kullanıcı olduğunun sabit olduğunu, davacının kesilen elektrik dolayısıyla uğradığını iddia ettiği zararı ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu ile davaya konu tesisatta kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiği, davacının tespit tarihinde sorumlusu olduğu ve onarım-yenileme işleri yapıldığı anlaşılan işyerindeki kaçak elektrik kullanımından 06.10.2022-31.10.2022 tarihleri arasındaki kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacının 01.11.2022 tarihli faturalardan dolayı 78.468,50 TL borçlu olduğunun tespiti ile maddi tazminat ve diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; 20.07.2022 tarihinde imzalanan restorasyon sözleşmesinin akabinde 06.10.2022 tarihine kadar gayrimenkulde herhangi bir iş ve işleyişin söz konusu olmadığını, davacı şirketin 28.12.2021-31.10.2022 dönemine kadar üzerine düşen faturalandırmayı yapmadığını, müvekkilinin şantiye elektrik başvurusu için davalı tarafa müracaat yapmasıyla geçmişe yönelik okumalar gerçekleştirdiğini, davalı şirket tarafından faturalandırılan döneme dair kullanım yapılmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin elektrik kullanımının kim tarafından nasıl gerçekleştirdiğini tespit etmediğini, müvekkilinin sözleşmeye dayalı işi zamanında bitirebilmek için jeneratör temin ettiğini, belirtilen tarihlerdeki kaçak kullanımının müvekkilince yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; kaçak elektrik tespit ve tahakkukunun mevzuata uygun olup düzenlenen tutanakların Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, davacının bina giriş kofrasından harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığını, itirazlarının karşılanmadığı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edildiğini, 10.11.2022 tarihinde çevre araştırması yapıldığını, tüketicinin yaklaşık 1 yıldır ilgili mahalde kaçak elektrik tüketimi kullandığının tespit edildiğini, bilirkişi ek raporunda ise itirazlarına rağmen, 20.07.2022 tarihli sözleşme ve teslim tutanağına istinaden bu tarihten itibaren sorumlu olunacak şekilde hesaplama yapıldığını, tüketim noktasına 28.12.2021 tarihinde ... Ticaret Limited Şirketi adına sözleşme yapıldığı görüldüğünden, sözleşme tarihi itibari ile kullanıldığı tespit edilerek bu tarih itibari ile tahakkuk hesaplaması yapılması gerektiğini, kök raporda ek tahakkuk hesaplaması yapılmadığı gibi ek raporda da hesaplamada hatalı tarihlerin nazara alındığını, dosya kapsamına sunulan geriye dönük tüketim ekstreleri uyarınca, 28.12.2021 tarihi ile birlikte ilgili mahalde kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştirildiği sabit olduğundan ek tahakkuk hesaplamasının yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik faturasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti, tazminat ve elektriğin bağlanması istemlerine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacının fiili kullanıcı olduğu döneme ilişkin olarak yapılan hesaplama doğrultusunda hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!