Anahtar kelimeler: İhlali Görüşü Ret Yeri Mala Dokunulmazlığının Suçlar Verme Neticesinde Hükmolunan

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeSUÇLARIN TARİHİ
: 10.01.2015HÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddine, temyiz talebinin reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, ek kararın onanması, onamaI- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 12.10.2020 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından verilen 12.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında, temyiz isteminin reddine dair, 12.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın bu kararlara yönelik temyiz isteminin reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE DAİR EK KARARIN ONANMASINA,III- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçu işlemediği, eksik araştırma ile karar verildiği, kepengte parmak izi çıkmasının sanığın suçu işlediği anlamına gelmediği, kamera kaydı ya da başka bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporunun da sanığı doğruladığı," sanık ...’nın temyiz isteminin "Şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğinin dikkate alınmadığı, suçu işlemediği, suç ile ceza arasındaki orantılılık ilkesine uyulmadığı, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delilin bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2020 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanıklar hakkında TCK'nın 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen aynı Kanun’un 143. maddesinin de uygulandığı ve bu itibarla uygulanan maddelerdeki cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, sanıklara daha sonra zorunlu müdafii atanmış olmakla birlikte, sanıkların savunmalarının müdafii hazır edilerek yeniden alınması gerektiği gözetilmeden ve sanık ...'ya CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafiinin CMK'nın 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 25.12.2019 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık ... müdafiinin yokluğunda karar verilmek suretiyle sanık ...'nın savunma hakkının kısıtlanması, bu durumun sanık ...'ün durumunu da etkileyecek mahiyette görülmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK'nın 304/2-a maddesi gereğince bozma nedeni de dikkate alınarak dosyanın İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.