Anahtar kelimeler: İhk Bisiklet Definde Kazada Çift Taraflı Konumunda Heyeti Maluliyeti Göremezlik

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SAYISI
: 2024/İHK-33928SAYISI
: K-██████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 02.07.2015 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı çift taraflı kazada bisiklet sürücüsü konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, %13 maluliyeti olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş,tir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, aynı taleple İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın kısmen kabul edildiğini ve kesin hüküm itirazları olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyeti bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususlarında yeniden gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken başvurunun reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporuna itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında alınan 21.12.2016 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyet oranının %3,3 olduğu şeklinde görüş bildirildiği, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.06.2023 tarihli raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre epilepsi nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar maddesi kullanılarak kişinin özürlülük oranı %5 yürüyüş bozukluğuna göre özürlülük oranı %8 toplam %13 olarak bulunduğu şeklinde görüş belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bir ortopedi bir adli tıp uzmanı bir nöroloji uzmanından oluşan heyetten alınan 21.01.2024 tarihli raporda ise, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının %0 olduğu şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır.Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyası ve davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması, raporlar arasındaki oran farklılığının maluliyette gelişen durum olarak kabul edilip edilemeyeceği (raporlarda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı) hususlarında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.