Anahtar kelimeler: Usûlüne Kanunî Görmediği Verilip Suçlardan Görüşü Ret Belgede Günlük Sahtecilik

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaI- Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ...'ın temyiz isteminin incelenmesindeKatılanın anılan suçlardan doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla; temyize hakkı bulunmayan katılanın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanıklar ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan ...'ın temyiz isteminin incelenmesindeKatılanın yokluğunda verilip 28.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 27.09.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,III. Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesindeSanığın 18.02.2022 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz talebi ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğu ve eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek, kararın sanığın atandığından haberdar olduğu müdafiine tebliğ edildiği ve müdafiinin kararı temyiz etmediği; her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve ███████-573 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere, 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi gereğince sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerektiği, ancak sanığa kararın tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat belgesine rastlanılmadığının anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 18.02.2022 tarihli temyiz ve eski hâle getirme mahiyetindeki isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,IV. Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hükümlere yönelik sanık ... ve ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesindeBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.09.2021 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 296/2. madddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,V. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin 'Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, sanık ...'nın temyiz isteminin ise, aracın çalıntı olduğunu bilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.