Anahtar kelimeler: Attırılan Çankırı Maaşını Maaşının Talepli Esnada Kredisi Emekli Vade Bankadan

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çankırı 1. Asliye Hukuk (Tüketici) MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin emekli maaşını davalı Bankanın ... şubesinden aldığını, 22.02.2021 tarihinde davalı Bankadan 36 ay vade ile 105.988,00 TL tüketici kredisi kullandığını, kredi kullandığı esnada davalı Banka tarafından müvekkiline imza attırılan belgelerle müvekkilin emekli maaşının tamamının da usul ve yasaya aykırı olarak kesilmesi yönünde sözde onay aldığını, icra takibi başlatılmadan 26.02.2021 tarihinden itibaren müvekkilinin maşının tamamından kesinti yapılmaya başlandığını, kesintinin iptali için .... Noterliğinin 10.12.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalı Bankanın yaptığı ve yapmakta olduğu kesintilerin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek; her bir kesintinin yapıldığı tarih itibari ile Merkez Bankasınca kısa vadeli mevduatlara uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının kredi sözleşmesine ek rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman takas mahsup talimatı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) olan alacaklarını borçlarına karşılık müvekkili bankaya rehnettiğini, kendi iradesi ile imzaladığı kredi sözleşmesi çerçevesinde kavuştuğu ve sosyo-ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda harcadığı meblağı yine emekli maaşı ile ödemek zorunda olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, tahsis edilen kredi tutarını almasına rağmen taksitlerini ödemediğini, uzun bir süre bankanın ödemeyi maaşından tahsil etmesine herhangi bir itirazda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen ihtiyaç kredisi sözleşmesi ve ekinde yer alan belgelerle davacı tarafça davalı Bankaya karşı borçlarının teminatını teşkil etmek üzere virman, takas ve mahsup yetkisi verildiği, SGK nezdinde bulunan emekli maaşından kesinti yapılacağının kararlaştırıldığı, davacıyla akdedilen sözleşmelerde bu hususun davacıyla paylaşıldığı ve davacının bu sayfalarda imzasının bulunduğu, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredi kullandırdığı ve kesintileri kredi sözleşmelerine istinaden yaptığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın davacının emekli maaşına bloke konulacağına dair sözleşme hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp kesinti bedelini geri istemesi hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve denetimine elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı Bankadan tüketici kredisi kullandığı, krediyi çekerken davalı Bankaya maaş hesabından kesinti yapılabileceğine dair yazılı şekilde ek rehin sözleşmesi ve taahhütname ile virman/takas/mahsup talimatı verdiği, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 21.03.2025 tarihli toplantıda alınan karar ile, ''Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'' belirtildiği, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun "İçtihadların birleştirilmesini istemek yetkisi ve bağlayıcılığı" başlıklı 45. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar." düzenlemesi uyarınca içtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2021 tarihli ve ███████-1980 E., ████████ K. sayılı açık kararına rağmen, davalı Bankanın müvekkilinden usul ve yasaya aykırı olarak almış olduğu virman, takas ve mahsup hakkı yetkisi içeren belgelere itibar edilerek karar vermesi hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır.2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un (2004 sayılı Kanun) 83/a maddesindeki; " 82... . maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanunun 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun 93/1 maddesinde; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir.3. 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanunun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.4. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı kararında; tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğuna karar verilmiştir.5. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından imzalanan taahhütname ile kredilye ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığının, yine kesintilerin kredi sözleşmelerine istinaden yapılıp, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.