Anahtar kelimeler: Paylarının Ret Anadolu Arsa Şartı Eksiklikleri Sayisi Özetle Esastan İstanbul
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; arsa paylarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazda 1.kat 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu ve arsa payı oranının █████ olduğunu, taşınmazı 02.11.2009 tarihinde ...’den satın aldığını ve satın aldığı tarihte taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti kurulmuş olduğunu, davacıların kat irtifakı kurulurken ve arsa payları belirlenirken hiçbir şekilde itirazlarını olmadığını, yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme hükmünde olduğunu ve imza etmeyen diğer kat maliklerini de bağlayacağını, her iki davacının taşınmazları edindikleri tarihte arsa payları oranlarının tapuda belirtildiği, kötü niyet nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, değerlendirme yapılırken kat mülkiyetinin/kat irtifakının kurulduğu tarihin esas alınması gerektiğini, bu tarihten sonra imar durumu ile cins ve manzara değişiklikleri, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle meydana gelen değer artış ve düşüşlerinin dikkate alınmayacağını, kat mülkiyetinin/kat irtifakının kurulduğu tarihteki arsa payı değerlerinde bir yanlışlık olmadığını, kabul anlamına gelmemekle davalının tapu siciline ... ilkesi gereği taşınmazı satın aldığı kat mülkiyetinin satın almadan önce tesis edildiği, yönetim planının 1986 yılında tapuya tescil edildiği, davanın açılmasında davalının kusurunun olmadığı, davaya sebebiyet vermediğini, davacının kat mülkiyeti kurulduktan uzun yıllar sonra davayı açmasında hukuki bir yarar olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin sahip olduğu bağımsız bölümlerin davalıların bağımsız bölümlerine oranla daha iyi olmasına rağmen arsa paylarının orantısız belirlendiğini, bağımsız bölümlere ayrılan paylarla bağımsız bölümler arasında kanunun aradığı denklik kat mülkiyeti kurulurken gereği gibi gözetilmediğini ve müvekkillerin bağımsız bölümlerinin arsa payları 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlere göre düşük olarak gösterildiğini bu hususun tapu kayıtlarında açık olarak görüldüğünü, dava konusu taşınmazdaki bağımsız bölümler arasında m² farkı bulunmamasına rağmen konum olarak daha iyi konumda bulunan müvekkillere ait 4 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin arsa paylarının düşük olarak gösterilmesinin açıkça müvekkillerin mülkiyet haklarının ihlali niteliğinde olduğunu, kat irtifakının veya kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerleri ile oranlı olup olmadığının detaylı saptanması için uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat mülkiyetine geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan veya arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığından mahkemece arsa paylarının düzeltilmesi davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca iddialarının değerlendirilmediğini, iddiaları karşılar bilirkişi raporlarının alınmadığını, kök rapora itiraz etmelerine rağmen ek rapor dahi alınmadığını, yerel mahkemece verilen ret kararına itirazlarının da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilmesinin adil yargılama hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, hiçbir iddia ve itirazlarını karşılamayan tek rapor esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!