Anahtar kelimeler: Kızını Kırşehir Sabah Sularında Servisine Dönüş Götürmek Gününün Evden Okul
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davalılar vekili Avukat ... sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'in 10.01.2019 tarihinde sabah saat 06:45 sularında kızını okul servisine götürmek için evden çıktığını, eve dönüş yolunda ise davalılar tarafından başıboş bırakılmış ve sürü halinde gezen köpeklerin müvekkiline saldırdıklarını, sesleri duyan komşularının müdahalesi sonrası köpeklerin elinden kurtulduğunu, olayın akabinde ambulansla hastaneye kaldırıldığını, hayati tehlikesi nedeniyle yoğun bakımda tutulduğunu, epikrizde sağ kulak kepçesinin dış yarısının, sağ kulak memesinin dışının bir kısmının olmadığı, hastanın her iki kolunda doku kayıplarına bağlı olarak kol çevresi çapında azalma meydana geldiğinin rapor edildiğini, davalıların taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı açılan kamu davası neticesinde mahkumiyetlerine karar verildiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, oluşan tedavi giderleri, bakıcı bakım gideri, geçici ve sürekli iş görmezlik zararı, çalışma gücünün azalması ve yitirilmesi ile ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kazanç kaybı ile evlilik birliğine katkısının zarara uğraması nedeniyle oluşan katkı zarar bedeli olmak üzere şimdilik 300,00 TL maddi tazminat ile davacılardan ... için 300.000,00 TL, eşi ... için 60.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, davacı için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 30.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 437.156,20 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkilleri aleyhinde açılan kamu davası neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, köyde hayvancılıkla uğraşan müvekkillerini, sürekli olarak evlerinde köpek bulundurduklarını, hayvanlarını korumak adına, özellikle kış aylarında köye kurtların inmesini önlemek için köpeklerini bağsız olarak zaman zaman bulundurduklarını, ancak köpeklerin evden ayrılmadıklarını, hava aydınlandıktan sonra da köpekleri bağlayarak gereken önlemleri aldıklarını, bu köpeklerden hariç köyde başıboş köpeklerin de olduğunu, olay saatinde kar yağışının olması ve olay mahallinin köy olması nedeniyle köpeklerin ve diğer saldırgan hayvanların sokakta olmalarının olağan olduğunu, bu olaydan yaklaşık bir hafta önce başıboş ve sahipsiz köpekler ile komşusunun köpeklerinin davacıya saldırdıklarını ve yaraladıklarını, davacıya hangi köpeklerin saldırdığının belirsiz olduğunu, olayda müvekkillerine atfedilecek bir kusur bulunmadığını, jandarma incelemesinin bu olay kapsamında yeterli olmadığını, tazminat istemine ilişkin illiyet bağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların hayvan bulunduranın sorumluluğunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 67. maddesi kapsamında kusursuz sorumlu olup, mevcut raporlara göre olay sonucu meydana gelen yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, olay sonucunda yüz sınırları içerisinde meydana gelen lezyonların ve sağ kulak kepçesindeki kısmi doku kaybının, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, maluliyet oranının %37 olarak hesaplandığı, 3 ay süreli geçici iş göremezlik zararının 6.062,70 TL olduğu, %37 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik zararının ise 431.193,50 TL olduğu, geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için toplam 437.156,20 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL manevi ve ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; istinaf taleplerinin gerekçesiz reddedilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, olayın davacı mağdurun kendi beyanıyla sabit olduğu üzere elindeki sopayı sallaması nedeniyle köpekleri ürkütmesi ve kışkırtması sonucunda saldırının meydana geldiğini, müvekkillerinin herhangi bir kusur ya da ihmallerinin bulunmadığını, beslemekte oldukları köpeklerine ilişkin bütün tedbirlerin alındığını, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi bu raporlara yönelik itirazlarının da değerlendirilmediğini, kusur oranlarının tespit edilmediğini, elindeki sopayı sallamak suretiyle köpeklerin kışkırtılmasına ve saldırmasına sebebiyet veren davacı ...'in müterafik kusurunun dikkate alınmadığını, önceki köpek saldırılarının ve sabit izlerin kaynağının araştırılması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının da çok yüksek olup hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hayvan bulunduranın sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1.6098 sayılı Kanun'un 67. maddesinde öngörülen hayvan bulunduranın sorumluluğu, özel bir sorumluluktur. Anılan madde hükmüne göre; bir hayvanın bakımını ve yönetimini, dikkat, özen ve gözetim görevini üzerine alan ve ondan sürekli şekilde faydalanan kişi, hayvanı bulunduran sıfatıyla bu hayvanın sebebiyet vermiş olduğu zararları ödeme yükümlülüğü altındadır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere, bir hayvanın bakımını ve yönetimini üstlenen kişi, sahibi olduğu hayvanın başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almak, hayvan üzerinde somut durumun gerekli kıldığı her türlü gerekli özeni ve dikkati göstermek zorunda tutulmuştur.
Gösterilecek özen hayvanın cinsine ve tabiatına, kullanılma tarzına göre değişir. Ehli hayvanlarla vahşi hayvanlara gösterilecek özen aynı değildir. Hayvanın muhafazası ve ona nezaret için gerekli tedbirler alınmalı, yardımcı şahıslara lüzumlu talimat verilmeli, tasma, zincir ve kafes gibi vasıtalar kullanılmalı, üçüncü şahıslar hayvanın arz ettiği tehlikeden haberdar edilmelidir (Dr. Haluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, 1961, s.155).
Hayvan bulunduran, hayvan üzerinde somut durumun gerekli kıldığı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmelidir. Şu halde mutad özenin gösterilmiş olduğunun ispatı sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir. Özen ve gözetimin derecesi; somut olaydaki durum ve şartlara, hayvanın huyu, cinsi, yaşı, tehlikeliliği ve tepkisi gözönünde tutularak değerlendirilmelidir. Özen veya gözetim ödevi subjektif olmayıp objektif niteliktedir (Prof. Dr. Fikret Eren, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Hazırlanmış Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 14. Baskı, 2012, s.635).
6098 sayılı Kanunun 67. maddesi gereğince; hayvan bulunduranın sorumluğu niteliği itibariyle kurtuluş kanıtı getirilebilen bir kusursuz sorumluluktur. Bu nedenle, hayvan bulunduranın sorumlu tutulabilmesi için kusuru aranmaz, ancak sorumluluktan kurtulabilmesi; hayvanı, hal ve şartlara göre, gerekli bulunan özenle gözetmiş olduğunu ya da bu özen gösterilmiş olsaydı bile, zararın önlenemeyeceğini ispat etmesine bağlıdır. Bu durumun ispat edilememesi halinde oluşan zararı tazmin etmek zorundadır. Bu zarar, maddi bir zarar olabileceği gibi manevi bir zararda olabilir.
5. 6098 sayılı Kanunun 74. maddesinde düzenlenen “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmü uyarınca, hukuk hâkiminin ceza hukuku kuralları ile bağlı olmadığı, ceza mahkemesi kararları karşısında hukuk hâkiminin bağımsızlığı düzenlenmiş bulunmaktadır. Hukuk hâkimi, ceza kararlarını ve orada yer alan değerlendirmeleri serbestçe gözönünde tutarak ondan yararlanabilir. Hukuk hâkiminin bağımsızlık ilkesi, ceza hukukuyla medeni hukukun amaçlarının, haksız fiile suçun unsurlarının kabul ve oluşumunun, her iki hukuk dalında yargılama usulü ile delillerin takdirinin farklı olmasına dayanmaktadır. Haksız fiil unsurlarının her iki hukuk dalında ifade ettikleri anlam birbirinden farklıdır. Hukuk hâkimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır.
Somut olayda; davalıların, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince kusursuz sorumlu olup, mutad özeni göstermiş olmalarının sorumluluktan kurtulmak için yeterli olmamasına, bakımını üstlendiği hayvanların başkalarına verecekleri tehlikeler gözetildiğinde, zincir ve tasma gibi gerekli önlemleri almadan çevre güvenliği bakımından tehlike oluşturacak şekilde serbestçe dolaşmalarına izin verilmesinin, özen ve gözetim yükümlüğünün ihlali niteliğinde olmasına, mağdurun sabah saatlerinde dışarıda bulunmasının ve köpeklerin saldırısını engellemek amacıyla elinde bulunan sopayı kendini koruma içgüdüsüyle kullanmış olmasının, olay ile zarar arasında illiyet bağını kesecek boyutta bir hareket olarak kabul edilemeyecek olmasına, kusur durumunun Mahkemece belirlenmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!