Anahtar kelimeler: Bodrum Ret Eski Müdahalenin Hale Şartı Eksiklikleri Getirme Önlenmesi İzmir
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ortak yerlerinden sayılan sınır yan tarafına ortak merdiveni kaldırarak izinsiz ve ruhsatsız olarak 260 cm yüksekliğinde duvar yaptığını ve bu duvarın üzerini ışıklandırdığını ve böylece ortak mülkiyete müdahale ettiğini, bu duvarın müvekkilinin evinin ışık almasını engellediğini, iki ev arasında 260 cm derinlikte ve 15 cm genişlikte derin bir çukur oluşturduğunu ve güvenlik zaafiyeti taşıdığını, davalı tarafından yapılan 260-270 cm yüksekliğinde ve tahminen 8-9 metre uzunluğunda duvar ve bırakılan 15 cm genişlikteki çukurun içinde müvekkilinin gider borularının kaldığını, bir arıza halinde buraya müdahale edilmesinin imkansız hale geldiğini, bu nedenlerle mahallinde yapılacak keşif ile tespit buyrulacak olan davalının ortak mülkiyete vaki haksız müdahalelerinin önlenmesine, ortak yere izinsiz olarak yaptırılan duvarların ve eklentilerin kaldırılarak yerin demir ferforje korkuluk ile ayrılmış olan eski hale getirilmesine, yine komşuluk hukukuna aykırılık teşkil eden ve müvekkilinin manzarasını kapatan eklenti ve ilavelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muğla ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan ... Sitesi'nde ... nolu taşınmazın maliki olduğunu, davacının ise ... nolu taşınmaz maliki olduğunu, ... nolu taşınmazın ikizi olduğu, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılacağı ve olası muhtemel durumlar nazara alınmak suretiyle dava açılmasının ve karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının ortak alanda bulunan merdivenini kaldırıldığı yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortak alan olmayan talep konusu bakımından uyuşmazlığın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmadığını ve bu hususa ilişkin yargılama bakımından asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, Mahkeme'ce yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda davacının ortak alanda bulunduğunu iddia ettiği ortak merdiven iddiasının aksine bu alanın her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı tasarlandığı ancak duvarın yüksekliğinin 260'dan 80 cm'e çekilmesi gerektiği fakat duvarın bulunduğu alanın ortak alanda kalmadığı, uzatma ve eklentilerin ise ortak alanda kaldığı ve bu sebeple yıkımının gerektiği kanaatine varıldığını, bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri kabul etmediğini, itiraz etmiş ise de rapora itirazlarının reddedildiğini, tarafına süre verilmediğini, mahkemece yasal mevzuata dayanılmadığını, hangi kanun hükmüne dayanıldığına ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmediğini, davacının bağımsız bölümdeki bahçe duvarının yıkımını istemesinde hukuki yararı bulunmadığını, davacının mevcut bir zararı bulunmadığı davacının "bir arıza halinde buraya müdahale edilmesi imkansız hale gelmiştir." şeklindeki beyanıyla da açık olduğunu, mahkemece davacının talepleri yönünden tefrik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, bahçe duvarının bilirkişi raporunda, davacının iddiasının aksine ortak alanda olmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, davacının hiçbir zararı bulunmamasına rağmen mimari projeye aykırılık gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı olarak duvarın yıkımına karar verildiğini, davacının kal istemli bir diğer talebinin bağımsız bölümdeki uzatmalar ve inşai faaliyetlerin ortak alanda olup olmadığı hususundaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen alanın ortak alan olmadığını, mahkemece uyuşmazlığa konu duvarlar ve bağımsız bölümde yapılan uzatma şeklindeki tasarrufların ortak alanda olup olmadığı hususundaki çelişkinin giderilmesi, bilirkişi raporunun daha elverişli ve teknik bilgiyi haiz olması için talep ve itirazların değerlendirilmesi, mahkemece buna göre uygulanacak kanun hükmünün belirlenerek gerekirse tefrik kararı verilmesi ve sadece 634 sayılı Kanun'a tabi olan ihtilafı tespit ederek çözüme kavuşturması gerekir iken, yetersiz bilirkişi raporundaki şekliyle karar vermesi usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 3 03... parsel sayılı ana taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olduğu, aynı parsel üzerindeki bağımsız bölüm malikleri arasında çıkan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu, davalının görev yönünden itirazının yerinde olmadığını, davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenerek Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 03... parselde kayıtlı taşınmazda (A) ile gösterilen duvarın 80 cm ye indirilerek onaylı mimari uygun hale getirilmesine; (B) ile gösterilen terasın kaldırılarak onaylı mimari projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesinin doğru ve infaza elverişli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ayrıca davacının hukuka aykırı eylemlerinin ve yerel adetlerin dikkate alınmadığını, yerel mahkemece ve bölge adliye mahkemesince hükmolunan kararların gerçek anlamda gerekçeli karar niteliği taşımadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, belirtilen sürede davalı tarafından yerine getirilmediği takdirde masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere davacı tarafından icra kanalı ile infazına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (1) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "belirtilen sürede davalı tarafından yerine getirilmediği takdirde masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere davacı tarafından icra kanalı ile infazına," kısmının hükümden çıkartılmak sureti ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!