Anahtar kelimeler: Satımdan Ödemediğini Yazim İlişki Borcunu Takibi Takibe Sabit Ankara Başlatıldığını

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıdan 1.963.941,00 TL alacaklı olduğunu ancak davalının borcunu ödemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, alacaklarının varlığının, dava dışı bir alacaklı tarafından davalı şirket yetkilileri aleyhine açılan ... Esas sayılı dosyasında alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bu raporda müvekkilinin davalıdan 1.963.941,01 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının itirazlarının takibi uzatmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak iddiasının kaynağını, hangi faturalara dayandığını ve faturalara konu hizmetin tam ve eksiksiz ifa edilip edilmediğini somutlaştırmadığını, takibin dayanağı olan... Esas sayılı dosyasında alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun kesin ve bağlayıcı olmadığını, zira bu raporun kapanış tasdiki yapılmamış olan davacı defterlerine dayanılarak hazırlandığı için hukuken geçersiz olduğunu, aynı ceza dosyası kapsamında müvekkili şirketin defterleri üzerinden alınan bir başka raporda ise müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi veya mutabakat bulunmadığını, asıl hukuki ilişkinin █████/2018 tarihli "Gün Bazında Kuyu Sondaj Sözleşmesi" olduğunu, davacının bu sözleşme kapsamındaki edimini eksik ve ayıplı ifa ettiğini, davacının ayıplı imalatı nedeniyle ... tarafından müvekkili şirkete 902.568,00 TL idari para cezası uygulandığını, davacının hizmeti tam ve eksiksiz ifa ettiğini ispatla yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli... tarafların ticari defter ve kayıtları, █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, davalı şirket yetkilisi ... █████/2026 tarihli duruşmadaki yemini ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında █████/2018 tarihli sondaj sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettiği 1.963.941,00 TL alacağın tahsili için ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin alacağın varlığının ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davacıya borçlarının bulunmadığını, davacının dayandığı bilirkişi raporunun geçersiz olduğunu, davacının sözleşme kapsamındaki edimini ayıplı ifa ettiğini savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 1.963.941,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.Eser sözleşmesi; yüklenicinin, iş sahibine karşı belirli bir sonucu meydana getirmeyi (eser ortaya koymayı), iş sahibinin de bu sonucun karşılığı olarak bir bedel ödemeyi üstlendiği, sonucu taahhüt eden bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede önemli olan, yapılan faaliyetin kendisi değil, bu faaliyetin sonunda somut ve teslim edilebilir bir eserin meydana getirilmesidir. Eser sözleşmesinde yüklenici, bağımsız olarak çalışır ve borcu, eserin meydana getirilmesiyle sona erer.HMK'nın 222. maddesi uyarınca, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurken, sahibi lehine delil olarak kabul edilemez.HMK'nın 225 ve devamı maddelerinde düzenlenen yemin delili, taraflardan birinin, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli ve kendisinden kaynaklanan bir vakıanın ispatı için diğer tarafa teklif ettiği ve mahkeme önünde eda edilen kesin bir delildir. Yemin teklif edilen taraf, yemini eda ederse, yemin konusu vakıa ispat edilmiş sayılır ve mahkeme bu hususu kararına esas almak zorundadır.... oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, taraflar arasında █████/2018 tarihli "Gün Bazında Sondaj Sözleşmesi" bulunduğu, davacının icra takibine dayanak gösterdiği ... Mahkemesi dosyasında alınan █████/2022 tarihli raporun, davacının 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmamış olması nedeniyle hukuken geçersiz olan ticari defterlerine dayandığının tespit edildiği, aynı dosyada davalının usulüne uygun defterlerine dayanılarak alınan █████/2020 tarihli raporda ise davalının borçlu olmadığının belirtildiği, bu iki raporun çelişkili olduğu, mahkemece yapılan incelemede davacı tarafın 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, bu nedenle HMK'nın 222. maddesi uyarınca sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davalı şirketin ise e-defter tuttuğu ve yasal defterlerinin usulüne uygun olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının ve Ba-Bs formlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, davacının alacak iddiasının temelini oluşturan █████/2019 tarihli 603.613,87 TL ve █████/2019 tarihli 747.532,27 TL tutarlı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalıya tebliğ edildiğine dair bir delil bulunmadığı, buna karşılık davalı defterlerinde davacıya yapıldığı görünen banka havalesi, personel maaş ve ... ödemeleri gibi toplam 1.461.006,22 TL tutarındaki ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu tespitler neticesinde, davacının hukuken geçersiz defterlerine ve tebliği ispatlanamayan faturalara dayalı alacak iddiasının ispatlanamadığı, aksine davalının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, rapordaki aleyhe hususları kabul etmediğini, takibe dayanak olan █████/2022 tarihli raporda alacaklarının açıkça tespit edildiğini, mevcut raporun bu raporla karşılaştırma yapmadığını ve çelişkileri gerekçelendirmeden soyut bir değerlendirme yaptığını, faturaların tebliğ edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira işin niteliği gereği faturaların şantiyede düzenlendiğini ve davalının haberdar olmamasının mümkün olmadığını belirterek ek rapor alınmasını veya davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun sonuç kısmını kabul ettiğini, raporla davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının, sahibi lehine delil teşkil etmediğinin, davalı defterlerinin ise usulüne uygun olduğunun ve davacının müvekkili şirketten alacağı bulunmadığının tespit edildiğini, davacının alacak iddiasını ve hizmeti tam ve eksiksiz ifa ettiğini ispatlayamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli ek itiraz dilekçesinde, önceki itirazlarını tekrarla, faturaların karşı yana posta ile gönderildiğine ilişkin belgeleri sunduğunu belirterek ek rapor alınmasını veya davanın kabulünü talep etmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli..., tarafların ticari defter ve kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, davalı şirket yetkilisi ...█████/2026 tarihli duruşmadaki yemini ve tüm dosya kapsamına göre;Taraflar arasında █████/2018 tarihli sondaj sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşme uyarınca verdiği hizmet karşılığı 1.963.941,00 TL alacağı olduğu iddiasıyla icra takibi başlattığı, davalının ise borcu olmadığı yönünde itirazda bulunduğu, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacının 2019 yılına ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu nedenle HMK'nın 222. maddesi gereğince sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağının, buna karşın davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacının alacak iddiasının temelini oluşturan yüksek meblağlı faturaların davalının muteber defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalıya tebliğ edildiğinin de ispatlanamadığı, davalının muteber defter kayıtlarına göre ise davacıya yapılan ödemeler neticesinde davacının alacaklı değil, aksine borçlu olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle davacının alacağını HMK'nın 222. maddesi kapsamında muteber yazılı delillerle ispat edemediği;Davacının iddiasını ispat edememesi üzerine, dava dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeni ile davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılması üzerine davacının yemin deliline başvurduğu, █████/2026 tarihli duruşmada davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan 1.963.941,00 TL tutarında bir borcunun bulunmadığı hususunda yemin ettiği, HMK uyarınca yeminin kesin delil niteliğinde olduğu ve yemin eden tarafın beyanının doğru kabul edilmesi gerektiği, davacı vekilinin, yemin eden kişinin olaya bizzat vakıf olmadığı yönündeki itirazının, tüzel kişi adına yemin eden yetkilinin şirketin kayıtlarına ve bilgisine dayanarak yemin etmesinin yeterli olması ve yeminin konusunun şirketin borçlu olup olmadığına ilişkin nihai vakıa olması nedeniyle yerinde görülmediği, sonuç itibarı ile davacının itirazın iptali talebinin reddi gerektiği, davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise, davacının takibini daha önce başka bir dosyada alınmış ancak bağlayıcı olmayan bir bilirkişi raporuna dayandırması karşısında, İİK'nın 67/2. maddesi kapsamında takipte kötü niyetli sayılamayacağı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın (itirazın iptali talebinin) reddine,2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı borçlunun tazminat talebinin reddine,3-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 23.719,50 TL peşin harçtan düşümü ile artan 22.987,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.963.941,00 TL üzerinden takdir edilen 292.951,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026...¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır