Anahtar kelimeler: Döveri Biçer Gürün Makinası Odasına Sivas Model Satışa Başvurduğunda Ziraat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 43. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Asıl davada davacı vekili; davacının ..... Noterliği'nin 20.6.2022 tarihli ve ... yevmiye nolu satış sözleşmesi ile tarım makinası niteliğindeki 2006 model ... Model biçer döveri satın aldığını, sonrasında ruhsatını almak için .... Ziraat Odasına başvurduğunda, araç üzerine Sivas- Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında satışa engel ihtiyati tedbir konulduğunu öğrendiğini, aracın eski sahibi olan davalı ile görüştüğünde herhangi bir netice alamadığını, davalının, araç üzerinde tedbir olduğunu bildiğini ve kötü niyetli olarak bu durumu gizlediğini, haksız kazanç elde etmek için davacıdan sakladığını, aracın 50.650 Euro'ya karşılık gelen 925.000,00 TL'ye satın aldığını ancak şu anda aracın piyasada emsallerinin 55.000 Euro olduğunu, davalının bu aracın bedelini davacıdan peşin olarak aldığını ve halen de işleterek kazanç elde etmiş olduğunu, zararlarının piyasa artışları gözetilerek "denkleştirici adalet kurallarına" göre hesaplanması ve tahsili gerektiğini ileri sürerek, ....Noterliğinin 20.06.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı satış sözleşmesinin iptaline, araç için ödenen 925.000,00 TL'nin denkleştirici adalet hükümlerine göre hesap edilerek yasal faizi ile birlikte tahsili talep etmiştir.2. Karşı davada davacı vekili; davacı tarafın biçerdöveri satın aldıktan sonra 20 22... sezonunda çalıştırdığını, bu çalışmasının karşılığında bir kazanç elde ettiğini ve aynı zamanda makinenin yıpranma ve eskime payının sözkonusu olduğunu ileri sürerek, asıl davanın kabul edilmesi halinde bilirkişi marifetince tespit edilecek iki sezon kazanç payından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000 TL'sinin (1.000,00 TL'sinin 31.08.2022 tarihinden, 1.000,00 TL'sinin 31.08.2023 tarihinden itibaren) işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini ayrıca asıl davanın reddedilmesi halinde karşı davanın konusuz kalacak olduğunu bu kapsamda karşı davanın açılmasına sebebiyet verdiği için yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmil edilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Asıl davada davalı vekili; dava dilekçesinde davanın değerinin 975.000,00 TL olarak belirtildiğini, davanın değerine göre harcın ikmal edilmesi gerektiğini, aracı davacının, 3. şahıstan satın aldığını, ancak noter satışını davalının verdiğini, aracın TL bazında satıldığını, Euro bazında satılmamış olmadığını, biçerdöver üzerine tedbir konulan Gürün Asliye Hukuk mahkemesinin ████████ Esas dosyasında ise davalının taraf olmadığını, tedbir konusunda kendisine bir bilgi gelmediğini, davanın halen derdest olduğunu, dava bittiğinde zaten araç üzerindeki tedbirin de kalkacağını, aracın değer artışını faizi ile birlikte talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız zenginleşme teşkil ettiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir2.Karşı davada davalı vekili; dava konusu aracın ruhsatının bulunmaması sebebiyle işletilemediğini, akıbeti belli olmaması sebebiyle davalının avlusundaki garajında beklettiğini, hatta uzlaşma görüşmeleri sırasında ve sonrasında davalı vekili ile görüşmelerinin defaatlerce aracı teslim almaları hususunda talepte bulunmasına rağmen, Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının tedbirini kaldırmak üzere oldukları ve bundan sonra zaten aracın resmi ruhsatının da karşı davada davalı adına çıkartılacağı ve sorunun çözüleceği bahaneleri ile aracı teslim almadıklarını, şu anda dahi garajda beklediğini, aracı teslim etmeye hazır olduklarını savunarak karşı davanın reddi talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin sunduğu, 22.02.2024 tarihli dilekçe ile ekli tescil belgesinin tetkikinde, dava konusu biçerdöver üzerine Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyası üzerinden konulan tedbir kararının yine aynı mahkeme tarafından kaldırılması üzerine, davacının aracın resmi olarak hak sahipliğini tescil ettirdiği ve aracın ruhsatını alarak bir örneğini dosyaya ibraz ettiğinin görüldüğü, cevap ve karşı dava dilekçesinde, asıl davanın kabul edilmesi şartına bağlı olarak, karşı davaya ilişkin talepte bulunulduğu, asıl davanın konusuz kalması ile karşı davanın dayanağının da kalmadığı, karşı davanın da bu aşamada konusuz kaldığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın konusuz kalması nedeniyle ayrı ayrı reddine, konusuz kalan davalar yönünden mahkeme harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesi gözetilerek belirlenmesine, taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'deki esaslara göre düzenlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine ve 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında aracın üzerindeki ihtiyati tedbirin kalktığı ve aracın devrinin sağlandığı bu durumda, asıl ve karşı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, öte yandan, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca harcı tamamlanan dava değeri dikkate alınmak suretiyle taraflar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf sebeplerinin reddine, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, asıl ve karşı davanın konusuz kalması nedeniyle ayrı ayrı karar verilmesine yer olmadığına, taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'deki esaslara göre düzenlenen 141.500,00 TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine ve 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı/karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı/karşı davacı vekili; asıl davada, Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrasında Asliye Hukuk Mahkemesince harç ikmalinin yapılmadığını, biçerdöverin devrinden sonra davanın konusuz kaldığı zaman kanuni vekalet ücretini yüksek almak amacı ile karşı tarafın harcı ikmal ettiğini, bu durumun hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasına hukuk düzeninin korumayacağını, hakimin hukuku uygularken hakkaniyete uygun olarak değerlendirme yapması gerektiğini, biçerdöverin kaydının noter satışı ile verildiğini, devrin gerçekleştiğini, sonrasında ise ruhsatın alınmasının idari bir eylem ve işlem olduğunu, tedbir konulan Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas dosyasında ise davalının, taraf olmadığını, aracın kaydına tedbir konulduğuna dair bir bilgisinin olmadığını, buna dair bir tebliğat yapılmadığını, karşı davanın kısmi belirsiz açılmış olduğunu, biçerdöverin iki sezonluk çalışma bedelinin tanık ve bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğini, kısmi açılan rakam üzerinden hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, Mahkemenin yargılamaya devam ederek, davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiğini tespit etmesi gerektiğini, gerekçe olmadan taraflardan biri aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararının bozulmasına, aksi takdirde yerel mahkeme kararının onaylanmasına karar verilmesi istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl dava, hukuki ayıplı biçer döver satışı nedeniyle satış sözleşmesinin iptali, araç bedelinin iadesi, karşı dava ise, araçtan yararlanma bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, araç satışındaki hukuki ayıplardan tescil sahibinin sorumlu olmasına ve bu haliyle asıl davanın açılmasına davalı/karşı davacının sebebiyet verdiğine, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca;" yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz." hükmü uyarınca harcı yatırılmış dava değeri üzerinden davacı karşı davalı lehine nispi vekalet ücreti hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı/ karşı davacıya yükletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, öte yandan karşı davanın belirsiz alacak davası olmaması karşısında davanın değeri üzerinden davalı/karşı davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.