Anahtar kelimeler: Antropoloji Bursiyer Ecnebi Krallıka Görmek Doktora Birleşik Talebe Eğitimi Lisans
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ....'nın 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun (1416 sayılı Kanun) kapsamında, müvekkili Bakanlık hesabına ... Üniversitesi adına "Sosyal Antropoloji" alanında yüksek lisans ve doktora eğitimi görmek üzere Birleşik Krallık'a gönderildiğini, davalı bursiyer ...'nın .... Noterliğinin 22.01.2015 tarihli taahhütnamesi ile yükümlülüklerini yerine getirmeyi ve öğrenimini başarıyla tamamlamayı taahhüt ettiğini, davalının taahhüdünü yüklenme senedinde yer alan şartlara uygun olarak yerine getirmediğini, 17.09.2020 tarihi itibarıyla öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine karar verildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 55.117,31 İngiliz Sterlini, 134 USD doları ve 59.142,98 Türk Lirası alacağın her bir ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... ve kefilleri olan diğer davalılardan her birinin sorumlu olduğu miktar itibarıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1416 sayılı Kanun gereğince yurt dışı eğitime gönderilen ve eğitimini tamamlamayan davalı yönünden, davacı Kurum tarafından yapılan eğitim masraflarının tahsilini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 134 USD Doları, 55.117,31 İngiliz Sterlini ve 59.142,98 TL' nin, 134 USD Dolarının ve 55.117,31 İngiliz Sterlininin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının, 59.142,98 TL'ye ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl borçlu davalı ... ve kefil oldukları miktarla sınırlı olmak üzere diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ek kararıyla; davalılar tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulduğu, ancak davalı ...'nın yatırması gereken nispi istinaf karar harcını kesin süreden sonra yatırdığı, davalılar ... ve ...'nın ise istinaf başvuru ve nispi karar harçlarını yasal süresi içinde yatırmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 344. maddesi uyarınca istinaf kanun yolu başvurularının reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'nın nispi istinaf harcını kesin süreden sonra yatırdığı, davalı kefiller ... ve ...'nın ise istinaf başvuru ve nispi karar harçlarını yasal süresi içinde yatırmadıkları, süresinde yerine getirilmeyen istinaf başvuru şartları nedeniyle, davalıların istinaf taleplerinin reddine ilişkin 06.02.2024 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kazanılmış hakkın süre aşımı karşısında korunamayacağı gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş;karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; müvekkillerinin Gaziantep ilinde yaşadıklarını, 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremin yaşanmasından sonra sürelerin Nisan ayına kadar durduğunu, buna karşın Mahkemenin yargılamaya devam ederek kararın müştereken ve müteselsilen sorumlu olunduğu yönünde oluşturulduğunu, her bir davalı için ayrı ayrı harç tebligatı gönderilmesinin mümkün olmadığını, davalı asıl borçlu ...'nın eğitim süreci boyunca birçok zorlukla karşılaştığını, okulunu dondurma imkanı var iken durumun davacı ... tarafından müvekkiline iletilmediğini, 1416 sayılı Kanun hükümlerinin açık olduğunu ve somut olayda kefilliğin şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yüksek lisans yapmak için yurt dışına gönderilen davalı ...'nın eğitimini tamamlamaması nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin tahsili istemine ilişkindir.
1.Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesi kararının davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalılar tarafından süresi içinde ortak istinaf dilekçesi verilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun nispi harca tabi olduğu belirtilerek açıklamalı şerhi içerir nitelikte tebligat yapıldığı, davalı asıl borçlu ...’nın nispi istinaf karar harcını süresinde yatırmadığı, davalı kefiller ... ile ...'nın ise istinaf başvuru harcı ve nispi istinaf karar harcını yasal süresi içinde tamamlamadıkları, gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanunun "Harç ve giderlerin yatırılması" başlıklı 344. maddesinde; "(1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Kanunun "İstinaf dilekçesinin reddi" başlıklı 346. maddesinin ikinci fıkrası ise; "Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun 366. maddesine göre de "(1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır".
Yapılan bu açıklamalara göre Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesi çerçevesinde eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli, buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı, yatırılma mercii ve süresi, verilen bir haftalık sürenin kesin olduğu hususunun ve bunların yapılmamasının sonuçlarının net bir şekilde anlatılması gerekir.
Şayet bu süre 6100 sayılı Kanunda belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp hâkim tarafından imzalanmadan verilmişse, diğer bir ifadeyle usulünce düzenlenmiş bir muhtıra yoksa, eksik içerikli bildirimin hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi usulüne aykırı ve geçersiz belgelerin hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez.
Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli ve 2018/4-246 E., ████████ K., ile 10.12.2019 tarihli ve 2017/8-1925 E., █████████ K. sayılı ilamlarında da açıkça vurgulanmıştır.
Bu durumda, muhtıra metni bulunmaksızın yalnızca tebliği zarfı üzerinde ihtarın yer verilmesi halinde tebliğ zarfı üzerinde yer alan ihtar ile kesin sürenin başlamayacağı açıktır. Bu nedenle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilemeyecektir. Davalı asıl borçlunun harcı tamamladığı anlaşıldığından, bu davalı için istinaf incelemesi yapılmalı, diğer davalılar yönünden ise usulüne uygun yeniden muhtıra çıkartılmalı ve sonucuna uygun karar verilmelidir.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunduğundan, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozma sebebine göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!