Anahtar kelimeler: Mevkinde Kaçan Kum Şerit Yüklü Hafriyat Şoförü Plakası Bağlar Kamyonun

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVALILAR
:VEKİLİ
:DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA VE TALEP
:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle: .....tarihinde saat .....sıralarında Bağlar İlçe Jandarma sorumluluk sahasında Diyarbakır - Şanlıurfa mevkinde sürücülüğünü dava dışı .....yaptığı müvekkil şirkete ait .....model .....olan .....plakalı araca, olay yerinde kaçan, plakası ve şoförü sonradan tespit edilen davalı sürücü .....ait .....plakalı kum yüklü hafriyat kamyonun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde şerit değiştirmek suretiyle çarpması sonrası meydana gelen olay sonucunda müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen maddi zarar, değer kaybı, hasar farkı bedeli ile ikame araç bedeli (onarım süresi) talep ve dava etmiştir.CEVAP VE SAVUNMA
:Davalı .....Sigorta Anonim Şirketi vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafça, mezkur hasara ilişkin olarak “belirsiz alacak davası” açılması hukuken mümkün olmadığını, davacının alacağını belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği bir durum mevcut olmadığından, huzurdaki davanın hmk m:107 anlamında “belirsiz alacak davası” olarak açılmasını kabul etmiyor ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle, davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne göre yapılmış bir hasar başvurusu olmadığından, işbu davanın usulden reddini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihi itibari ile bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi'nin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı .....ve .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir husus da, aracın daha evvel başka bir kazaya karışmış olup olmadığını, şayet davacıya ait araç, daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, değer kaybı, bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararı belirtmekte olduğunu, halbuki davacı tarafından iddia edilen bu zarar henüz gerçekleşmediğini, zira davacı aracını satmış olmadığı gibi; satacağı da kesin olmadığını, dolayısıyla somut olarak gerçekleşmemiş ve gerçekleşeceği meçhul bir zararın tazmini mümkün olmadığını, haksız fiil nedeniyle sorumluluğun temel dayanakları; hukuka aykırı fiil, kusur, illiyet bağı ve zarar olduğunu, somut olayda zarar unsuru gerçekleşmediğinden değer kaybı taleplerinin de reddi gerektiğini, açılan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER;1-Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişisinden aldırılan kök ve ek raporlar; Davaya konu aracın onarım işlemleri yapılacak düzeyde olduğu ancak; araç onarımının yapılması halinde onarım bedelinin yüksek bir bedel olacağı (onarım işlemi başladıktan sonra ekstradan parça çıkma olasılığının yüksek olduğu) için onarımının ekonomik olmayacağı ve dava konusu aracın PERT olarak değerlendirilmesinin uygun olgun olacağı, Yapılan piyasa araştırması benzer özelliklere sahip bir aracın piyasa araştırması sonucunda aynı özelliklere sahip emsal bir aracın, 391.045,88 TL bedel ile temin edilebileceği, sovtaj (hurda) bedelinin ise 165.500,00 TL ile temin edilebileceği göz önünde bulundurulduğunda, gerçek zararın (391.045,88 -165.500,00 TL) -225.545,88TL gerçek zarar oluştuğu ve pert olan araçla aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için 36 gün içerisinde hesabına ödemenin yatacağı ve 36 gün araç mahrumiyetinin oluştuğu dikkate alınarak araç mahrumiyeti bedelinin olacağı ve aracın onarımda kaldığı süre boyunca davacının aracından yoksun kalması ile beraber meydana gelen araç mahrumiyet tazminatından tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle kaza tarihi itibariyle 20.033,01 TL tutarında olduğu kanaatine varıldığı anlaşıldı.2-Mahkememizce Ankara ATK dan aldırılan .....tarihli kusur raporu; .....tarihinde .....plaka sayılı otomobil ile sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyonun karıştığı kazada sürücü .....kusursuz olduğu, davalı sürücü .....%100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu oy birliği ile karar verildiği kanaatine varıldığı anlaşıldı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Davacı aracında meydana gelen hasara karşılık maddi zararının tahsili davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsü davalının kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise hasar bedeli, hasar fark bedeli, ikame araç bedeli ile değer kaybı bedellerinden oluşan tazminat taleplerinin tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.Trafik kazası neticesinde oluşan zarar "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.Yargitay 17.HD'nin █████████ E- █████████ K sayılı .....tarihli kararında vurgulandığı gibi;Davacının gerçek zararının belirlenmesi için davacıya ait kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, daha önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğinin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ve onarım bedeli belirlenerek, belirlenen hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti için aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin karşılaştırılması, onarımı ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması, aracın pert-total kabul edilmesi halinde değer kaybı zararının olmayacağının da gözönüne alınması, onarımının ekonomik olacağının kabulü halinde değer kaybı zararının aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri ile onarımından sonraki ikinci el değeri arasındaki fark kadar olması nedeniyle değer kaybının bu şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; .....tarihinde davalı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kum yüklü hafriyat kamyonu ile seyir halinde iken, seyir halinde olan davacıya ait .....plakalı otomobil ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, olay nedeni ile düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalıya ait .....plaka sayılı kamyonun olay mahallinden ayrılması nedeni ile kusur tespiti yapılamadığı ancak ....plakalı araçta sağ yan ayna, sağ ön tekerlek ve çamurluk kısmında hasar oluştuğunun belirtildiği görülmüştür. Olay nedeni ile Diyarbakır CBS .....Soruşturma sayılı dosyasında alınan .....tarihli kusur raporuna göre sürücü .....ın KTK m.54/a'yı ihlal ettiğinden bahisle kusurlu bulunduğu; diğer sürücü .....'in ise KTK m.84/g ihlal ettiğinden asli kusurlu bulunduğu belirtildiği görülmüştür. Yine Diyarbakır CBS .....Soruşturma sayılı dosyasında yeniden alınan ....tarihli rapora göre ise sürücü .....ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı; diğer sürücü .....'in ise asli kusurlu bulunduğu belirtildiği görülmüştür. Buna göre her iki rapor arasında kusur yönünden çelişki bulunduğu gözetilerek Mahkememizce çelişkinin giderilmesi amacı ile İstanbul ATK dan alınan .....tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna göre ise davacı şirkete ait aracın sürücüsü .....kusursuz olduğu; diğer sürücü .....'in ise yüzde yüz kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.Buna göre ATK Genişletilmeş Heyetten alınan raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu görülmekle kusur tespitine ilişkin itirazların reddi gerekmiştir.Bundan sonra davacının tazminat taleplerine ilişkin makine mühendisi bilirkişiden alınan .....tarihli kök raporda; 95.671,56 TL değer kaybının bulunduğu ve aracın 20 gün gibi bir sürede onarımının mümkün bulunduğu kabulü ile 15.060,00 TL araç mahrumiyet bedeli hesap edildiği görülmüşse de rapora karşı itirazlar üzerine .....tarihli ara kararımız ile " Alınan bilirkişi raporunda her ne kadar aracın onarım gördüğü belirtilmiş ise de, oracın onarım görmediği ve alınan bilirkişi raporunda mahkeme ara kararında geçin aracın perte ayrılmasının mı, onarımının mı ekonomik olacağı noktasında değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla.." aracın onarımının ekonomik olup olmadığı hususlarının tartışılmadığı tespiti ile bu hususta yeniden rapor tanzimi yoluna gidilmiş, alınan .....tarihli ek raporda Kaporta mekanik şasi ve alt takım parçalarının tamamen değişmesi gerekeceği ve onarım işlemlerinin yapılacak düzeyde olduğu ancak araç onarımının yapılması dahilinde ek parça değişim ve onarım işlemlerinin oluşacağı araç onarım bedelinin yüksek bir bedel olacağı için onarımının ekonomik olmayacağı dava konusu aracın pert olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu davaya konu araçta ağır hasar oluşması nedeniyle piyasa araştırması sonucunda aracın onarım bedeli rayiç bedelinin %86 oranında olduğu tespit edildiği buna göre aracın hasarsız halinin 391.045,88 TL bedel ile temin edilebileceği aracın hasarlı halde satış bedeli yani hurda bedelinin ise 165.500,00 TL temin edilebileceği göz önünde bulundurulduğunda gerçek zararın (391.045,88 TL -165.510,00 TL= 225.545,88 TL) olduğunun tespit edildiği bu doğrultuda aracın perte ayrılması nedeniyle araç mahrumiyet bedelinin yeniden hesap edilmesi gerektiğinden yeni bir araç alımı için gerekecek sürenin ortalama 36 gün olduğu her bir gün için araç kiralama bedelinin ise 753,00 TL olduğu buna göre 27.108,00 TL araç mahrumiyet bedelinden hurdaya ayrılacak araç için yapılacak zorunlu masrafların düşülmesi suretiyle toplam 20.033,01 TL araç mahrumiyet bedelinin hesap edildiği anlaşılmıştır.Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere gerçek zararın bulunması için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup mahkememizce bu yönteme uygun olarak alınan rapora göre davaya konu araçta kazanın hasar ile uyumlu olduğu, aracın onarımının mümkün olduğu ancak onarımının ekonomik olmadığından bahisle perte ayrılması gerektiğinin belirtildiği ek rapor hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu değerlendirilmiş, buna göre davacı vekilince .....tarihinde Mahkememiz dosyasına sunulan talep artırım dilekçesinde "...Dava dilekçesinde 100 TL olarak talep etmiş olduğumuz maddi tazminat miktarı( davalı sigorta yönünden limit dahilinde) 225.445,88 TL artırılmak suretiyle toplam 225.545,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine , Dava dilekçesinde 100 TL olarak talep etmiş olduğumuz araç mahrumiyet bedelini 19.933,01 TL artırılmak suretiyle toplam 20.033,01 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden (.....ile .....) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ..." şeklinde talebini artırdığı ancak araç mahrumiyet bedelini ayrıca ve açıkça belirtmiş iken pert bedeline dair dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça talep bulunmadığı talep artırım dilekçesinde de buna ilişkin yani pert bedeline ilişkin bir açıklama yapılmadığı kaldı ki hasar bedeli talebinin neye ilişkin olduğunun açık olmadığı gibi değer kaybı bedelinin ise pert bedelinden farklı olduğu her bir talebin ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerektiği sabittir. Buna göre pert bedeline ilişkin dava reddedilmiş olup bu hususta sehven hüküm kısmına fazlaya ilişkin taleplerin reddedildiği belirtilmişse de 1 numaralı karardan sonra gelmek üzere " 225.545,88 TL pert bedeli yönünden davanın reddine " dair hüküm fıkrası, hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki doğurmaması açısından eklenememiştir.Açıklanan nedenler ile araç mahrumiyet bedeli yönünden dava kabul edilmiş, bu bedelin de dolaylı zararlardan olması ve sigorta şirketinin sorumlu bulunmaması talebin de yalnız davalı sürücü ve işleten yönünden artırılması nedeniyle araç mahrumiyet zararına ilişkin ilgili davalılar yönünden haksız fiil esaslarına göre sorumluluk bulunduğu, davalıya ait aracın ticari olduğu gözetilerek kaza tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 20.033,01 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı gerçek kişiler olan .....ile .....müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,2-Kabul edilen 20.033,01 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.368,45 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.617,76 TL harçtan düşümü ile artan 3.249,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 4.190,16 TL tamamalama harcı olmak üzere toplam 5.045,36 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 3.249,31 TL harcın düşümü ile kalan 1.796,05 TL harcın davalı gerçek kişiler olan .....ile .....alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 1.111,50 TL tebligat gideri, 15.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.411,50 TL yargılama giderinin, 1.338,76 TL sinin davalı gerçek kişiler olan .....ile .....alınarak davacıya verilmesine, kalan 15.077,73 TL sinin ise davacının üzerinde bırakılmasına,5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 20.033,01 TL üzerinden takdir edilen 20.033,01 TL vekalet ücretinin davalı gerçek kişiler olan .....ile .....müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı gerçek kişiler olan .....ile .....ile davalı .....Sigorta kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 225.545,88 TL üzerinden takdir edilen( AAÜT m. 13/3 ve red sebepleri ortak olduğundan) 20.033,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.Katip Hakim