Anahtar kelimeler: Lukoilden Ton Almayı Beyaz Mahrumiyeti Bayilik Ödemeyi Ürünü Kar Ürün

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 24.02.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli protokol imzalandığını, davalının, Bayilik Sözleşmesi ve Protokole ilave olarak Ürün Alım Taahhütnamesinde bulunduğunu ve anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere 19.224 ton beyaz ürünü Lukoil'den almayı, eksik kalan ton üzerinden ton başına 14 USD tutarında kâr mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının toplam 2.679 ton ürün aldığını, eksik aldığı 16.545 ton ürün için müvekkiline 231.628 USD kar mahrumiyeti borcu oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile alacaklarının şimdilik 1.000 USD'nın, temerrüt tarihinden yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde;
"...Somut olayda, taraflar arasında █████/2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve protokol imzalandığı, ilave olarak davalının yıllık ürün alım taahhütnamesinde bulunduğu, davalının 2014 ve 2015 yıllarında asgari ürün taahhüdüne uymadığı, buna rağmen davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği ve ürün tedarikine devam ettiği, davalı borçluda cezai şartın istenemeyeceğine dair güven oluşmasına neden olduğu, bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıllara ait (fesih nedeni ile) cezai şartın istenemeyeceği tüm dosya kapsamı ve davalı tarafından keşide edilen ihtarnameden anlaşılmakla davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi █████/2023 tarih ve ... Esas,...Karar sayılı kaldırma kararında;
"...Dosya kapsamından; taraflar arasında imzalanan 24.02.2014 tarihli Standart Bayilik Sözleşmesi'nin 5. maddesinde; sözleşme ve eklerinin, imza tarihinden itibaren başlamak ve 01.09.2015 tarihine kadar süreyle geçerli olmak üzere imzalandığının, süresi hitamında kendiliğinden sona ereceğinin kabul edildiği, sözleşmenin eki niteliğinde olan 24.02.2014 tarihli Protokol'ün 9/1. maddesinde de aynı şekilde protokol ve eki bulunduğu bayilik sözleşmesinin imza tarihinden başlamak 01.09.2015 tarihine kadar süreyle geçerli olmak üzere imzalandığının, süresi hitamında kendiliğinden sona ereceğinin kabul edildiği, ikinci fıkrasında ise; "Bayi'nin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan bayilik lisansını temin ederek, ... markası altındaki satış faaliyetinin imza tarihinden başlaması halinde ise, iş bu sözleşmenin süresi, istasyonda fiilen satışa başlama tarihinden itibaren 5 yıldır." denilmek suretiyle sözleşmenin süresi konusunda ikincil bir düzenleme yapıldığı, taraflar arasında imzalanan aynı tarihli (24.02.2014) Ürün Alım Taahhütnamesi'nde davalının, birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere, yıllık asgari 4.806 ton (anlaşma süresince toplam 19.224 ton) beyaz ürünü ( kurşunsuz benzin + normal benzin + motorin) münhasıran davacıdan veya davacının göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı, taahhütnamenin 3/a bendi ile, asgari alım taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14 USD cezai şart ödemeyi; 3/c bendi ile, ceza miktarının davacı tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin sonunda veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifası ile birlikte talep edilebileceğini; 3/d bendi ile, anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesi akabinde cezai şartın davacı tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilemeyeceğine bakılmaksızın talep edilebileceğini; 3/g bendi ile, ceza tutarının anlaşma süresi sonunda davacı tarafından toplam olarak talep edilebileceğini; 3/h bendi ile, davacı tarafından yazılı feragatname verilmedikçe davacının herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağını kabul ve taahhüt ettiği, davanın 30.12.2016 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde sözleşmenin süresi ve sona erip ermediği, hangi yıllara ilişkin cezai şartın talep edildiği konusunda bir açıklamanın bulunmadığı, sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir ihtarnamenin sunulmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yer alan tabloya göre, davacının 01.09.2015 tarihinden sonra da davalıya ürün satarak fatura düzenlediğinin tespit edildiği, raporda 2014 ve 2015 yılları için eksik alınan ürün miktarı ile sözleşmede belirtilen toplam miktara göre eksik alınan ürün miktarının belirlendiği ve iki ayrı cezai şart bedelinin hesaplandığı, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 31.12.2014 tarihli Noter ihtarnamesi ile, davalının davacıya, akaryakıt ikmal taleplerinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ihlal edildiği ve ürün ikmalinin durdurulduğu bildirilerek, 24 saatlik süre içerisinde ürün ikmaline başlanılmasının, aksi halde sözleşme ve eklerinin feshedileceğinin ihtar edildiği, Mahkemece, davalının 2014 ve 2015 yıllarında asgari ürün alım taahhüdüne uymadığı, buna rağmen davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ürün tedarikine devam ettiği ve davalıda cezai şartın istenmeyeceğine dair bir güven oluşturduğu ve önceki yıllara ait cezai şartın istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmış olup kararın;
Dosya kapsamından sözleşmenin süresinin, dava tarihinde sona erip ermediğinin, davacının hangi yıllar için kar mahrumiyeti talep ettiğinin, sözleşmenin sona ermemiş olması halinde 24.02.2014-24.02.2015 tarih aralığı birinci yıl, 25.02.2015-24.02.2016 tarih aralığı ise ikinci yıl olacağından, davacının 24.02.2016 tarihinden sonra da ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ürün tedarikine devam edip etmediğinin, buna göre de davacının ikinci yıl için cezai şart talep edip edemeyeceğinin anlaşılamaması, bilirkişi tarafından sözleşme sona ermiş ise sona erdiği tarihe göre ürün alım taahhütnamesinde ifade edilen birer yıllık sürelerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin, buna göre her bir yıl için eksik alınan ürün miktarının ve talep edilebilecek cezai şart miktarının belirlenmesi, sona ermemiş ise 24.02.2014-24.02.2015 tarih aralığı birinci yıl, 25.02.2015-24.02.2016 tarih aralığı ise ikinci yıl kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken böyle bir hesaplamanın yapılmamış olması ve nihayetinde Mahkemece, sözleşmenin belirlenen 01.09.2015 tarihinde veya davadan önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde, davacının birinci yılın bitiminden sözleşmenin sona erdiği tarihe kadarki süre için ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin cezai şart talep edip edemeyeceğinin değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksik araştırma ve gerekçe ile verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece, öncelikle HMK'nın 31. maddesi uyarınca taraflara sözleşmenin süresi, sona erip ermediği, sona ermiş ise hangi tarihte sona erdiği konusunda, ayrıca davacı vekiline, başlangıç ve bitiş tarihleri de belirtilmek suretiyle hangi yıllar için talepte bulunduğu konusunda açıklamada bulunmak üzere süre verilmesi, bundan sonra daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, sözleşmenin sona ermiş olması halinde başlangıç tarihinden sona erdiği tarihe kadar birer yıllık dönemlerin belirlenmesi, sona ermemiş olması halinde yine başlangıç tarihinden dava tarihine kadar birer yıllık dönemlerin belirlenmesi, dönemlere göre eksik alınan ürün miktarı da belirlendikten sonra her bir dönem için talep edilebilecek cezai şart miktarının tespiti konusunda ek rapor alınması, alınan ek raporun dosya kapsamı ve TBK'nın 179. maddesi ile Ürün Alım Taahhütnamesinde yer alan ve yukarıda açıklanan düzenlemelerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış Mahkememizin █████/2020 tarihli, ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiş olup, dosya ████████ Esas sayılı sırasına kaydedilmekle yargılamaya devam olunmuştur.
***
Dosya, Akaryakıt Sektör Uzmanı ... ve SMMM Bağımsız Denetçi ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda sonuç olarak; "...taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin █████/2014-█████/2015 tarihlerini kapsadığını, taahhütnamedeki ilgili maddeler dolasıyla tüm sözleşme süresindeki eksik alım miktarı için kar mahrumiyet/cezai şart hesaplanabileceği, sözleşme süresince davalının alması gereken 7.874 ton akaryakıtın 3.295 tonunu aldığı ve eksik kalan 4.578 ton için ton başına 14 Usd üzerinden yapılan hesaplamada 64.099 USD kâr mahrumiyet/cezai şart talep edilebileceği, bu tutarın 07.12.2024 rapor tarihi itibariyle TL karşılığının, 2.228.292,77 TL (06 .12.2024 tarihli döviz satış kuru 34,7633 TL) olabileceği..." tespit edilmiştir.
Dosya ek rapor düzenlenmek üzere Akaryakıt Sektör Uzmanı ... ve SMMM Bağımsız Denetçi ...'tan oluşan aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; "... Sözleşme süresince davalının alması gereken 7.874 ton akaryakıtın 2.572 tonunu aldığı ve eksik kalan 5.302 ton için ton başına 14 USD üzerinden yapılan hesaplama 1. Sözleşme yılı için 42.492, USD , 2. Sözleşme yılı için ise 31.733 USD kar mahrumiyet/cezai şart talep edilebileceği, bu tutarın █████/2024 rapor tarihi itibariyle TL karşılığının , 1. Sözleşme yılı için 1.477.165,62 TL , 2. Sözleşme yılı için ise 1.103.147,14 TL olabileceği ..." tespit edilmiştir.
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi çerçevesinde imzalanan ürün alım taahhütnamesine aykırılık nedeniyle cezai şart mahiyetindeki kar mahrumiyetinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacı ... A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında █████/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, işbu akaryakıt bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde Protokol ile █████/2014 tarihli Asgari Ürün Alım Taahhütnamesi imzalandığı, 24.02.2014 tarihli Standart Bayilik Sözleşmesi'nin 5. maddesinde sözleşme ve eklerinin imza tarihinden itibaren başlamak ve 01.09.2015 tarihine kadar süreyle geçerli olmak üzere imzalandığı, süresi hitamında kendiliğinden sona ereceğinin kabul edildiği, sözleşmenin eki niteliğinde olan 24.02.2014 tarihli Protokol'ün 9/1. maddesinde de aynı şekilde protokol ve eki bulunduğu bayilik sözleşmesinin imza tarihinden başlamak 01.09.2015 tarihine kadar süreyle geçerli olmak üzere imzalandığı, süresi hitamında kendiliğinden sona ereceğinin kabul edildiği, ikinci fıkrasında ise; "Bayi'nin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan bayilik lisansını temin ederek, ... markası altındaki satış faaliyetinin imza tarihinden başlaması halinde ise, iş bu sözleşmenin süresi, istasyonda fiilen satışa başlama tarihinden itibaren 5 yıldır." denilmek suretiyle sözleşmenin süresi konusunda ikincil bir düzenleme yapıldığı, taraflar arasında imzalanan 24.02.2014 Ürün Alım Taahhütnamesinde davalının, birinci yıldan başlamak ve anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere yıllık asgari 4.806 ton (anlaşma süresince toplam 19.224 ton) beyaz ürünü (kurşunsuz benzin + normal benzin + motorin) münhasıran davacıdan veya davacının göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı, taahhütnamenin 3/a bendi ile asgari alım taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14 USD cezai şart ödemeyi; 3/c bendi ile ceza miktarının davacı tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin sonunda veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifası ile birlikte talep edilebileceğini; 3/d bendi ile anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesi akabinde cezai şartın davacı tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilemeyeceğine bakılmaksızın talep edilebileceği; 3/g bendi ile ceza tutarının anlaşma süresi sonunda davacı tarafından toplam olarak talep edilebileceği; 3/h bendi ile davacı tarafından yazılı feragatname verilmedikçe davacının herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağını kabul edilmiştir.
6100 s. HMK m.31 uyarınca taraflar sundukları yazılı beyan dilekçeleri ile, akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresinin █████/2014 tarihinde başladığını ve █████/2015 tarihinde sona erdiğini, bayilik sözleşmelerine ilişkin herhangi bir fesih ihtarnamesinin bulunmadığını, sözleşmelerin süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini müşterek şekilde beyan etmişlerdir.
Davacı vekili sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihlerini belirterek █████/2014- █████/2015 tarihleri arasında olmak üzere davalıdan cezai şart talebinde bulunduğunu açıklamıştır.
BAM istinaf kararı uyarınca bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
Ancak, bilirkişi kurulu tarafından sunulan █████/2024 tarihli kök raporda; taraflarca müşterek şekilde sunulan beyan dilekçeleri kapsamında bayilik sözleşmesinin süresi sonunda kendiliğinden sona erdiği, BAM istinaf kararında ise sözleşmenin sona ermiş olması halinde birer yıllık dönemlerin belirlenmesi, dönemlere göre eksik alınan ürün miktarı tespit edildikten sonra her bir dönem için talep edilebilecek cezai şartın miktarının tespit edilmesi gerektiği halde bilirkişi kurulu birer yıllık dönemleri, dönemlere göre eksik alınan ürün miktarı ve cezai şartı tespit etmeksizin BAM istinaf kararına aykırı şekilde █████/2014 - █████/2015 tarihleri arasında toptan- kümülatif hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle, BAM istinaf kararına aykırı olan ve kümülatif hesaplama yapılan bilirkişi kök raporuna mahkememizce denetime elverişli olmadığından itibar edilmemiştir. (İSTANBUL BAM 12. HD. ...E. ...K)
BAM istinaf kararına dikkat çekilerek ek rapor tanzimi talep edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından sunulan █████/2025 tarihli ek raporda; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresinin █████/2014 tarihinde başladığı ve █████/2015 tarihinde süre sonunda kendiliğinden sona erdiği, birer yıllık dönemler itibariyle sözleşmenin 1.yılı için █████/2014 - █████/2015 tarihleri arasında 4.806 ton ürün alımı taahhüt edildiği, 1.771 ton alım yapıldığı, eksik kalan miktarın 3.035 ton olduğu, sözleşmenin 1. yılı için 3.035 * 14 USD = 42.492 USD cezai şart miktarı hesaplandığı, sözleşmenin 2. yılı için █████/2015 - █████/2015 tarihleri arasında bakiye süre için 3.068 ton ürün alımı taahhüt edildiği, 801 ton alım yapıldığı, eksik kalan miktarın 2.267 ton olduğu, sözleşmenin 2. yılı için 2.267 * 14 USD = 31.733 USD cezai şart miktarı talep edilebileceği hesaplanmıştır.
Bilirkişi kurulunun █████/2025 tarihli ek raporu, BAM istinaf kararındaki açıklama ve yönteme uygun ayrıca denetime elverişli olup mahkememizce içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Nitekim, bilirkişi ek raporuna karşı taraflarca da herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekili "Sözleşmenin başlangıcı █████/2014 bitişi █████/2015 tarihi olup, birer yıllık dönemler 1. yıl dönemi için █████/2014 - █████/2015; 2. yıl dönemi için █████/2015 - █████/2015 tarihleridir. Toplam 1.000 USD kar mahrumiyeti talebimizin 500 USD.si 1. yıl dönemi için 500 USD.si 2. yıl dönemi için talep edilmiştir. İstem sonucunu bu şekilde somutlaştırıyoruz" şeklinde talep sonucu da somutlaştırmıştır. Öte yandan, davacı vekili, mahkememizce süre ve imkan verilmesine rağmen ıslah dilekçesi sunmamış, durum tutanağa geçirilmiş, akabinde davacı vekili ıslah dilekçesi sunmayacaklarını, dava dilekçesindeki yer alan talep sonucu ile bağlı kalınarak karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz, tarafların talepleri ile bağlıdır (HMK m.26)
BAM istinaf kararında belirtilen tüm eksiklikler giderilmiş ve istenen araştırma tamamlanmıştır.
Hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının sözleşmenin 1. yılı için 42.492 USD, sözleşmenin 2. yılı için 31.733 USD talep edebileceği belirtilmekle birlikte BAM istinaf kararında son olarak "... TBK'nın 179. maddesi ile Ürün Alım Taahhütnamesinde yer alan ve yukarıda açıklanan (davacının birinci yılın biriminden sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar ki süre için ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ürün tedarik etmesi sebebiyle cezai şart talep edip edemeyeceğinin) düzenlemelerle birlikte değerlendirilmesi de istenilmiştir. Bu bağlamda, █████/2014- █████/2015 tarihleri arasındaki sözleşmenin 1. yıl dönemi için davalı tarafça eksik ürün alımı yapıldığı, davalı tarafından ürün alım taahhüdüne aykırı hareket edildiği halde davacının herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin sözleşmenin ikinci döneminde de davalıya ürün tedarikine devam ettiği, bu durumun davalı tarafta cezai şartın istenmeyeceğine dair güven oluşmasına neden olduğu, açıklanan haklı güven ve dürüstlük ilkesi uyarınca davacının sözleşmenin 1. yılı için ihtirazı kayıt ileri sürmediğinden TBK m.179 uyarınca cezai şart talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Böylelikle, davacının yalnızca son dönem / sözleşmenin 2. yılı için cezai şart talep edebileceği kabul edilmiştir. Sözleşmenin 2. yılı için 31.733 USD cezai şart miktarı hesaplandığı halde davacının ıslah dilekçesi sunmadığından dava dilekçesindeki talebi ile █████/2026 tarihli 9. celsede her bir dönem için somutlaştırdığı talep nazara alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, ek protokol ve ürün alım taahhütnamesi uyarınca █████/2014 - █████/2015 tarihleri arasındaki 1. yıl dönem için eksik alınan ürün miktarı bakımından davacının kar mahrumiyeti cezai şart talebinin tümden reddine, Taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, ek protokol ve ürün alım taahhütnamesi uyarınca █████/2015 - █████/2015 tarihleri arasındaki 2.yıl dönem için eksik alınan ürün miktarı bakımından (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) 500 USD kar mahrumiyeti cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 s. Kanunun 4/a. maddesi hükmü uyarınca Devlet / kamu bankalarının aynı yabancı para türünden açılmış 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, ek protokol ve ürün alım taahhütnamesi uyarınca █████/2014 - █████/2015 tarihleri arasındaki 1. yıl dönem için eksik alınan ürün miktarı bakımından davacının kar mahrumiyeti cezai şart talebinin tümden REDDİNE,
2-Taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, ek protokol ve ürün alım taahhütnamesi uyarınca █████/2015 - █████/2015 tarihleri arasındaki 2.yıl dönem için eksik alınan ürün miktarı bakımından (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) 500 USD kar mahrumiyeti cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 s. Kanunun 4/a. maddesi hükmü uyarınca Devlet / kamu bankalarının aynı yabancı para türünden açılmış 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 60,54 TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 671,46 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 60,54 TL peşin harç, 518,78 TL posta, tebligat, 19.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.279,32 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.139,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 1.772,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 1.772,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!