Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda Kararnamenin Komisyonuna

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...Vekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı, şiddet kullanma unsurunun ilk kez 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişi ile görünür hale geldiği dikkate alındığında, 15 Temmuz 2016 öncesi veya en erken tarih olarak 26 Mayıs 2016 öncesi "yasal faaliyetler"in terör örgütü ile irtibat, iltisak veya üyeliğe dayanak yapılamayacağı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle birçok hukuka aykırılık yapıldığı ve insan hakları ihlaline neden olunduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, AİHS'in Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, kıyas yoluyla cezalandırma yoluna gidilemeyeceği, işlendiği zaman yürürlükteki kanunlar tarafından suç sayılmayan bir fiil nedeniyle ceza verilemeyeceği, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğu, üyesi olduğu belirtilen tüzel kişilik hakkında, terör örgütü üyesi olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, derneğe, sendika veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olmasının ve faaliyetlerine katılmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde korunan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, bir kişinin örgütlenme özgürlüğünü kullandığı için cezalandırılmasının bu özgürlüğü açıkça ihlal edeceği, sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun yapmayacağı, bir kişinin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının mülkiyet hakkının koruması kapsamında olduğu, ev sahibinin hesabının da ...'da bulunduğu, EFT ve havale ücreti ödememek için, kredi kartı kullanım ücreti alınmadığı ve eşinin maaşının da bu bankaya yatması nedenleriyle bu bankayı tercih ettiği, bu gerekçelerle hareket ettiğinin en büyük kanıtının da bankanın TMSF'ye devrinden sonrada hesabını kapatmadığı ve bu işlemlere devam etmiş olması olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.KARŞI OY
:679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...sanık...'un █████/2022 tarihli bilirkişi raporu ve ... hesap dökümlerine göre, 2002 yılında söz konusu bankada ilk kez hesap açtırdığı, her ne kadar talimat tarihiyle uyumlu olarak █████/2013- █████/2014 tarihleri arasında 5 adet USD ve 2 adet EURO katılım hesabı ve yine █████/2015 tarihinden sonra 1 adet USD katılım hesabı açtığı anlaşılmışsa da, talimat dönemi öncesinde de söz konusu bankada 7 adet vadesiz mevduat hesabı ve 3 adet kredi hesabı açarak hayatın olağan akışına uygun rutin bankacılık faaliyeti olarak değerlendirilebilecek kredi kartı borç ödemesi, döviz alım satım işlemleri vs.işlemler yaptığı,...'nın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu bankaya para girişi gerçekleştirdiği anlaşılmakla; hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı ile olmayıp, rutin bankacılık işlemi sonucu oluştuğu..." değerlendirmesine yer verildiği anlaşılmıştır. Dava dosyasında, ceza yargılamasındaki tespitlerin aksini ortaya koyacak yeni bir veri bulunmadığından davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.