Anahtar kelimeler: Tescl Kozmetik Tpmk Markadan İştigal Haklara Taklit Pazarlama İmalat Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka Hükümsüzlüğü, Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü, Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'nın 09.04.2021 tarihinde tescil edilen ... İmalat ve Pazarlama Limited Şirketinin tek ortağı olup, kozmetik alanında ticari faaliyet iştigal ettiğini,"..." isimli ana markasını TPMK nezdinde ... no ile tescil ettirdiğini, ürünler üzerinde ... şeklinde de geçen ... markası, müvekkili tarafından ... no ile tescl edildiğini, davalı ... tarafından, müvekkilinin markası taklit edilmek suretiyle piyasaya çok sayıda ürün arz edildiğinin öğrenildiğini, yapılan tüm ihtarlara rağmen haksız rekabet ve tecavüz eylemlerine son verilmemiş olduğunu, davalı tarafından ... sayılı ... isimli marka TPMK nezdinde tescil edildiğini, davalı taraf marka tescilini bu şekilde almasına rağmen piyasaya sürdüğü tüm ürünlerde müvekkilinin ... sayılı ... markasını ve keza amblemini de alenen kullanmaya devam ettiğini, davalının ... olarak tescil ettirdiği markaya konu ürünler, yalnızca müvekkilin ticari faaliyet gösterdiği ürün kategorilerinde üretilmekte olduğunu, gerek markanın ana unsurunun, tasarımının ve ambleminin müvekkile ait olması, gerek önceye dayalı hak iddialarımız gerekse de ... sayılı ... markasının davalıdan önce tescil edilmiş olması nedenleriyle yapılan tüm satışların tecavüz niteliğinde olduğu ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalı tarafın müvekkilin markasına bu denli haiz olması bir dönem müvekkile fason üretim gerçekleştirilmesi neticesinde olduğunu, davalı tarafın, haksız ve hukuka aykırı olarak marka tescili yaptıktan sonra müvekkile Adana .... Noterliği'nin 23.10.2023 tarih ve ... sayılı ihtarını göndererek, marka kullanımına son verilmesini talep ettiğini, işbu ihtar ile davalının markasına haiz olan müvekkili tarafından Büyükçekmece .... Noterliği'nin 02.11.2023 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile cevap verildiğini ve esas marka sahibi olarak, markayı kullanmaya tek yetkili kişinin müvekkili ve yetkilisi olduğu ... İmalat ve Pazarlama Limited Şirketi olduğu belirtilerek tecavüze son verilmesinin ihtar edildiğini, bu ihtara rağmen, davalı taraf "..." markasının kullanım şeklini, müvekkil firmanın markasından ayırt edilemeyecek derece benzer bir görüntü yaratmak suretiyle pazarlamaya devam ettiğini, bu nedenle davalının müvekkilin markalarına tecavüz ettiğinin tespiti ile davalıya ait ... nolu markanın hükümsüz kılınmasını, işbu tecavüz ve haksız rekabet eyleminin durdurularak önlenmesini talep ettiklerini, internet adreslerine erişimin engellenmesini, SMK m. 151 gereği zararının tespit edilerek, 151/2-b uyarınca yapılacak hesaplamaya göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK m. 107 gereği bilahare tespit edilecek bedelin artırılması suretiyle şimdilik 5.000,00 TL'nin satış/ tecavüz tarihlerinden itibaren başlamak üzere avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markasının itibari değerinin azaltılması nedeniyle uğradığı manevi zarara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL ve HMK 107 gereği artırmak suretiyle bulunan toplam değerin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri;
... Satış Hizmetleri A.Ş.(...)'dan davalı firmanın satışlarını gerçekleştirdiği ..., ... Salonu isimli mağazalarına ilişkin mağaza kurucu bilgileri, ... markalı ürün satışları, satışlara dair tüm bilgi ve belgeleri;
Sağlık Bakanlığı'ndan ... İmalat ve Pazarlama Limited Şirketi'ne ait ... tescil numaralı .... markası üzerinden başvuru yapılan şampuan ve keratin ürünleri ile davalıya ait ... tescil numaralı ... markası üzerinden başvurusu yapılan şampuan ürününün ÜTS kayıtları celp olunmuştur.
Dosya, davalı ... ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, maddi tazminat ve itibar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda; "... (█████) ile ... (█████) no ile tescilli markaların Türk Patent nezdinde davacı adına tescil edilmiş olduğu, ... (03) no ile tescilli markanın Türk Patent nezdinde davalı adına tescil edilmiş olduğu, Davalı adına ... no ile tescilli markanın SMK 6/1 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı adına ... no ile tescilli markanın SMK 6/9 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu ve fakat nihai hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, Davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu, Davalının kullanımları nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talep koşullarının mevcut olup, itibar tazminatı talep koşullarının mevcut olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davalı ... Adana'da ikamet ediyor olması sebebiyle mahal mahkemesine ticari defterlerini sunmak hususunda ihtaratlı tebligat çıkarılması ve sunulduğu takdirde bir hesap uzmanı bilirkişi vasıtası ile maddi tazminat seçimlik hakkı doğrultusunda tazminat hesabı yapılması için talimat yazılmış, bilirkişi Feke Asliye Hukuk Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasında duruşmadaki beyanında; Adana da ikamet ettiğini, Adana ilinden talimat evrakına konu ticari defter ve diğer belgeleri teslim almaya geldiğini, ancak defterlerin hazır edilemediğini öğrendiğini, ticari defterler celb edildiğinde tekrar teslim alabileceğini beyan etmiş ve Mahkemece talimatın bila ikmal iadesine karar verilmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; bu aşamada maddi tazminat talepleri ile ilgili feragat ettiklerini, bununla ilgili feragat dilekçesini hazırladıklarını, mahkemeye ibraz ettiklerini, bu kapsamda maddi ve manevi tazminat ile ilgili feragatleri dikkate alınarak sadece hükümsüzlük davası ile ilgili karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü, davalının, davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
Davacı vekilince dava dilekçesi ile marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de █████/2026 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanında, maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat ettiğini bildirmiş olmakla, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı markasının hükümsüzlüğü talebine yönelik yapılan değerlendirmede;
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir.Buna göre SMK’nın 5’inci ve 6’ncı maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması durumunda tescilli markanın hükümsüzlüğü istemi ile dava açılabilmesi mümkündür. Hükümsüzlük halleri SMK’nın 5. Maddesinde sayılan mutlak tescil engelleri ile SMK’nın 6. Maddesinde sayılan nispi tescil engellerinden oluşmaktadır. Bu haller, marka tesciline engel oluşturan haller olmasının yanında bir şekilde tescile bağlanmış markaların hükümsüzlüğüne de sebep olan hallerdir. Bu durumda markanın hükümsüzlüğü davasının koşulları arasında tescilli bir markanın bulunması ve bu tescilli markanın SMK’nın 5. veya 6. maddesinde sayılan hükümsüzlük hallerinden birini ya da birkaçını içeriyor olması gerekmektedir.
SMK kapsamında nispi tescil engellerinin değerlendirilebilmesi açısından ilk olarak taraf markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında bir benzerliğin var olması gereklidir. Zira, SMK m.6/1 kapsamında, benzer olarak nitelendirilemeyen taraf markaları açısından ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi mevcut olmayacağından, diğer nisbi tescil engellerinin koşulları oluşmayacaktır.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali, bir yandan işaretlerin, öte yandan tescilli oldukları ya da tescil başvurusunun yapıldığı veya kullanıldığı mal ve/veya hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesini gerektirir. Bir başka anlatımla, karıştırılma ihtimalinin varlığı ve buna bağlı olarak doğacak markanın hükümsüzlüğü için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gereklidir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Tüm bu genel değerlendirmeler ve bilirkişi raporundaki taraf markalarına ait görseller bir arada değerlendirildiğinde, davacının ... no ile tescilli markasının ... markası olduğu, .... ibaresinin uzman anlamına gelip markaya ayırt edicilik katmadığı, markanın esas unsurunun kelime ve şekil unsuru olduğu, davacının 02.08.2022 başvuru tarihli ... no ile tescilli ... markasının kelime markası olduğu, .... olarak okunduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olup, ... ibaresinin ( kalite göstergesini ifade ettiği) markaya ayırt edicilik katmadığı, davalının 14.04.2022 başvuru tarihli ... no ile tescilli markasının ... ibaresinden oluşan kelime markası olduğu, davalının markasında yer alan ... ibaresinin markanın esas unsuru olduğu, başta yer alan kristal ibaresinin davalının markasını davacının markasından uzaklaştırmaya yetmediği, Davacının ... no ile tescilli markasının 03 ve 35. Sınıfta yer alan mal ev hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, davalının markasının da 03. Sınıfta yer alan mallar için tescil edildiği, görsel, sessel ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında ... ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olarak görüldüğü, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği bu açıdan SMK 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu kanaati ile bu yön itibariyle davacının davasının kabulü gerekmiştir.
Kötüniyet ile yapılan marka tescilinin sonucu ve anlamı, ticari dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasının markasının ele geçirilmesi, ondan haksız olarak yararlanılmasıdır. Davalının tescilde kötüniyetli olup olmadığı, sektör şartları, mesleki kurallar, markaların bilinirliği, emtianın ayniyeti, reklam ve tanıtımların markalara etkisi, tesadüfi tescil savunmasının hayatın olağan akışına uyup uymadığı, gibi hususlar hep birlikte değerlendirilmek suretiyle taktir edilmelidir. Bu ilkeler ışığında taraf markaları ile davalı tescili değerlendirildiğinde; davalının ve davacının tacir oldukları, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalının ufak bir araştırma ile davacının tescilli markası ve faaliyetlerini bilebileceği, TTK nun m.18/f.II uyarınca “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir”. Hükmü uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında aynı sektörde faaliyet gösteren tarafların diğer teşebbüslerin markalarını bilmediği, daha önce piyasada kullanıldığı bilgisine sahip olunmadan sadece tesadüf eseri bu markanın seçildiğinin düşünülmesi hayatın olağan akışı içinde mümkün olamayacağı, TTK 18. Maddesi gereğince basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan tacirin, ürünleri üzerinde kullandığı ibareleri seçerken kendi emeği ile oluşturduğu ayırt edici ibareleri kullanması, sektörde bilinen diğer marka ve şekillerden farklılık taşıması, başka bir markanın bilinirliğinden yararlanarak halk nezdinde çağrıştırma ile öne geçmek yerine, farklı bir ibare kullanması beklendiği, bununla beraber davalının davacıya Adana ... Noterliği'nin 23.10.2023 tarih ve ... sayılı ihtarını göndererek, marka kullanımına son verilmesini talep ettiği hususları gözönüne alınarak kötüniyetli olduğunun kabulüne karar verilmiştir.
Markadan doğan haklara tecavüzün tespiti yönünden yapılan değerlendirmede;
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/1 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 mad.'si gereğince hem 5.mad.'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.mad.'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b mad.'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Davalının kullanımları incelendiğinde; davacının ... (█████) no ile tescilli markasında yer alan şekil unsurun davalı tarafından aynen kullanıldığı,, bunun yanısıra davacının ... (█████)no ile tescilli markasında yer alan ... ibaresini aynen içerdiği, davalının bu şekildeki markasal kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak aynıyet derecesinde benzer olduğu, davalının kullanımlarının davacının tescilli markaları kapsamında yer alan 03. Sınıftaki “. Parfümeri; kozmetik ürünleri” ile 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde kullandığı ve bu suretle sözkonusu mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketiciler nezdinde karıştırılmaya neden olacağı ve dolayısıyla davalının davacının markasından doğan haklarına tecavüz eyleminin gerçekleştiği anlaşılmakla tecavüzün tespitine karar verilerek tespitin önlenmesi kapsamında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
-Davalının davacının marka hakkından doğan haklarına tecavüzünün tespitine,
-Davalının marka tecavüzü teşkil eden ürünlerin satışlarının durdurulmasına, toplatılmasına, el konulmasına, tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ve imhasına,
-Davalının marka hakkının ihlali niteliğindeki https://...
https
://...
https
://...
https
://...
https
://...
https
://....
https
://...
https
://....
https
://....
https
://....
https
://... adreslerine karar kesinleştiğinde Türkiye'den erişimin engellenmesine,
-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle usulden reddine,
2-Davacı tarafça yatırılan 939,27 TL harçtan, alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile artan 207,27 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen marka hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.633,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.633,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 5.316,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 732,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.001,85 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!