Anahtar kelimeler: Kalınan Özlük Parasal Milli Beşinci Yolunda Kararnamenin Eğitim Faiziyle Hükmünde
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemelerce dilekçelerde belirttiği hususlar dikkate alınmadan ve gerekçe gösterilmeden ret kararı verilmesiyle gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 15 Temmuz 2016 öncesinde terör örgütü kabul edilmeyen yapıya üyeliğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmeyeceği ve tesis edilen işlemde sadakat yükümlülüğünün öngörülemez bir biçimde uygulandığı, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin kararların hukuki sonuç doğurmayacağı ve memuriyete engel teşkil etmeyeceği, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin kişisel amaçlı olduğu, para yatırma gibi tamamen yasal bir faaliyetin suç olarak gösterilmesiyle mülkiyet hakkının, özel hayata saygı hakkının ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, özellikle adil yargılanma hakkı kapsamında süreçte bilgi ve belgeye erişim hakkının kısıtlanması nedeniyle silahların eşitliği ilkesine aykırı hareket edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ve masumiyet karinesinin Mahkemelerce dikkate alınmadığı, etkili bir savunma hakkı tanınmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!