Anahtar kelimeler: Skhariç Arızayı Forkliftin Forkliftini Servise Arızasının Teslimden Tamiratını Sözde Detaylı

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket, davalı ..... ’a ait servise bir adet forkliftini bakım ve revizyon amacıyla teslim ettiği, davalı, forkliftin sözde tamiratını gerçekleştirdiğini beyan ederek 84.000 TL bedelli bir fatura düzenlemiş ve aracı iade ettiği, forkliftin teslimden kısa süre sonra aynı arızayı tekrar vermesi üzerine müvekkili şirket, bu kez başka bir teknik servise başvurmak zorunda kaldığı; yapılan detaylı inceleme sonucunda; forkliftin söz konusu arızasının önceki bakım sırasında gerekli işlemlerin hiç yapılmamış veya eksik yapıldığı gerekçesiyle oluştuğu belirlenmiş ve söz konusu arızanın ancak motor kiti değişimi, rektefiye ve diğer ciddi işlemlerle giderilebileceği belirtilmiş ve 155.400 TL tutarında bir servis bedeli çıktığı, motor revizyonu kapsamındaki "rektifiye", içten yanmalı motorlarda zamanla oluşan aşınma ve deformasyonları gidererek motoru yeniden standart toleranslar içinde çalışır hâle getirmeyi amaçlayan teknik bir işlem olduğu, bu işlem; silindir yüzeylerinin düzgünleştirilmesi ve pürüzsüz hale getirilmesi, piston ve segman değişimi, krank milinin taşlanması, subap yataklarının işlenmesi, motor bloğu ve silindir kapağı yüzeylerinin taşlanarak sızdırmazlığın sağlanması gibi detaylı ve hassas mühendislik uygulamalarını içerdiği, başka bir deyişle, rektifiye işlemi yalnızca dışsal bir temizlik veya parça takma faaliyeti değil, motorun kalbini oluşturan sistemlerin fabrika standardına yakın şekilde yeniden yapılandırılması olduğu, somut olayda davalı, müvekkiline ait forklift üzerinde rektifiye işlemini gerçekleştirdiğini iddia etmiş; bu iddiasını bir fatura ile belgelendirdiği, ancak müteakip teknik incelemelerde, motor bloğunun yüzeyinde hiçbir taşlama izinin bulunmadığı, pistonların ağır şekilde deformasyona uğradığı ve çöküntülü olduğu, yağ kaçaklarının devam ettiği ve motor iç yüzeylerinin karbon ve pas tabakasıyla kaplı olduğu tespit edildiği, bu bulgular, rektifiye işleminin ya hiç yapılmadığını ya da yalnızca yüzeysel işlemlerle geçiştirildiğini ortaya koyduğu, davalının bu haliyle müvekkilini yanıltarak “tamirat yapılmış izlenimi” yaratması, ayıplı ifa hükümleri çerçevesinde hukuken sorumluluğu sonucunu doğurmakla birlikte aracın daha büyük hasara uğramasına neden olduğu, bu kapsamda, davalıya rücuen 155.400 TL üzerinden Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ..... E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, ancak davalı takibe itiraz ettiği, bu nedenlerle itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin ikamet adresi Başakşehir / İstanbul olduğu, HMK m. 6 uyarınca, genel yetkili mahkeme davalının ikametgâhı mahkemesi olduğu, ayrıca HMK m. 10 gereğince, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi de yetkili olabileceği, ancak her iki yer bakımından da coğrafi yargı çevresi, Bakırköy Adliyesi’ne değil; Küçükçekmece Adliyesi’ne bağlı olduğu, dolayısıyla, davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılması açıkça yetki yönünden hatalı olduğu, ayrıca ilgili icra takibi de Küçükçekmece Adliyesinde başlatıldığı, ancak itirazın iptali davası Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, taraflar arasında yapılmış herhangi bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, davacının kendi tercihine dayanarak farklı bir yargı çevresinde dava açma hakkı olmadığı, sonuç olarak; Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, davacı şirket, müvekkiline ait servise bir adet forkliftini getirerek motor bakım ve revizyon işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, müvekkili, davacı şirketin yönlendirmesi ve talimatı doğrultusunda; pompa ve enjektör bakımı, yağ ve filtre değişimleri, üst silindir kapak contası değişimi, sente ayarları, gibi işlemleri gerçekleştirildiği, yapılan işlemler teknik servis standardına uygun şekilde tamamlandığı, işlem karşılığı bedel de fatura ile davacı şirkete bildirildiği, davacının dilekçesinde bahsettiği diğer işlemleri, müvekkili tarafından ne talep edilmiş ne de yapılması istendiği, bu tür kapsamlı bir işlem, normal bakımın çok üzerinde bir mühendislik hizmeti olduğu ve ayrıca bedel ve süre gerektirdiği, ayrıca davalı müvekkili kendisinden talep edilen hizmeti eksiksiz olarak yerine getirmiş olsa da hak ettiği ücreti davacıdan alamadığı, işlem doğrultusunda kesmiş olduğu faturaya ilişkin bir ödeme de gerçekleştirilmediği, hal böyleyken, yapılacak işlemler her ne olursa olsun işlem bittiğinde hizmeti veren davalı müvekkiline buna ilişkin bir ödeme de yapılmadığından davacının, müvekkilinden neyin ödemesini talep ettiği konusuna da anlam vermek mümkün olmadığı, davacı tarafın kendi seçtiği başka bir servisten aldığı tespit raporu, tamamen tek taraflı ve subjektif nitelikte olduğu, bu rapor, müvekkilinin yaptığı işin kalitesini objektif olarak ortaya koymadığı, zira forkliftin davacıya tesliminden sonraki kullanım biçimi, yakıt kalitesi, operatör hatası gibi unsurlar da mevcut arızayı doğurabileceği, müvekkili, hiçbir aşamada davacıyı yanıltmamış, yapılan işlemleri açık şekilde beyan etmediği, davacı taraf, müvekkilinin sunduğu hizmetten memnun olmamasına rağmen, hiçbir ihtar veya şikâyette bulunmadan icra takibi başlatıldığı, bu durum, kötü niyetli ve haksız bir takip niteliğinde olduğu, kaldı ki, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın içeriğinde “Heli dizel motor revizyon işlemi” ibaresi yer almakta olup, bu ifade motorun bakım ve ayar işlemlerini tanımlamakta; rektifiye işlemini değil. “Revizyon” kavramı teknik anlamda “yeniden gözden geçirme ve bakım” faaliyetini içerir; motor bloğu taşlama ve komple rektefiye anlamına gelmeyeceği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili tamamladığı hizmet kapsamında fatura kesmiş olduğu, ancak kestiği fatura doğrultusunda ödeme de alamadığı, yani müvekkiline başlatılan icra takibinin haksız olduğu, müvekkili, davacının iddialarının aksine borçlu değil alacaklı taraf olduğu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.ARAŞTIRMA;1- İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı.2-Gelir İdaresi Başkanlığı'nın █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı.3-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı.4-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin █████/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı.5-Yenikapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı.6-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı dava dilekçesinde, davacıya ait bir adet forkliftin bakım ve revizyon amacıyla davalıya ait servise teslim edildiğini, davalının, forkliftin tamiratını gerçekleştirdiğini beyan ederek 84.000 TL bedelli bir fatura düzenlediğini, forkliftin teslimden kısa süre sonra aynı arızayı tekrar vermesi üzerine bu kez başka bir teknik servise başvurmak zorunda kaldığını, yapılan detaylı inceleme sonucunda, forkliftin söz konusu arızasının önceki bakım sırasında gerekli işlemlerin hiç yapılmamış veya eksik yapıldığı gerekçesiyle oluştuğunun belirlendiğini, 155.400-TL tutarında bir servis bedeli çıktığını ileri sürerek, söz konusu bedelin davalıdan rücüen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır .Davalı süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ile, davalının adresinin Başakşehir / İstanbul olduğunu, HMK m. 6 uyarınca, genel yetkili mahkeme davalının ikametgâhı mahkemesi olduğunu, ayrıca HMK m. 10 gereğince, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi de yetkili olabileceği, ancak her iki yer bakımından da coğrafi yargı çevresi, Bakırköy Adliyesi’ne değil; Küçükçekmece Adliyesi’ne bağlı olduğu, dolayısıyla, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuştur.Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin █████/2025 Tarihli ve 1231 sayılı kararıyla Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir.HMK'nin 6/1 maddesi uyarınca, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Ayrıca HMK'nin 10. maddesi uyarınca, sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Tüm dosya ve deliler birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, eser sözleşmesine dayanmakta olup, genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili mahkeme olup, davalının adresi Başakşehir ilçesi olduğundan ve Başakşehir ilçesi Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinde bulunduğundan, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi davaya bakmaya yetkilidir. Ayrıca, belirtildiği gibi sözleşmeden doğan davalarda, HMK'nın 10. Maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre, davacıya ait forkliftin bakım ve onarım için davalıya ait işyerine bırakıldığı, onarımın burada gerçekleştirildiği, dolayısıyla sözlemenin ifa edileceği yerin de davalının iş yeri adresi olduğu, bu bakımdan da davalın iş yerinin bağlı olduğu Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, davalının süresinde ve usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu, yetkili mahkemeyi doğru olarak gösterdiği, yetkili mahkemenin Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Süresinde ve usulüne uygun şekilde yetki ilk itirazında bulunulduğu, mahkememizin yetkisiz olup, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,2-Yetkisizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın yetkili Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; Yetkisizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın yetkili Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece karara bağlanmasına,4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ......e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır