Anahtar kelimeler: Bahçetarla Kain Babaları Murisleri Hissedar Yana Diyarbakır İntikal Paylaşıp Dan
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain bahçe/tarla niteliğinde 145 adet taşınmazda davalılar ile birlikte hissedar olduğunu, taşınmazların ortak murisleri olan babaları ... ...’dan intikal ettiğini, intikal tarihinden bu yana davalıların kendi aralarında paylaşıp taşınmazların tamamını kullandıklarını, kendisinin yararlanmasına müsaade etmedikleri gibi kira bedeli de ödemediklerini ileri sürerek dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazların davacının zilyetliğinde olduğunu, kendileri tarafından kullanılmadığını, ekilip biçilmediğini, ... İlçe Tarım Müdürlüğünün kayıtlarına bakıldığı zaman davacının bu taşınmazlarla ilgili tarım desteklemesi aldığının belli olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her bir taşınmaz yönünden ayrı ayrı dinlenen davacı tanıkları ... ve ...'in anlatımlarında davalıların dava konusu taşınmazları davacının kullanmasına engel olduğu beyan edilmiş ise de tanık anlatımlarının soyut ve duyuma dayalı olduğu, davalıların ne kadar süredir davacının kullanımına engel olduğu hususunun tanıklar tarafından net olarak bilinmediği gibi bildiklerinin de davacıdan duydukları kadarıyla olduğu görüldüğünden davacı tanık anlatımlarına itibar edilmeyerek davacının intifadan men şartını tanık beyanlarıyla ve dosya kapsamından ispat edemediği, Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, 11.03.2019 dava tarihli dosyanın incelenmesinde ise dava konusu Diyarbakır İli ... İlçesi ... Mahallesi 91, 99, 100, 101, 1009, 1012, 1013, 1016, 1018, 1020, 1032, 1034, 1035, 1036, 10 37... parsel olmak üzere toplam 16 parça taşınmaza yönelik ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bu taşınmazlar yönünden dava tarihi itibariyle intifadan men şartının yerine getirildiği, hazırlanan bilirkişi raporunda davacının hissesine tekabül eden kısmın 2019 yılı bedelinin 161.587,41 TL, 2020 yılı bedelinin 198.527,08 TL, 2021 yılı bedelinin 490.066,37 TL olmak üzere toplam ecrimisil bedelinin 850.180,86 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar fen bilirkişi raporunda Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1012, 10 16... parsel sayılı taşınmazlarda sürülmeyen kısımlar tespit edilmiş ve bu kısımların davacı tarafından kullanılabilecek durumda bulunduğu anlaşılmış ise de davacının bu taşınmazlar yönünden ortaklığın giderilmesi davası açması dikkate alındığında işbu taşınmazları kullanamadığı, kullanabileceği kısımlar varken ortaklığın giderilmesi davası açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşıldığından bu taşınmazlar yönünden de hesaplanan ecrimisil bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının yargı denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, 850.180,86 TL ecrimisil alacağının 04.10.2021 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık anlatımlarına göre somut bir engellemeden bahsedilemeyeceğini, tanık anlatımlarının soyut beyanlar olduğunu, dava dilekçesinde ecrimisil hesaplamasının ürün esaslı mı, kira esaslı mı yapılacağının belirtilmediğini, müvekkillerinin davacıya ait taşınmazlarda herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını, taşınmazların davacı tarafın zilyetliğinde olduğunu, fen bilirkişi raporunda da taşınmazlarda sürülmeyen kısımların tespit edildiğini ve bu kısımların davacı tarafından kullanılabileceğini, davacının aldığı desteklemelerin hangi taşınmazlara ait olduğunun belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların nadasa bırakılıp bırakılmadığının da tespit edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, ecrimisil değeri tespit edilirken taşınmazın ekilebilir kısımlarının nazara alınabileceğini, fahiş nitelikte ecrimisil değeri hesaplandığını, davalının uzun süreli kullanımı söz konusu ise, bu kullanıma ses çıkarmayan davacının zımni muvafakatinin var olduğu yönünde “fiili karine” oluşacağını ve bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Paydaşlar arasında çıkan uyuşmazlıklar çoğu kez paylı taşınmazdan yararlanma ve taşınmazı kullanma biçimine ilişkindir. Bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun paylı mülkiyete ilişkin 6 88... . maddeleri arasında bu tür mülkiyette yönetim, tasarruf, yararlanma, koruma, giderlere katılma ve bu konuda paydaşlarca verilen kararların etkisi düzenleme altına alınmış ve paydaşların mülkiyet haklarını bir çekişmeye meydan vermeden, uyum ve düzen içerisinde kullanmaları temin edilmek istenmiştir.
Kanun’un “Yararlanma, kullanma ve koruma” başlıklı 693. maddesi;
“Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.
Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hakim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir.
Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir” hükmünü taşımaktadır.
Bu hüküm uyarınca, her paydaş diğerlerinin haklarına zarar vermemek kaydıyla taşınmazı kullanabilir. Paylı maldan yararlanma veya kullanma hakkı bütün malı kapsar. Ancak bu kullanma ve yararlanma yetkisi, diğer paydaşların hakları ile bağdaştığı ölçüde olanaklıdır.
Bu nedenle paydaşlardan birinin, diğer paydaşın kullanma hakkını engellemesi ya da ihlâl etmesi durumunda paylı taşınmazdan yararlanamayan paydaşın giderim hakkı doğar. Engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına yönelik el atmanın önlenmesini isteyebileceği gibi ecrimisil de isteyebilir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre dava konusu 91, 99, 100, 101 parsel sayılı dört adet taşınmazın yapılan keşifler sırasında sürülü olmadığı görülmekle davalılar tarafından kullanıldığı ispatlanamadığından bu taşınmazlar yönünden ecrimisil hesap ettirilip hüküm altına alınması doğru değildir. Diğer parseller (1009, 1012, 1013, 1016, 1018, 1020, 1032, 1034, 1035, 1036, 10 37... parsel) yönünden davalıların taşınmazları kullandığı belirlenerek ecrimisile hükmedilmiş ise de araştırmanın yeterli yapıldığı söylenemez. Zira tanıklar taşınmazları davalıların kullandığını beyan etmişlerse de davalılardan kimin hangi taşınmazı kullandığı, birlikte kullanıp kullanmadıkları, taşınmazlara zilyet oldukları tarihin başlangıcı ve dava tarihine kadar taşınmazları kullanıp kullanmadıklarına ilişkin beyanda bulunmamışlardır. Bu taşınmazlar yönünden çiftçi kayıt sistemindeki kayıtlar da getirtilmemiştir. Mahkemece yapılması gereken her bir tanık taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek ve davalıların taşınmazı kullanıp kullanmadıkları, kullanıyorlar ise ne şekilde kullandıkları dava tarihinden geriye doğru intifadan men şartının gerçekleştiği 11.03.2019 tarihine kadar her yıl için ayrı ayrı tespit edilerek ecrimisil hesaplanması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!