Anahtar kelimeler: Doğanhisar İdava Dükkanların Katkısının Paydaşı Katlı Tadilat Konya Konuda Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu 2 ada 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, adı geçen taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine yönelik davanın açıldığını, taşınmaz üzerindeki 3 katlı ev ile dükkânların müvekkillerine ait olduğunu, bu yapılarda müvekkilleri tarafından tadilat yapıldığını ve davalı tarafın bu konuda herhangi bir katkısının bulunmadığını ileri sürerek taşınmaz üzerindeki evler ile dükkanların müvekkillerine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak davanın açılamayacağını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın tesis kadastrosu ile muris ... ... adına tescil edilmiş olup niteliğinin 3 katlı kargir ev ve dükkân ve ahşap ev ve arsası şeklinde belirtildiğini, bu nedenle taşınmaz üzerindeki ev ve dükkânların muris adına 1994 yılında tespit ve tescil edildiğini, ev ve dükkânların 1980’li yılların başında muris tarafından yapıldığını, davacıların muhdesat iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacılar tarafından tadilat kapsamında belirtilen hususların somutlaştırılmadığını, ayrıca tadilatların muhdesat olmayıp iyileştirme niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararındaki "...dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 23.10.1992 tarihinde yapıldığı, kadastro tutanağının 26.05.1995 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın tapulama yoluyla üç katlı kargir ev ve dükkân ve ahşap ev ve arsası vasfı ile tapuya tescil edildiği, davaya konu muhdesatın kadastro tespit tarihinden önce yapıldığı, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 09.11.2023 tarihinde açıldığı, bu hâli ile kesinleşen kadastro tutanağının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında on yıldan fazla zamanın bulunduğu..." gerekçesiyle davanın 3402 sayılı Kanunu’nun 12/3 hükmünde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararındaki "...kadastro öncesi meydana getirildiği anlaşılan dava konusu muhdesatın dava edildiği 09.11.2023 tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği 26.05.1995 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmü gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından Mahkemece yazılı gerekçe ile karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kadastro tutanağının düzenlendiği 16.05.1995 tarihinde taşınmazın muris ... ... adına kayıtlı olduğunu,
2. Murisin o tarihte sağ olduğunu,
3. Davada, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 hükmünün uygulanabilmesinin mümkün olamayacağını,
4. Muhdesatın tespiti davalarının zamanaşımına tâbi olmadığını,
5. Muhdesatın tespitinin sadece kadastro öncesi değil kadastro sonrasındaki hususları da kapsadığını,
6. Muhdesatın kim tarafından yapıldığının net bir şekilde belirlenmesinin gerektiğini,
7. Delillerin yeterince toplanmadığını,
8. Bu bakımdan taşınmaz başında keşfin yapılmasının gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!