Anahtar kelimeler: İdava Kazançlarının Prime Teşvik Sgk Süreyle Raporda Kuruma İşçilik Kesinlik

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... ... 28. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., 2021/2 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı SGK tarafından işyerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda 01.06.2011 tarihli raporun düzenlendiği, raporda davacının işyerinde çalıştırılan sigortalıların bir kısmının kuruma bildirilmediği prime esas kazançlarının ya da gün sayılarının eksik bildirildiğinden bahisle %5 oranındaki teşvik indiriminden 1 yıl süreyle yararlandırılmamalarına ve geriye dönük sigorta primleri ile cezaların ödenmesine karar verildiği, anılan işleme karşı itirazlarının da reddedildiği, tahakkuk ettirilen 156.927,80 TL idari para cezasının yasa kapsamında 3/4’ünü ödeyerek idare mahkemesinde idari işlemin iptalini ve ödemenin İadesini de talep ettikleri, davalı Kurumun anılan idari işlemleri uygulaması halinde ...Hastanesi olarak bilinen şirketin alacaklarından 600.000,00 TL'yi bulan bir mahsup yapabileceği, bu konuda tedbir talebinde bulundukları, davalı Kurum işlemlerinin hukuka aykırı olduğu, şirket ile aralarında hizmet akdi bulunmayan veya serbest çalışan ya da başka hastanelerde çalışan “dış doktorlar" ile “konsültan hekimlerin” Kurum tarafından davacı şirketin çalışanları olarak kabul edildiği, hastaneleri veya hastane bünyesindeki doktorlarla ilgili olmayan bir reçetenin eczane tarafından sisteme hatalı olarak kaydedilmesi sebebiyle bir doktorun hastanelerinin çalışanı kabul edildiği, yine hizmet alımı yaptıkları yüklenicilerin çalışanlarının da davacının çalışanı gibi kabul edilerek işlem tesis edildiği, hastanelerinde çalışan doktor ücretlerinde İş Kanun'u m.22’ye uygun olarak yeniden yapılandırma gerçekleştirildiği, Kurum işleminde vergi kaydı bulunması sebebiyle 4/b kapsamında çalışanların da kapsama dahil edildiği, davacı hastane nezdinde toplam 135 kişi çalıştığı ve tümünün gerçek ücretleri ile SGK’ye bildirildiği, sigortasız çalışan olmadığı, hastaneleri ile ilgisi bulunmayan doktor ve kişilerin de hastanede çalıştığı kabul edilerek SGK’nın işlem tesis ettiği, Bağ-Kur kapsamında sigortalı olan kişilerin ayrıca SGK’lı çalışan olmayacağı, hizmet çakışması halinde teklik ilkesinin geçerli olduğu, işyerinde tüm çalışanların ücretlerinin banka üzerinden ödendiği ve bordrolarının düzenlendiği iddiasıyla Kurum tarafından re’sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı ile 5 puanlık indirimden 1 yıl süreyle yararlandırılmamasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari işlemin iptaline karşı açılmış olması sebebiyle görev yönünden reddi gerektiği, davacı şirket hakkında yapılan işlemlerin geçerli ve hukuka uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u 81/4 maddesinde, “Yapılan kontrol ve denetimlerde, çatıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi hâlinde, işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz" hükmü bulunmakta olduğu, somut olayda dava konusu inceleme raporunun kısmen iptali halinde dahi sigortalı çalışma olgusu bulunmayan 1 veya birden fazla kişi bulunduğu açık olduğundan 5 puanlık teşvik indiriminin 1 yıl süreyle durdurulması yönündeki Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu 20.03.20 18... .10.2019 tarihli bilirkişi raporları ve kamu tanıklarının beyanları uyarınca davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek dava dilekçesindeki taleplerinin "davacının borçlu olmadığının tespitine, buna ilişkin işlemin iptaline, 5 puanlık indirimden 1 yıl süre ile yararlandırılmasına dair verilen kararın iptaline" olduğu, ancak Mahkemenin sadece 5 puanlık teşvik indirimine ilişkin gerekçelendirme ile davanın reddine karar verdiği, Danıştay 10. Dairesince İdare Mahkemesi kararının bozulduğu, bu kararın bekletici mesele yapılması gerektiği,sigortasız çalışan bulunduğu gerekçesi ile davanın tümden reddinin yerinde olmadığı, tanıkların Bağ-Kur çalışmasının bulunmasında herhangi bir usulsüzlük olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, re'sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zamları ile prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline ilişkindir.1.Türk Sosyal Sigortalar Sistemi, sosyal güvenlik politikalarının sürdürülebilirliğini ve oluşan sosyal risklere karşı yapılacak yardımların finansmanını temel olarak prim rejimine dayandırmaktadır. Kurumun aktüeryal dengesinin korunması ve hizmetlerin kesintisiz ifası, en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz tahsil edilmesine bağlıdır. Bu bağlamda Kanun koyucu, hem Kurumun tahsilat kabiliyetini artırmak hem de işverenler üzerindeki istihdam maliyetini hafifletmek amacıyla, belirli şartlara tabi tutulmuş çeşitli prim indirimleri ve teşvik düzenlemelerini 5510 sayılı Kanun kapsamında yürürlüğe koymuştur.2. Bu teşvik sisteminin temelini oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca, özel sektör işverenlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesine isabet eden tutarın bir kısmının (mevzuat gelişimine göre 5 veya 4 puan) Hazinece karşılanması öngörülmüştür. Söz konusu teşvikten yararlanılabilmesi; aylık prim ve hizmet belgeleri ile muhtasar beyannamelerin yasal süresinde verilmesi, tahakkuk eden primlerin süresinde ödenmesi, Kuruma vadesi geçmiş borç bulunmaması ve yapılan denetimlerde kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığının tespit edilmemiş olması gibi kümülatif şartların eş zamanlı olarak gerçekleşmesine bağlıdır.3. Kanun koyucu bu yasal düzenleme ile malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması yönünde prim teşviki öngörmüş olup söz konusu teşvikle prim oranlarını doğrudan düşürmemiş, prim borcunun düzenli ödenmesi ve kayıt dışı sigortalı çalıştırılmaması koşuluyla teşvikten yararlanma esasını kabul etmiştir. Ayrıca bu madde kapsamında istihdamın artırılması, kayıt dışılığın önlenmesi ve düzenli prim ödemesi de teşvik edilmiştir.4.İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Kuruma vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı süresinde ödemeleri, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca teşviklerden yararlanabilmek için Kurumca denetlenecek işverene, işyerine ve sigortalıya ait ayrı ayrı şartlar mevcuttur. Bu şartları denetleyecek olan ve denetleme sonucuna göre işverenlerin beş puanlık indirimden yararlanıp yararlanmayacağına karar verecek olan Kurum, 5510 sayılı Kanun’un 79. maddesine göre primleri tahsil etmekle yükümlü Sosyal Güvenlik Kurumudur. Kurum inceleme sonucu işverenin teşvikten yararlanamayacağına karar verdiği takdirde %5 puanlık primi işverenden tahsil edecek aksi hâlde bu miktarı Hazineden yani genel bütçeden alacaktır.5.Yukarıda açıklandığı üzere Sosyal güvenlik mevzuatımız uyarınca, prim teşviklerinden yararlanmanın temel ve vazgeçilmez şartı, işyerinde kayıt dışı sigortalı çalıştırılmamasıdır. Bu bağlamda, işverenin tek bir sigortalıyı dahi bildirim dışı bıraktığının saptanması, ilgili teşvik hükümlerinden yararlanma hakkını kural olarak ortadan kaldırmaktadır. Ancak somut uyuşmazlıkta davacı; yalnızca teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişki Kurum işleminin değil, aynı zamanda Kurum tarafından re'sen tahakkuk ettirilen prim borçları ile gecikme zamlarının da iptalini talep etmektedir. Dava dilekçesindeki taleplerin bu genişliği karşısında Mahkemece; yalnızca teşvik yasaklılığına yol açan vakıa ile sınırlı kalmamalı, Kurumun tahakkuk işlemine esas aldığı tüm verilerin maddi gerçekliğe uygunluğu denetlenmelidir.6.Bu itibarla mahkemece yapılacak iş; Kurum işlemlerinin bütüncül bir denetime tabi tutularak, re'sen tahakkuka esas alınan çalışmanın niteliği, süresi ve kazanç tutarları yönünden yerindelik denetiminin yapılması, elde edilecek sonuca göre teşvik yasaklılığı ve prim borcu yönünden ayrıştırılmış, denetime elverişli bir hüküm kurmaktan ibarettir. Bu bağlamda öncelikle davalı Kurum denetimi sonucunda yapılan işlemlerle ilgili olarak hangi sigortalıların sigortasız çalıştırıldığının iddia edilerek işlem yapıldığı belirlenerek her biri hakkında sigorta şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıların çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece ... hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.20 11... /21-632 E;, ████████ K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalıların davaya 6100 sayılı Kanunun 124. maddesi uyarınca katılımının sağlanması (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalının gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.7. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.