Anahtar kelimeler: Teki Yazmış Başlatan Satımdan Tarafımıza İstirdat Ciro Zayi Şube Çeki

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşideci ....ŞİRKETİ'nin müvekkilime yazmış olduğu ... Bankası Şube... 06.03.2023 Tarih ve ... Seri Numaralı 75.000-TL Tutarlı çekin zayi olması nedeniyle çekin iptali için dava açıldığını, ...3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının █████/2023'teki duruşma tutanağı ile verilen ara karar uyarınca; ... Bankasına yazılan müzekkerenin cevabında çeki ibraz eden ...'in bilgileri gönderilmiş olup, istirdat davası açılması için tarafımıza bir haftalık kesin süre verildiğini, ancak taraflarınca açılan ... 13. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyada icra takibi başlatan kişi çeki ...'e ciro eden ...'dir. Hak düşürücü süreden etkilenmemek için ... de davalı olarak eklendiğini, ... 13. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada tarafımızca hem borca hem de imzaya itiraz edildiğini, ... 21. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas ... Karar sayılı dosyası karara çıkmış ve imzaya itirazlarının kabul edildiğini, dava konusu senedin görüleceği üzere kötü niyetle iktisap edildiğini, bu nedenle dava konusu çekin istirdadı ile müvekkile iadesinin sağlanması için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davanın kabulü ile dava konusu edilen ... Bankası Şube ... Tarih ve ... Seri Numaralı 75.000-TL Tutarlı çekin davalılardan istirdadına ve davacıya iadesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan dava dilekçesi ile keşidecisi ... Ltd. Şti olan 75.000,00 TL bedelli çekin istirdadı ile taraflarına iadesi talebi ile huzurda ki davayı ikame ettiğini, davalı ... dava konusu çeki şahsi alacağına ilişkin olarak almış, çeki borcuna ilişkin olarak ... isimli kişiye ciro ederek vermiş, ...’in çeki ibrazında ödeme yasağı kararı nedeni ile çek bedelinin ödenmemesi üzerine çeki bedelini alarak müvekkile geri iade etmiştir. Müvekkil yasal hakkını kullanarak çeki icra takibine konu ettiğini, mezkur çekin düzgün bir ciro silsilesi ile müvekkile ulaşmış olduğu, müvekkilin çeke ilişkin olarak iyiniyetli yetkili hamil olduğu hususunun sabit olduğunu, taraflarınca tebliğ edilen dava dilekçesinde sadece zayi nedeni ile çekin iptali davası açıldığının belirtildiğini, dava konusu edilen çekin nasıl zayi edilmiş olduğuna dair hiçbir beyan verilmemiş olup, ticari hayatta sıklıkla karşılaşılan bir durum olarak çek keşidecisinin çek bedelini ödeyememesi ve bu durumun çekin karşılıksız kaşesi yemesinin önüne geçmek adına asılsız beyanla alınan ödeme yasağı kararlarının bir diğer burada da karşılarına çıktığını, Türk Ticaret Kanunu 792. madde ve Yargıtay içtihatları itibari ile çeki iyiniyetle iktisap eden müvekkilin kazanımının korunması gerektiğini, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının çekte iyiniyetli yetkili hamil olduğu hususu sabit olduğu gibi, davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı hususu sabit olduğu üzere Türk Ticaret Kanunu 792 gereğince davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dilekçede belirtilen Yargıtay ilamı itibari ile sabit olduğu üzere davacı yanın müvekkile yönelik olarak tek bir delil sunmaksızın çeke ilişkin olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunması veya müvekkilin yasal alacağını tahsilini engellemesi asla kabul edilemeyeceğini, Türk Ticaret Kanunu madde 792 ve Yargıtay içtihatları itibari sabit olduğu üzere yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacı yanın %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep ettiklerini belirterek davacı yanın çek keşidecisi ile birlikte hareket ettiği, keşide edilmiş olan iş bu çek bedelini ödememek adına, tamamı asılsız beyanlardan ibaret ve ayrıca usule aykırı iş bu davayı ikame etmiş oldukları hususu sabit olmakla davanın reddine, Türk Ticaret Kanunu 792. Maddesi ve Konuya ilişkin Yargıtay içtihatları itibari ile müvekkilin çekte iyiniyetli yetkili hamil olduğu ve iş bu kazanımının korunması gerektiği hususu sabit olmakla davanın reddine, davanın reddi ile davacıların %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücret –i vekâletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosya, .... 21. İHM'sinin... Esas sayılı dosya, ...5. İcra Ceza Mahkemesinin... Ceza Dava Dosya UYAP sureti, Bankacılık Hizmetleri Sözleşme aslı, dekont asılları dosyamız içerisine alınmıştır.Mahkememizce davacının yazı ve imza örnekleri alınmıştır....13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından davacı ve dava dışı ...Makina ... Ltd. Şti. , ..., ...ve ... LTD. Şti.aleyhine toplam 83.564,38 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.Dosya ATK Fizik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen █████/2025 tarih, ...sayılı raporda; İnceleme konusu çek arka yüzünde "..." kaşe izi üzerine atılı 1. ciro imzası ile...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.Dava, çekin istirdadı davasıdır.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davacı vekili, davaya konu keşideci ... ŞİRKETİ'nin yazmış olduğu ... Bankası Şube .. 06.03.2023 Tarih ve ... Seri Numaralı 75.000-TL Tutarlı çekin zayi olması nedeniyle çekin iptali için dava açıldığı, .. 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında istirdat davası açılması için tarafına süre verildiğinden bahisle çekin istirdadı için talepte bulunduklarını, taraflarınca takipte hem imzaya hem de borcaya itiraz ettiklerini, çekin kötü niyetle iktisap edildiğini ileri sürmüştür.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının dava konusu çeki şahsi alacağına ilişkin olarak almış olduğunu, çeki borcuna ilişkin olarak ... isimli kişiye ciro ederek vermiş, ...’in çeki ibrazında ödeme yasağı kararı nedeni ile çek bedelinin ödenmemesi üzerine çeki bedelini alarak geri iade etmiş olduğunu, çeki icra takibine konu ettiğini, mezkur çekin düzgün bir ciro silsilesi ile tarafına ulaşmış olduğunu, çeke ilişkin olarak iyiniyetli yetkili hamil olduğu hususunun sabit olduğunu savunmuştur.... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından davacı ve dava dışı ...Ltd. Şti. , ...,...ve...LTD. Şti.aleyhine, 06.03.2023 Tarih ve ... Seri Numaralı 75.000-TL çek dayanak gösterilerek, 75.000,00 TL asıl alacak, 839,38 TL faiz, 7.500,00 TL tazminat, 225,00 TL komisyon olmak üzere toplam 83.564,38 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.... 21. İHM'sinin ... Esas sayılı sayılı dosyası incelendiğinde davacının ... , davalının ... olduğu, davanın imzaya itiraz davası olduğu, davanın █████/2023 tarihinde karara çıktığı ve gerekçeli karar ile "Davalı vekiline yapılan usule uygun tebligat sonrasında vekillikten istifa ettiği, vekillikten istifa dilekçesi ile davacının imzaların bulunduğu kurum isimlerinin bildirilmesi ve bilirkişi ücretinin kesin süre içinde yatırılmasına ilişkin ihtarın bulunduğu tensip zaptının ispat yükü üzerinde olan davalı asile usulüne uygun tebliğ edildiği, kesin süre içinde kurum isimlerinin bildirilmediği ve bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmakla, imzaya itirazın kabulü ile ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasındaki takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, imza incelemesi yapılmadığından ve bu nedenle yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."denilerek imzaya itirazın kabulü ile ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır....5. İcra Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası incelendiğinde, müştekinin ... ŞİRKETİ, sanık ... hakkında "Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan açılan davada verilen █████/2026 tarihli karar ile sanık ...'in ...Bank A.Ş. ...Şubesi hesabından keşide edilen ... nolu, █████/2022 keşide tarihli, 89.800,00 TL miktarlı, █████/2022 ibraz tarihli çek ve ... Bankası ... Şubesi hesabından keşide edilen ... nolu, █████/2022 keşide tarihli, 165.000,00 TL miktarlı, █████/2022 ibraz tarihli çek bakımından; iki adet çek bakımından karşılıksız çek düzenlemek suçunu işlediği sabit olduğundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davaya konu çekin müvekkilinin eline hiç ulaşmamış olduğunu, imzaya itirazlarının davalı tarafça da ikrar edildiğini, davalı tarafça çekin nasıl ele geçirildiğinin ispat edilemediğini, taraflarınca imza itirazına yönelik olarak ikame edilmiş olan ... 21. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas, ...Karar sayılı dosyasından imza itirazının kabulüne karar verildiğini, bu nedenle davada yeniden imza incelemesi yapılması hususunun usul ekonomisine aykırı olduğunu ancak hak kaybı yaşanmaması sebebiyle kurumları bildirdiklerini belirterek usul ekonomisi nedeniyle tekrar imza incelemesi yapılmamasını, davanın kabulü ile çekin istirdadına ve taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli celse 4 nolu ara kararı ile davalı vekiline, cevap dilekçesinde çeki şahsi alacağına ilişkin olarak aldığını ve borcuna istinaden ciro ettiğini beyan etmesi nedeniyle, çekin tevdii alınmasına ve ciro edilmesine dayanak sözleşme, ödeme belgesi, faturalar ile dayanak tüm belge asıllarının mahkeme kasasına alınmak üzere ön inceleme duruşmasına kadar verilen kesin süre içerisinde dosyaya sunulmasına, sunulmaması halinde mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağı ihtar edilmiş, davalı vekili █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davalı ...'in dava konusu çeki şahsi alacağına ilişkin olarak almış olduğunu, çeki borcuna ilişkin olarak ... isimli kişiye ciro ederek verdiğini, ...’in çeki ibrazında ödeme yasağı kararı nedeni ile çek bedelinin ödenmemesi üzerine çeki bedelini alarak müvekkiline geri iade ettiğini, çekin kambiyo niteliği itibari ile ciro silsilesi itibari ile sabit olan bir duruma ilişkin olarak ayrıca sözleşme, fatura veya ödeme belgesi bulunmasının bir koşul olarak öne sürülemeyeceği hususunun sabit olduğunu, davalının mevcut çeke ilişkin olarak bir faturasının bulunmaması veya bir sözleşmenin bulunmaması hususu müvekkilin aleyhine bir değerlendirme yapılmasına sebebiyet veremeyeceğini, huzurdaki davanın çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve davacı ... tarafından imza itirazına yönelik olarak ikame edilmiş olan ... 21. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasından imza itirazının kabulüne karar verilmiş olduğu hususunun sabit olduğunu, bu hali ile huzurda ki davada yeniden imza incelemesi yapılması hususunun usul ekonomisine aykırı olacağı sabit olmakla imza incelemesine ilişkin ara karardan rücu edilmesini ve davacı yanın dava dilekçesinde çeki nasıl ve ne şekilde zayi ettiğine dair tek bir beyanda dahi bulunmadığı hususu sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.... 21. İHM'sinin ... Esas... K sayılı sayılı kararında; davalı tarafça (...) Mahkemece verilen kesin süre içinde kurum isimlerinin bildirilmediği ve bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle imzaya itirazın kabulüne karar verildiği ancak dosya kapsamında imza incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla, dosya ATK Fizik İhtisas Kuruluna gönderilerek imza incelemesi yaptırılmış, inceleme konusu çek arka yüzünde "..." kaşe izi üzerine atılı 1. ciro imzası ile davacı şirket yetkilisi ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.HGK'nun... E, ... K. Nolu 17.11.2022 tarihli ilamında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nin 72/1. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778 ve 818).Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil, ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu, ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir anlatımla borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def’îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) md. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu olan çekin ciro silsilesinde şeklen bir bozukluk olmamakla birlikte davacı tarafça çekin rıza dışında elden çıktığını beyanla davalılara yönelik olarak istirdat davası açmıştır. İşbu davada ispatlanacak olan vaka çeki zayi ettiğini iddia eden tarafın elinden rıza dışı çıktığını ve sonuçta hamilin eline geçmekle beraber davacının hamile nazaran üstün hakkı olduğunu ispatlamasına bağlıdır. Davacı bunu ispatladığı taktirde çekin son meşru hamili olacağından doğal olarak çekin kendisine iadesi gerekmektedir. (Emsal için bkz Yargıtay 19 HD'nin ... E ... K sayılı kararı).6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır.Bu minvalde yapılan incelemede çek arka yüzünde "..." kaşe izi üzerine atılı 1. ciro imzası ile davacı şirket yetkilisi ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşılmış olup, her ne kadar davalı taraf çekin iktisabında iyi niyetli olduğunu ispat yükü altında değil ise de; davalı tarafça söz konusu çekin şahsi alacağına ilişkin olarak alındığına dair dosyaya herhangi somut bir delil sunulmamış olduğu dolayısı tüm dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, somut olayda çekin iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği kanaatine varılarak davanın davalı ... yönünden kabulü ile, çekin davalı ...'den istirdatı ile davacıya verilmesine hükmedilmiş, diğer davalı ciranta ...'in ise çeki ...'e iade etmiş olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın davalı ... yönünden KABULÜ ile, ... Bankası ...Şubesi'ne ait, 06.03.2023 keşide tarihli, ... çek numaralı 75.000,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak (istirdadı ile) davacı tarafa verilmesine,2-)Davanın diğer davalı ... yönünden HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,3-)Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.123,25 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.280,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,43 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına,4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,5-)Davacı tarafından yapılan 1.280,82 TL peşin/nisbi harcı, 5.900,00 TL ATK Fatura ücreti, 1.780,75 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.961,57 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,6-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır