Anahtar kelimeler: Genelkurmay Kaleme Sitesinde Kuvvetleri Haber Davacıkarşı Başkanı Davalıkarşı İnternet Silahlı
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ 30... /2247 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı olarak görev yaptığını, davalı ... tarafından kaleme alınan davalı .. isimli internet haber sitesinde yayınlanan 27.04.2018, 28.04.2018, 29.04.2018, 30.04.2018, 21.10.2017, 01.08.20 17... .07.2017 tarihli yayınlar nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş kararı ile erişimin engellenmesi kararı verilmesine rağmen iş bu karar işlevsiz kalacak şekilde yayınlara devam edildiğini, dava konusu yayınlar nedeniyle Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı ceza dosyasında davalı hakkında müvekkiline yönelik kamu görevlisine alenen hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, haberlere konu olan gizli tanık ifadesinin ve yayınlarda ifade edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkili hakkında yapılan haksız isnadın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, iftira içerikli yayınlar ile kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığını, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili ile davalıların kınanması ve kınama kararının tirajı yüksek 2 gazetede yayınlanması isteminde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde müvekkili hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin hak arama özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 5,00 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsili ile kınama kararının .. ve .. Gazeteleri'nde yayınlanması isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ..- .. Prodüksiyon İletişim Tan. Dan. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayınların Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ceza dosyasında ifadesine başvurulan gizli tanık .. kod adlı kişinin beyanlarına dayandığını, gizlilik kararı bulunmadığından duruşmanın aleni olarak yapıldığını, bir gazetecinin bu tanık beyanına dayalı olarak haber yapmasının basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, dava konusu yayınların güncel olduğunu, verilmesinde kamu yararı bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin 25.04.2018 tarihli duruşmada dinleyici olarak bulunduğunu, gizli tanık ... kod adlı kişinin davacı hakkındaki iddiaları ile ilgili dava konusu yayınların yapıldığını, tanık beyanının basın özgürlüğü kapsamında okuyucuya aktarıldığını, verilmesinde kamu yararı bulunduğunu, yayınların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı-karşı davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde sarf edilen söz ve ifadelerin Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında olduğunu, davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli 2018/3 51... /426 sayılı kararı ile dava konusu yayınların somut bir olgu ya da emareye dayanmayıp görünür gerçeğe uygun olmadığı, yayında davacı hakkında suçlayıcı ifadeler kullanıldığı, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş kararı ile erişimin engellenmesi kararı verilmesine rağmen karar işlevsiz kalacak şekilde yayınlara devam edildiği, dava konusu yayınlar nedeniyle Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı ceza dosyasında davalı hakkında davacıya yönelik kamu görevlisine alenen hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dava konusu yayınlarda kullanılan söz ve ifadeler ile davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline; davalıların, davacının kişilik haklarına yönelik yaptığı tecavüzün kınanmasına, hüküm özetinin tirajı en yüksek bir gazetede yayımlanmasına; asıl dava dilekçesinde sarf edilen söz ve ifadelerin hak arama özgürlüğü kapsamında olup, davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli 2021/5 59... /679 Karar sayılı kararı ile dava konusu yayınlar bir arada değerlendirildiğinde, davalı karşı davacı ...'un, davacı karşı davalıya yönelik somut bir isnadının söz konusu olmadığı, davacı hakkında beyanda bulunan gizli tanık ...'ın ifadelerinin okuyuculara aktarıldığı; davacının bulunduğu konum dikkate alındığında, gizli tanığın iddialarının haber değeri taşıdığı, haber yapılmasında kamu yararı bulunduğu, davaya konu haberlerde kullanılan başlık ve ifadelerin gazetecilik üslubu gereği okuyucunun dikkatini çekmeyi amaçladığından hukuka uygun olduğu, yayınların toplumun haber alma hakkı ve diğer anayasal haklar çerçevesinde hukuka uygun olarak yapıldığı hususları dikkate alındığında yazıda öz ile biçim arasındaki dengenin korunduğu, dava konusu haber nedeniyle demokratik bir toplumda davalı tarafın ifade ve basın özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektirir bir ihtiyaç bulunmadığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, bu itibarla davacı karşı davalı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluşmadığı, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin isabetli olmadığı gerekçesi ile davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekili ve davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı karşı davalı yararına TBK'nın 58 inci maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına; davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, dava konusu 27.04.2018 tarihli 1. yayına yönelik Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş sayılı kararı ile erişimin engellenmesi kararı verilmesine rağmen karar işlevsiz kalacak şekilde 28.04.2018, 29.04.2018, 30.04.2018 tarihlerinde sistematik olarak yayınlara devam edildiği, yayınların özü gizli tanık ifadelerine dayandırılmış ise de tanık beyanlarının doğruluğuna ilişkin somut bir bilgi ya da emare bulunmadığı, davacı karşı davalı hakkında isnat edilen hususlarla ilgili başlatılmış bir ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunmadığı, doğrulanmamış ve/veya yanlış bilgilerin yayılmasında kamunun haber alma hakkı bulunduğunun kabul edileyeceği (AYM; Enver Kaya (3), B. No: ██████████, 06.09.2023, § …), yayınlarda kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunmadığı, kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; dava konusu yazılar nedeniyle davacının şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalı tarafın basın ve ifade özgürlüğünden üstün tutulması ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, demokratik bir toplumda davalı tarafın ifade ve basın özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektirir sosyal bir ihtiyaç bulunduğu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı anlaşılmakla TBK'nın 58. maddesi gereği davacı-karşı davalı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine; davalı-karşı davacı ... tarafından açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; gizli tanık ...'ın tüm beyanlarının gerçek dışı olduğunu, bu beyanlar çarpıtılarak yapılan dava konusu yayınlar nedeniyle halen Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı olan müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, sarf edilen söz ve ifadelerin hakaret ve iftira niteliğinde olduğunu, müvekkili hakkında yapılan haksız isnadların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, iftira içerikli yayınlar ile kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığını, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş kararı ile erişimin engellenmesi kararı verilmesine rağmen karar işlevsiz kalacak şekilde sistematik olarak yayınlara devam edildiğini, bu hususun davalı tarafın saldırısının ağırlığını gösterdiğini, dava konusu yayınlar nedeniyle Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ceza dosyasında davalı hakkında müvekkiline yönelik kamu görevlisine alenen hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı olmadığını; tazminat ve kınama taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ceza yargılamasının 25.04.2018 tarihli duruşmasında dinleyici olarak bulunduğunu, gizli tanık ...'ın davacı-karşı davalı hakkındaki iddiaları üzerine dava konusu yayınların yapıldığını, tanık beyanının basın özgürlüğü kapsamında okuyucuya aktarıldığını, haberin yapılmasında kamu yararı bulunduğunu, yayınların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayınların Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ceza dosyasında ifadesine başvurulan gizli tanık ...'ın beyanlarına dayandığını, bir gazetecinin bu tanık beyanına dayalı olarak haber yapmasının basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, dava dışı gizli tanığa bu konuda husumet yöneltilebileceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava konusu yayınların güncel olduğunu, haberin yapılmasında kamu yararı bulunduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl davada uyuşmazlık; ... isimli internet haber sitesinde ... tarafından kaleme alınan 27.04.2018, 28.04.2018, 29.04.2018, 30.04.2018, 21.10.2017, 01.08.20 17... .07.2017 tarihli yayınlar nedeniyle davacı-karşı davalının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, davalıların kınanması ve kınama kararının yayınlanması istemine ilişkindir.
Karşı davada uyuşmazlık; asıl dava dilekçesinde sarf edilen söz ve ifadelerin davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu iddiası ile manevi tazminat ve kınama kararının yayınlanması istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 tarih ve ████████-████████ sayılı kararındaki gerekçelerle davanın tümden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluk görüşüne iştirak edemiyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!