Anahtar kelimeler: Kuyusunun Kaline Deponun Deposu Kargir Deposunun Kestiğini Meni Yaptırdığı Kaynağını
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 1 81... parsel sayılı taşınmazda bulunan kargir su deposunun müvekkillerine ait olduğunu, davalının, davacılara ait su kuyusunun 2 metre yanına su deposu yaptırmak suretiyle müvekkillerinin su kaynağını kestiğini ileri sürerek; müdahalenin men'i ile davalının yaptırdığı deponun kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince: “davalıya ait 1 81... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde davacılara ait bir su kuyusunun kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı da kendi parseli içinde yeni bir su deposu yaptırmıştır. Mahkemece yapılacak iş mahallinde yeniden keşif yapılarak açılan yeni deponun tapunun beyanlar hanesinde şerhli ve davacılara ait olduğu belirlenen kuyunun suyunu etkileyip etkilemediği, etkilemesi halinde davalı tarafça açılan deponun kapatılması halinde suyun ilk kuyuya dönüp dönmeyeceğinin net bir biçimde açıklığa kavuşturulması, eski hale gelmeyecek ise davanın şimdiki gibi reddedilmesi, aksi halde davanın kabulü ile saptanan bu sonuca ve davacının tapuda şerh edilmiş bir su kuyusunun bulunmasına göre, gerekirse su rejimi kurmak suretiyle ihtilafı çözmekten ibarettir.
Mahkemece suların en az olduğu dönemde yeniden keşif yapılarak deponun kapatılması halinde dava konusu önceki kuyudaki suyun eski hale gelip gelmeyeceğinin bilirkişilerden rapor alınarak kesin ve açık olarak saptanması, sonucuna göre gerekirse su rejimi kurma yoluna gidilmesi gerekirken değinilen yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş , bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir..” şeklindeki gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı tarafın karar düzeltme başvurusu da reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “yağışın en düşük olduğu dönem yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu suyun arazinin hudutlarını aşacak debide olmadığı, malikinin ihtiyaçlarını aşar nitelikte de olmadığı, komşuların yararlanmadığı, dolayısıyla genel sulardan olmadığı, dava konusu su kuyusuna, davalılar tarafından yapılan su kuyusunun kapatılması halinde yeniden hemen dolmayacağının tespit edildiği ve davacının yine yararlanamayacağı, davalılar tarafından yapılan bir müdahalenin varlığından söz edilemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, bozma ilâmının gereklerinin yapılmadığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, beyanlar hanesindeki şerhin dikkate alınmadığını, davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, suya el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!