Anahtar kelimeler: Babaannesi Tenkisine Sakarya Muris Vasiyetnamesi Vasiyet Vasiyetnamenin Malvarlığının Düzce İntikal

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Düzce 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının babaannesi muris ... tarafından düzenlenen 12.10.2017 tarihli vasiyetnamesi ile tüm malvarlığının davacıya vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin iptali ve tenkisine yönelik açılan davanın reddine karar verildiğini, muris adına kayıtlı taşınmazların davalılar adına intikal ile tescil edildiğini, tapu kayıtlarının davalılar adına olduğunu, tapu kayıtlarında yolsuz tescilin gerçekleştiğini ileri sürerek vasiyetnamenin aynen yerine getirilmesini ve yapılan yolsuz tescil işlemlerinin iptali ile taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... cevap dilekçesinde; mirasçılar olarak kendi aralarında anlaşarak taşınmazların paylaştırıldığını, vasiyetnamenin iptaline ilişkin açılan davanın kesinleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali ve tenkisine ilişkin davanın henüz kesinleşmediğini, vasiyetnamenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin vasiyetnamesindeki iradesinin mirasçı atamaya yönelik olduğu, davacı tarafından vasiyetnamenin tenfizini istemek yerine mirasçılık belgelsi almak için Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat edilmesi gerekirken, muayyen mal vasiyeti varmış gibi eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin irade beyanından da anlaşılabileceği üzere tenfizi istenilen vasiyetnamenin belirli mal bırakmaya ilişkin olmayıp davacı ...'in mirasçı sıfatıyla atanmasına ilişkin olduğu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, davacının yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden, dava dilekçesinde yapılan incelemede davacı tarafından vasiyet alacaklısı sıfatıyla işbu davanın açıldığı, vasiyetnamenin tenfizi talebi kapsamında yasal mirasçı olan davalılara intikal edilen taşınmazlarla ilgili tapu iptali ve tescil talep edildiği, ayrıca yolsuz tescil talebinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamede mirasçı ataması yapılmadığını, tenfizine karar verilmesi gerektiğini, yasal mirasçılar tarafından intikaller yapılarak taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini, alınacak mirasçılık belgesi ile tapuda işlem yapılmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde aynı zamanda yolsuz tescile yönelik tapu iptali ve tescil taleplerinin olduğunu, usul ekonomisi gereği davacı adına tescile karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598/2 hükmü "Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, Sulh Mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yine 4721 sayılı Kanun'un 600. maddesi uyarınca, muayyen mal vasiyeti ile vasiyet alacaklısı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Vasiyet alacaklısı yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.Somut olayda, 12.10.2017 tarihli vasiyetname ile muris ... tarafından malvarlığının tümünün davacı ...'e vasiyet edildiği, vasiyet içeriğinden anlaşıldığı üzere davacı ...'in atanmış mirasçı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, atanmış mirasçının vasiyetnamenin tenfizini istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Tenfize konu vasiyetname iptal edilmediğinden davacı tarafından 4721 sayılı Kanun'un 598/2 hükmü uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesince verilecek atanmış mirasçılık belgesiyle kendisine vasiyet edilen malvarlığının intikali talep edilebilecektir. Ne var ki, atanmış mirasçı tarafından kendisine vasiyet edilen malvarlığının, diğer mirasçılar olan davalılar adına intikal edildiği görülmüştür. Bu durumda, atanmış mirasçının vasiyetname içeriğine aykırı olan intikallere yönelik, tapu iptal ve tescil davası açabileceği kuşkusuzdur.Yapılan incelemede davacı tarafından, bu amaçla dava açıldığı ve dava dilekçesinde intikal gerçekleştiğinden davalılar adına oluşan sicilin iptali ile kendi adına tesciline dair talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.Bu doğrultuda, atanmış mirasçının vasiyetnamedeki malvarlığına başka türlü sahip olma imkanı bulunmadığı gözetilmeksizin hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.