Anahtar kelimeler: Çorlu Konusuz Pilon Atılarak Hattı Ret Hakkın Nakil İrtifak Enerji

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorlu 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 869 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını, taşınmazın acele kamulaştırılmasına rağmen altı aylık makul süre içerisinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürerek irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığı olarak belirlenecek tazminat bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin el atma tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.2. Davacı idare vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 869 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulü ile kamulaştırma konusu pilon yeri ve irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin çok düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, yüksek enflasyon karşısında kamulaştırma bedelinin dava tarihi itibarıyla belirlenmesinin doğru olmadığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, taşınmazın üzerinden geçen enerji nakil hattı nedeniyle değer düşüklüğü oranının düşük belirlendiğini, davalı lehine asıl ve birleştirilen davada ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup denetlenemediğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin fazla olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, faize, faiz başlangıç tarihine, niteliğine ve oranına itirazının olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken münavebeye yüksek gelir getiren ürünlerin esas alınmasının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, terkin sınırının altında kalan bakiye karar harcının tahsil edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tespit edilmesinde 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık bulunmadığı, taşınmaz üzerinde öncesine ait irtifak hakkı olmadığı, mahkemece faiz ve vekâlet ücreti konusunda kurulan hükmün uygun görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriAsıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup denetlenemediğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin fazla olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, faize, faiz başlangıç tarihine, niteliğine ve oranına itirazının olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, asıl davada kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat; birleştirilen davada kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tespit edilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.