Anahtar kelimeler: Hayatta Vasiyetname Annesi Müteveffa Kızı Vasiyet Vasiyetnamenin Parselde Vefat Konya

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesi ...'ın vefat ettiğini, müteveffa hayatta iken kızı olan müvekkili lehine 11.10.2004 tarihli vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetname ile 27 92... parselde bulunan 1. Kat 6 numaralı taşınmazı müvekkiline vasiyet ettiğini, söz konusu vasiyetnamenin açılmış taraflara tebliğ olduğunu, düzenleme şeklindeki resmi vasiyetname ile müvekkili lehine vasiyet edilen 27 92... parselde bulunan, 1. Kat 6 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştirII. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 27 92... parsel 1. Kat 6 numaralı bağımsız bölümün muris ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile; davanın niteliğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre; İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu vasiyetnamenin, miras hukukunun saklı pay kurallarına aykırı olduğunu, miras bırakan ...'ın, taşınmazını kızı ...’a bırakırken sağ kalan eşi ...’ın saklı payını gözetmediğini Türk Medeni Kanunu’na göre sağ kalan eşin saklı payının korunması gerektiğini, Mahkemenin, vasiyetnamenin tenfizi kararında saklı pay denetimini re'sen yapması gerektiğini, bu nedenle, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.Vasiyetnamenin tenfizi davası vasiyet alacaklısı tarafından tüm mirasçılara karşı açılır. Yasal mirasçılar ise 4721 sayılı Kanun'un 599. maddesi gereğince mirasbırakanın külli halefi olarak, mirasbırakanın ölümü ile mirasa konu tüm malvarlığını hiçbir işleme gerek kalmaksızın bir bütün halinde kazanırlar. Bu derhal geçiş kuralı külli halefiyetin bir sonucudur. Bu bakımdan yasal mirasçılar mirasbırakanın ölümü ile vasiyet alacaklılarına karşı vasiyet borçlusu konumuda olup vasiyet alacaklısı sadece yasal mirasçılara karşı alacak hakkını ileri sürebilir.Vasiyet alacaklısı murisin kanuni mirasçısı ise hem davacı hem davalı sıfatını almayacağından, diğer mirasçılar davalı tarafta yer alacaktır. Lehine vasiyet edilen mirasçı terekeyi temsilen davalı olmadığı için kendi miras payı dışında kalan, diğer mirasçıların miras payına isabet eden payın iptalini talep edebilir. Davacı kendi payı için talepte bulunmadığından, dava değeri hüküm altına alınan davalıların miras payına karşılık gelen oranda taşınmazın değeridir.Davanın kabulüne karar verilmesi halinde hüküm altına alınan davalıların miras payıdır. Dava konusu taşınmaz tarafların murisi adına kayıtlı olup davanın 3/4 miras payı, davalının 1/4 miras payı vardır. Davacı vasiyetnamenin tenfizini talep etmektedir. Netice itibariyle mahkemece davalının 1/4 payı iptal edilerek dava konusu taşınmazın tamanının davacı adına tesciline karar verilmiştir. Bu nedenle taşınmazın tamamının bedeli üzerinde davalı aleyhine harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Ne var ki; yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "55.535,35" ibaresinin çıkartılarak yerine "13.883,84" ibaresinin yazılmak suretiyle, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "125.818,60" ibaresinin çıkartılarak yerine "32.519,6" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.