Anahtar kelimeler: Başarıyla Muteber Doktora Hizmete Mecburi Eğitimi Eğitimini Eğitiminden Mahsus Kefalet

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Artvin 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkili ...'in davalı Üniversite tarafından doktora eğitimi için ... Üniversitesi'ne görevlendirildiğini ve eğitimini başarıyla tamamladığını, doktora eğitiminden sonraki mecburi hizmete dair 15.06.2012 tarihli Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin müvekkili ... ve kefil olarak da diğer müvekkili ... tarafından imzalandığını, müvekkili ...'in 2017 yılının Ocak ayında davalı Üniversitede araştırma görevlisi doktor olarak görevine başladığını, 2017 yılının Mayıs ayında ... Anadolu Üniversitesinde Yardımcı Doçent Doktor olarak görev almaya hak kazandığını, ancak davalı Üniversitenin muvafakatname vermekten imtina ettiğini, mecburi hizmet ödemesini ifa etmeden herhangi bir Üniversitede görev almasının engellendiğini, davalı tarafça senede dayanarak müvekkili ...'in üniversitede görev yaptığı süre boyunca aldığı maaşların talep edildiği ve aleyhine başlatılan Artvin İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı icra takibinin itirazları üzerine durdurulduğunu, ancak açılan itirazın iptali davası neticesinde müvekkillerinin itirazlarının ayrı ayrı iptaline ve aleyhlerine %20 icra inkar tazminatına dair verilen kararının kesinleştiğini, Anayasa'nın 18. maddesiyle düzenlenen angarya yasağı gereği müvekkili ...'in çalışması karşılığı kazandığı maaşın iadesinin talep edilemeyeceği gibi müvekkillerinin mecburen imzaladıkları senedin 5. maddesi uyarınca aldığı maaşların %50 fazlası ve faiziyle birlikte talep edilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek; mezkur senedin feshine, aksi kanaatte ise senedin 3. ve 5. maddelerinin iptaline ve bugüne kadar davalıya ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı ...'e çalışması karşılığı maaş ödendiğinden durumun angarya olarak nitelendirilemeyeceğini, davacıların davaya konu senedi kendi rızalarıyla imzaladıklarını, ...'in toplam mecburi hizmet süresinin 1.641 gün olup yalnızca 200 günü tamamlamış olduğunu, kalan 1.441 günü tamamlamadığından davaya konu senedin 3. ve 5. maddeleri gereği taahhüt ettiği meblağları ödemekle yükümlü olduğunu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (2547 sayılı Kanun) 35. maddesinin son fıkrası uyarınca öğretim elemanlarının mecburi hizmetlerini kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarında yerine getirmelerinin yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarih ve ████████ E., ███████ sayılı kararıyla; davacıların yüklenme ve kefalet senedininin zorla imzalamalarının söz konusu olamayacağı ve her ne kadar davacıların 2547 sayılı Kanunun 35. maddesine göre yapılan görevlendirme kapsamında çalışırken aldıkları maaşın yüklenme senedindeki şartların ihlali halinde geri verilmesi yönündeki düzenleme ile ücret ödenmeksizin çalışmış olma durumunun ve senet maddesinde maaşların geri ödeneceği yönündeki düzenlemenin bu yönüyle angarya yasağının ihlali niteliğinde kabul edilmesi halinde dahi, 01.08.2017 tarihli borç sözleşmesinin imzalanması suretiyle borcun ikrar edilmesi gerekçesiyle, davanın esastan reddine karar verilmiş, davacıların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararıyla; mecburi hizmet taahhüdünün ihlali halinde maaşların geri verilmesiyle araştırma görevlisinin ücret ödenmeksizin çalışmış olacağı, senet maddesinde maaşların geri ödeneceği yönündeki düzenlemenin angarya yasağının ihlali olduğu ve davacıların istirdadını talep ettiği miktarın belirlenerek değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mecburi hizmet taahhüdünün ihlali halinde maaşların geri verilmesiyle araştırma görevlisi ücret ödenmeksizin çalışmış olacağından, davaya konu senet maddesinde maaşların geri ödeneceği yönündeki düzenlemenin angarya yasağının ihlali olduğu, bu itibarla 01.08.2017 tarihli taksitlendirme sözleşmesininde aynı yasak kapsamında bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacılar tarafından davalıya ödenen 426.834,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin, vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak davalı Üniversite harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacı ...'in 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi ve Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesi uyarınca mecburi hizmetini tamamlamak zorunda olduğunu, davaya konu senedi kendi rızalarıyla imzalayan davacıların senedin 3. maddesi gereği mecburi hizmet taahhüdünden doğan bedeli ödemekle yükümlü olduklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca imzalanan yüklenme ve kefalet senedine istinaden yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.1. 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi; “Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler. (Ek fıkra: 17/8/1983 - ███████ md.) Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler. (Ek fıkra: 17/8/1983 - ███████ md.) Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. (Ek cümle: █████/2014-███████ md.) Bu mecburi hizmet, eş durumu ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemez. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır." şeklinde düzenlenmiştir.2. Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “Görevlendirme veya atama işlemlerinden önce adaylardan, kendilerine kadrosu tahsis edilen üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünde 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi şartları içinde lisansüstü eğitim-öğretim süresi kadar mecburi hizmeti yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınır. Bu senette ilgili araştırma görevlisinin lisansüstü eğitim-öğretimlerini tamamlamasından sonra ne kadar süre sonra kadroyu tahsis eden üniversiteye veya yüksek teknoloji enstitüsüne döneceğinin belirten bir hüküm de yer alır.'' hükmünü havidir.3. Açıklanan bu mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı araştırma görevlisine mecburi hizmet çalışması karşılığında yapılan maaş ve katkı payı ödemelerinin iadesi halinde Anayasa’nın 18. maddesinde zorla çalıştırma yasağı ile birlikte düzenlenen angarya yasağına aykırı olarak ücret ödenmeksizin çalışmış olacağı, dava konusu taahhütname ve kefalet senetlerinde aksi yönde yer alan düzenlemenin ise zorla çalıştırma ve angarya yasağının ihlâli niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.