Anahtar kelimeler: Tencere Süreciyle Fuarlarda Algı Arge Sektörel İsmiyle Üretildiği Birebir Satışta

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████ KararDAVA
: Haksız Rekabetten Kaynaklı TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... San. Tic. A.Ş.’nin 2006 yılında AR-GE süreciyle geliştirdiği, sektörel fuarlarda tanıtımını yaptığı ve uzun yıllardır satışta olan “...” tencere tasarımının, davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından birebir taklit edilerek “...” ismiyle üretildiği, diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ise pazarlanıp satıldığı belirtilmiş, söz konusu ürünlerin haksız rekabet oluşturacak şekilde müvekkilin özgün tasarımına benzerliğiyle piyasaya sunulduğu ve tüketicide müvekkil ile davalılar arasında ticari bağ olduğu yönünde yanıltıcı bir algı yaratıldığı ifade edilmiştir. Dilekçede, Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitle ürün benzerliğinin bilirkişi tarafından da ortaya konulduğu vurgulanmış, davalıların bu eylemleriyle müvekkilin pazar payı, ticari itibarı ve müşteri kitlesinin zarar gördüğü, ürünlerinin kalitesiz taklitleri nedeniyle prestij kaybı yaşadığı, bu durumun Türk Ticaret Kanunu 56. ve devamı maddeleri kapsamında açıkça haksız rekabet teşkil ettiği ve müvekkilin ekonomik menfaatlerinin ihlal edildiği ifade edilmiştir. Bu nedenle, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, haksız rekabet oluşturan ürünlerin el konularak imhası, uğranılan zararların tazmini için şimdilik 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, ileride telafisi güç zararların önlenmesi adına, dava konusu ürünlerin üretim ve satışının ivedilikle durdurulmasını teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Dilekçede ayrıca delil olarak; arabuluculuk tutanakları, müvekkile ait katalog ve fuar içerikleri, tespit dosyası, karşı taraf ürün görselleri ve bilirkişi incelemesi sunulmuş, ihtiyati tedbirin teminatsız uygulanması talep edilmiştir.CEVAP
:Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş.’nin “...” adlı tencere setine ilişkin tasarımının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olmadığı ve bu nedenle bilirkişi raporunun hatalı olduğu, SMK hükümleri uyarınca değil yalnızca TTK kapsamında inceleme yapılabileceği ileri sürülmüş, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasına konu 05.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Dilekçede, dava konusu tencere tasarımının aslında 2005 yılında ... tarafından üretilip yayımlandığı ve davacının iddiasının aksine ilk tasarlayan taraf olmadığının katalogla ispatlanacağı, piyasada benzer formlarda satılan iç içe geçmiş tencere setlerinin aynı veya çok benzer gövde, kapak ve kulp formlarına sahip olduğu, bu benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, davalı ürünlerinde yer alan "..." markasıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, çünkü hedef kitlenin (ev hanımları) bilinçli tüketicilerden oluştuğu ve fiyatmarka farklarını ayırt edebileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, Yargıtay kararlarına dayanılarak, yalnızca şekil benzerliğiyle haksız rekabet iddiası ileri sürülemeyeceği, ürünün anonim hale geldiği, kamuya mal olmuş tasarımlarda koruma talep edilemeyeceği belirtilmiş, davacının ne öncelik hakkı ne de korunabilir bir tasarımı olduğu ileri sürülerek ihtiyati tedbir talebinin ve esas davanın reddi talep edilmiştir.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1996 yılından bu yana uzun yıllardır metal mutfak eşyaları sektöründe faaliyet göstermekte olup, ürünlerini Türkiye’nin yanı sıra Dünya’nın bir çok ülkesinde de tüketicilerin hizmetine sunduğunu, müvekkili şirketin dava konusu tencere setini aralarındaki ticari faaliyetler çerçevesinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti’nin emir ve talimatları doğrultusunda imal ettiğini, müvekkili firmanın dava konusu tencerelerin tasarım, boyut ve konstrüktif yapılarının tescil belgesi ile veya TTK’nın haksız rekabet hükümleri ile korunan herhangi bir tasarıma benzediği hususuna ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını, dava konusu edilen ürünün iç içe geçebilen çoklu parça paslanmaz çelik tencere seti olup, uzun süredir piyasada yaygın ürünler olduğunu ve teknik gereklilik gereği doğan ürünler olduğunu, davacı tarafın 2006 yılında piyasaya sunduğunu iddia ettiği “....” tencere setinin hem Türkiye hem de yurt dışında çok daha önceden kamuya sunulmuş olduğunu, ... kataloglarında yer alan “...”, ....’in 2005 yılında piyasaya sürülen “...” ürünü, ....’in 2003 yılına ait “....” ve “...” iç içe geçebilen setleri ve diğer marka ürünlerinin davacının dava konusu ürünlerinin ilk defa davacı tarafından piyasaya sürülmediğini, pazarda ürünlerin ayırt edilmesini sağlayan temek unsurun yalnızca şekli değil, marka, logo, etiketleme, ambalajlama gibi unsurların etkili olduğunu ve dava konusu ürünlerin hem görsel hem de işlevsel bir çok fark nedeniyle karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, delil tespiti kapsamında alınan ve müvekkili şirket ile diğer davalının savunmaları alınmaksızın tek taraflı şekilde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunun değerlendirmesinde bilinçli tüketici algısı, teknik zorunluluklar, seçenek özgürlüğü gibi kavramların değerlendirilmediğini belirterek davacının davasının tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, TTK madde 56 uyarınca açılan haksız rekabetin tespiti, men'i, imhası ile haksız rekabet nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .. Numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.Uyuşmazlık, davalıların ürettiği tencelerin davacının üretimi olan tencereler bakımından iltibas yaratacak nitelikte olup olmadığ, ayırt edici özelliğinin olup olmadığı, haksız rekabet teşkil edip etmediği, rekabetin ortadan kaldırılması ve maddi-manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı anlaşıldı.Dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davalılarla ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun bulunmadığı, Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davacıyla ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun bulunmadığı, diğer davalı ile cari hesap ilişkisinin olduğu, Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davacıyla ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun bulunmadığı, diğer davalı ile cari hesap ilişkisinin olduğu, Rapor içeriğinde ayrıntıları açıklandığı üzere davalıların ürettiği ve pazarladığı dava konusu tencere setinin, davacının ürettiği tencere seti ile iltibas (karıştırılma) yaratmadığı hususunun takdirini Sayın Mahkemenize ait olduğu; Sayın Mahkemenizin Sayın Mahkemenizin dava konusu tencere setleri arasında iltibas bulunduğu kanaatinde olması durumunda, rapor içeriğinde ayrıntıları açıklandığı üzere davacının ürettiği tencere setinin mutlak yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığı; buna bağlı olarak davacının öncelik/üstün hakkının bulunmadığı hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Davacı tarafa ait “...” isimli ürün ile davalı taraflara ait olduğu iddia edilen “...” isimli ürünün bilgilenmiş kullanıcıda bıraktıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,Davacı tarafa ait 2006 kamuya sunuş tarihi olduğu iddia edilen “...” isimli ürününün tasarımının dosyada sunulan ve 2005 yılına ait olduğu iddia edilen ... firmasının kataloğundaki “...” isimli ürünün tasarımı ile benzer olduğu, ilgili kataloğun delil niteliği taşıması halinde davacı tarafa ait “....” isimli ürünün kamuya sunuş tarihi olduğu iddia edilen 2006 tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, bununla birlikte ilgili kataloğun delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususuna ilişkin kararının Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Yenilik ve ayırt edicilik şartlarının sağlanmaması sebebiyle, tescilsiz tasarımın TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet korumasından yararlanabilmesi için aranan koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, takdirin Sayın Mahkeme’de olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.Dava, TTK 54-57 uyarınca haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemlerine ilişkin olup TMK madde 6 ve HMK 191 uyarınca ispat yükü davacı üzerindedir.TTK m. 54’e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerietkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticariuygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütünkatılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabettenanlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olmasıgerekliliğidir. (Hüseyin Ülgen/Mehmet Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticariİşletme Hukuku, 2019, s. 555).TTK 55/1/a/4 hükmüne göre, “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ilekarıştırılmaya yol açan önlemler almak, haksız rekabet halleri içerisindedeğerlendirilmektedir.TTK.57.maddesinin 5.bendi aynen şöyle; " Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeğe çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad unvan marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyle iltibasa meydan verebilecek surette ad unvan marka işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları durumu bilerek veya bilmeyerek satışa arzetmek veya şahsî ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" düzenlenmiştir.İltibas (confusion) terimi, ticaret sahasında mevzu olan faaliyette, şeyler arasında bir benzerliği veya bir karışımı ifade etmektedir. İltibas, muayyen ve müşahhas bir durumda, satın alınan iki mal arasında veya kullanılan iki unvan arasında veya iş mahsullerinde faaliyette mevzu edilen hususların, yekdiğerlerinden ayrılmayacak derecede benzerliğe istinat ettirilmesidir.“Bir markanın TTK.nun 57/5 bendine aykırı bir şekilde iltibasa meydan verip vermediğinin, yani markanın müşteriler üzerinde aldatıcı, yanıltıcı bir tesir husule getirip getirmediğinin tesbit ve tayin edilebilmesi için mütehassıs bilirkişilere incelettirilmesi gerekir” TD.27/4/1970 E.█████████ K.177584.( FRANKO Nisim: İltibas Sebebiyle Haksız Rekabet,s. 125 )“Davalının imal ettiği ütülerine aynı şekil ve görünüş ve büyüklüğü vermekle haksız rekabette bulunduğu ve şekil benzerliği yönünden orta halli normal zekâlı alıcıların marka ve teknik kaliteyi incelemeden birisini diğerinin yerine alabileceğini ve iltibasa yol açıldığı sonucuna varılıp dava kabul edilmiştir” XI.HD.10/6/1988 █████████ E █████████ Karar. ( FRANKO Nisim: İltibas Sebebiyle Haksız Rekabet,s. 125 )“Tarafların ürettiği dava konusu ütüler arasında bütün otomatik elektrik ütüsü tiplerine şahil bulunmayan ve teknik zorluklardan kaynaklanmayan dış görünüş ve dizayn benzerliklerin vasat müşteriler üzerinde aldatmaya ve emtianın tercihi bakımın-dan iltibasa yol açabileceği davacının korunması şartlarının oluştuğu gerekçesiyle haksız rekabetin varlığının tesbitine ve önlenmesine” hükmedilmiştir .XI.HD.███████ ██████████ E.█████████ Karar.( FRANKO Nisim: İltibas Sebebiyle Haksız Rekabet,s. 126 )Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle belirlenmesi gereken husus davacının ve davalının ürettiği tencelerde iltibas olup olmadığı noktasındadır. Bu konu mahkememizin uzmanlık alanı dışında teknik bilgi gerektirdiğinden yukarıda bahsi geçen Yargıtay kararı da dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İlk heyetten alınan rapor, dava konusu tencere tasarımları arasındakibenzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklandığı; istiflenebilir tencere setlerinin piyasada farklımarka ve ölçülerde yaygın olarak bulunduğu, bilinçli bir tüketici de farklılık yaratılabilecek nitelikte olduğu, tencere setinin şeklini tek başına birkriter olarak dikkate almayacağı, fiyat-kalite performansı ve -buna bağlı olarak – marka gibiunsurları kriter olarak dikkate alacağı, bilinçsiz alıcıların değil, bilinçli tüketicinin dikkate alınmasıgerektiğinin; zira bilinçsiz alıcılar açısından önemli olanın herhangi bir ürünü alıp kullanmak olupbunlar için ürünün markasının, özelliğinin önemi bulunmadığı tespiti ile haksız rekabet şartlarının oluşmadığı rapor edilmiştir. Davacının itirazları ile yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup alınan raporda da; tamamen farklımarkaların kullanılması söz konusu olduğu için karıştırılma ihtimalini ortadankaldıracak önlem alınması dolayısıyla haksız rekabetten söz edilemeyeceği, ürünlerin niteliğiitibarıyla ilgili tüketici kitlesinin bilinçli tüketici özellikleri taşıdığı, tenceresetleri, ev tipi mutfak eşyaları arasında yer almakla birlikte, satın alma süreci genellikle fiyat,marka, set içeriği, malzeme kalitesi ve kullanım ömrü gibi kriterler dikkate alınarakgerçekleştirilen, bilinçli bir tercih sürecine dayandığı, ürünlerin hedef kitlesinioluşturan ev hanımları ve aile bütçesini yöneten tüketiciler, söz konusu ürünleri satın alırkenmarkalar arasında karşılaştırma yapmakta ve ürünlerin işletmesel kökenine ilişkin ayırt ediciunsurları gözetmekte olduğu, yenilik ve ayırt edicilik şartlarının sağlanmaması sebebiyle, tescilsiz tasarımın TTKm. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet korumasından yararlanabilmesi için aranankoşullarının somut olayda gerçekleşmediği tespit edilmiştir. Her iki rapordaki tespitler benzer nitelikte olup haksız rekabetin oluşmadığı anlaşılmaktadır.Davacının emsal olarak gösterdiği Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında alınan rapor ve karar incelendiğinde; davacının mahkememiz dosyası davacısı, davalının ...Sanayi A.Ş. Olduğu, davanın "..." adlı tencere setine ilişkin haksız rekabet olduğu,3 farklı heyetten rapor alındığı, mahkemece verilen █████/2014 tarihli kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı ilamı ile "..tanıtma vasıtalarıyla iltibas oluşturacak şekilde işaret ve benzeri tanıtma vasıtaları kullanılıp kullanılmadığı..." bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyularak raporlar aldığı, Yargıtay ilamında bozmaya ilişkin araştırma yapılıp tasarımın harcıalem olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davalı tarafın ürün üzerinde marka ve ticaret ünvanı kullanmadığına ilişkin alınan rapora göre ürünlerin iltibas yaratacak şekilde olduğu kabulü ile hüküm tesis edilmiştir. Ancak yukarıda da hem raporlarda hem de gerekçede açıklandığı üzere mahkememiz dosyasındaki ürünler bakımından benzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, kaldı ki Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasındaki ürünlerden farklı olarak davalının ürünlerin işletmesel kökenine ilişkin ayırt ediciunsurları gözettiği, markasının tencelerin üzerinde yer aldığı da anlaşıldığından bu yöndeki itirazların somut olay bakımından birebir benzerlik taşımadığı anlaşılmıştır.Neticeten, mahkememiz dosyası bakımından tarafların ürünleri karşılaştırıldığında ürünlerin işletmesel kökenine ilişkin ayırt edici unsurları bulunduğu, tasarımları arasındakibenzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, istiflenebilir tencere setlerinin piyasada farklımarka ve ölçülerde yaygın olarak bulunduğu anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştirHÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE,1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.561,63-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 1.829,63-TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davanın reddine karar verilmiş olması nedeni ile davacı üzerinde BIRAKILMASINA,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına,4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara verilmesine,5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,6-Davalı Kırteks şirketi tarafından yatırılan avanstan kalan miktarın talep halinde davalıya iadesine,7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıHakim ...¸e-imzalı