Anahtar kelimeler: Harman Karaman İklim Şehircilik Öğrenilmesi Tapuda Çevre Vasfı İli İlçesi
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karaman ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve 71... parsel sayılı taşınmazın 26.02.1976 tarihinde yapılan kadastro tespiti ile harman yeri vasfı ile ... adına tapuda tescil edildiğini, bu tescil işleminin müvekkili olan İdare tarafından öğrenilmesi üzerine Karaman Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bilgi verilerek inceleme başlatıldığını, Bakanlıkça düzenlenen 03.04.2017 tarihli inceleme raporunda taşınmazın mera vasıflı olarak Kamu Orta Malları Siciline kaydedilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek 71... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile taşınmazın harman yeri vasfı ile Kamu Orta Malları Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 26.02.1976 tarihinde tapuda davalı adına tescil edildiğini, 4342 sayılı Mera Kanunu ise 28.02.1998 tarihinde yürürlüğe girdiğinden tescil tarihinden daha sonra yürürlüğe giren kanun esas alınarak taşınmazın tescil işleminin usulsüz olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, taşınmaz adına tescil edilirken tescil zamanındaki mevzuatın göz önüne alındığını, taşınmazın Hazineye iadesinin mümkün olmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde sayılan arasında harman yerinin sayılmadığı, anılan hükmün genişletilmiş yorumla mera dışındaki harman yerlerine uygulanma imkanı olmadığı, öncesi harman yeri olan taşınmazın davalı adına tescil edilmiş olmasının yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmazın harman yeri vasfı ile sınırlandırılarak özel sicile kaydedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosya içeriği ve toplanan delillere göre kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gözetildiğinde mahkemece taşınmazın imar planı ve yerleşim alanı dışında olduğu mera vasfının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmemiştir. Ancak, 3402 sayılı Kanun'un 16/B hükmü uyarınca tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılması yönünde karar verilmesi gerekirken orta malı özel sicline tescili ile yetinilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kamu düzenine ilişkin nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın harman yeri vasfında olduğu gözetilmeksizin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tapu kaydında vasfının hâlen harman yeri olduğunu, talebin de taşınmazın harman yeri olarak sınırlandırılması ve özel siciline kaydedilmesi şeklinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamu hizmeti kapsamında kullanılan bir alan olduğunu, harman yeri veya mera vasfına sahip olmadığını, tarımsal sulamanın sürdürülebilirliği kapsamında kamu hizmet alanı olarak kullanılan ve tarım arazilerinin su ihtiyacının karşılanması için gerekli olan kanal malzemelerinin üretim, tamir ve depolama alanı konumundaki taşınmazın harman yeri vasfı taşımadığının açık olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazın satışa konu olabileceği yönündeki değerlendirmenin hukuki bir dayanağının olmadığını, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin davacıya uygulanamayacağını iddia etmenin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, yine Bölge Adliye Mahkemesinin, kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı yönündeki gerekçesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ile harman yeri vasfı ile sınırlandırılarak özel sicile kaydedilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi "Taleple bağlılık ilkesi"ni düzenlemiş olup söz konusu hükmün 1. fıkrası, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir.
Hâl böyleyken; taşınmazın mera niteliği ile ilgili herhangi bir iddia bulunmadığı, Mahkemece bunla ilgili araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. O hâlde; dava konusu taşınmazın harman yeri vasfı ile Hazine adına sınırlandırılması gerekirken mera vasfı ile sınırlandırılması doğru görülmemişse de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin tüm; davacı Hazine vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. maddesinde yazılı "mera" kelimesinin çıkarılarak yerine "harman yeri" yazılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!