Anahtar kelimeler: Kaş Yokluklarında Gününün Olmadı İstekli Geldiler Davetiye Salı Olunduğu Başlandı
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar ... vd. vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı; 53 (yeni 1 23... ) parsel sayılı taşınmazı Antalya 14. İcra Müdürlüğünün ████████ sayılı icra takip dosyasında yapılan cebri ihale ile 02.07.2012 tarihinde satın aldığını, ihalenin kesinleştiğini, Kaş İcra Müdürlüğünün ████████ talimat sayılı dosyasında, taşınmazın ihale alıcısı adına tüm şerh ve tedbirlerden ari olarak tesciline yönelik Kaş Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını, ancak Kaş Tapu Müdürlüğünün, taşınmazdaki ihtiyati tedbir şerhi nedeniyle talebi reddettiğini ileri sürerek taşınmazdaki mülkiyet hakkının tespiti ile tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar; birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalı ... aleyhine muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak açtıkları miras payları oranında tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleştiğini, hükmün infazı sonucu taşınmazın adlarına tescil edildiğini, davacının mevcut durumdan doğan bir zararı varsa bunu kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca Maliye Hazinesinden talep etmesi gerektiğini, mülkiyet haklarının ihale tarihi ile takip tarihinden önce olup kişisel hakka değil ayni hakka değer verilmesi gerektiğini, kaldı ki aynı köyde yaşayan davacının açtıkları mülkiyete ilişkin davanın varlığını bilen veya bilecek durumda olduğunu, tüm sürece vakıf olarak ihaleye iştirak ettiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
2. Diğer davalılar; usulünce tebliğe rağmen davaya süresinde cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birleştirilen davalarda, çekişme konusu taşınmazın mülkiyetinin cebri ihale neticesinde davacıya geçmesiyle, davalıları malik gösteren kayıtların yolsuz hale geldiği gerekçesiyle birleştirilen davaların kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmiş; asıl dava pasif husumet yokluğu nedeni ile reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu kaydında yer alan ihtiyati tedbir şerhinin taşınmazın cebri icra yoluyla satışına engel oluşturmadığı, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 705/2. maddesi uyarınca mülkiyeti kazandığı, istinaf edilen birleştirilen ████████ Esas sayılı dava ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar ... vd. vekili; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, TMK'nın 705/2. maddesi hükmünden yola çıkılarak cebri icra öncesi davalıların 2007 tarihinde doğmuş mülkiyet hakları yok sayılarak kurulan hükmün yersiz olduğunu, nitekim 2007 yılından önce mirasçılık sıfatından doğmuş olan hakkın tescili için muris muvazaası davası açıldığını, 2007 yılında taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulduğunu, mirasçılık ilişkisinin somut olayda cebri satıştan önce olması nedeniyle davalıların mülkiyet hakkını miras yoluyla çok daha önce kazandıklarını, ayrıca tüm bunların ötesinde aynı köyde yaşayan davacının açmış oldukları mülkiyete ilişkin davanın varlığı bilen ve bilecek durumda olan olarak tüm sürece vakıf şekilde ihaleye iştirak ettiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davalar, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı mülkiyetin tespiti ile tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiş, kararın birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar ... vd. vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların murisi ..........'nun 21.07.2007 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak ..., ..., ..., ..., ... ...... ve ........'in kaldığı, murisin 53 (yeni 1 23... ) parsel sayılı taşınmazını 20.12.1994 tarihinde oğlu .....'den torunu olan 1970 doğumlu ...'e (birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalı) satış suretiyle temlik ettiği, ...'in 31.07.1995 tarihinde taşınmazı dava dışı ... ........ya devredip 02.09.1996 tarihinde geri aldığı, taşınmaza ........'in borcu nedeniyle 11.08.2005 tarihinde dava dışı ........lehine ipotek tesis edildiği, muris ...'nin mirasçıları (birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar) ........... tarafından 24.07.2007 tarihinde murisin torunu ... aleyhine muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil davası açıldığı, 29.11.2007 tarihli, 2607 yevmiye numaralı işlemle dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın üzerine anılan dava nedeniyle ihtiyati tedbir şerhi konulduğu, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhi bakımından herhangi bir hüküm kurulmadığı, kararın derecattan geçerek 07.03.2019 tarihinde kesinleştiği, hükmün infazı sonucu taşınmazın 10.05.2019 tarihinde ......... (birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar, anılan davada davacılar) adlarına miras payları oranında tescil edildiği, bu arada, muris muvazaasına dayalı davanın yargılaması devam etmekte iken alacaklı dava dışı .........tarafından kayıt maliki olan borçlu ....... aleyhine Antalya 14. İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi neticesinde Kaş İcra Müdürlüğünün ████████ Talimat numaralı dosyası ile yapılan cebri ihale sonucunda taşınmazın 02.07.2012 tarihinde 183.500,00 TL bedelle eldeki davacı ...'e (... oğlu, 1966 doğumlu) satıldığı, ihalenin feshi istemiyle açılan davanın reddi ile ihalenin 21.10.2014 tarihinde kesinleştiği, Kaş İcra Müdürlüğü tarafından taşınmazın ihale alıcısı olan ... adına tescili için 19.12.2014 tarihinde yazı yazıldığı ancak taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhi nedeniyle Tapu Müdürlüğü tarafından tescil işleminin yapılmadığı, bunun üzerine ihale alıcısı olan ... tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, muvazaalı işlemin iptali ile anılan işlem baştan itibaren geçersiz olur. Mahkemece iptal kararı verildiğinde aslında ortada geçerli bir işlemin olmadığı tespit edilir. Bunun sonucu olarak haklar, borçlar, mülkiyet durumu işlem yapılmamış gibi eski haline döner. Öte yandan, taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhi cebri satışa engel değildir. Ne var ki, taşınmazı cebri ihaleden satın alan kişinin işlemin muvazaalı olduğunu bilen veya bilebilecek konumda bulunması halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı tartışmasızdır.
Türk Medeni Kanunu'nun “İyiniyetli üçüncü kişilere karşı” başlıklı 1023. maddesi; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan bu maddeye göre, tapu sicilinde ismi geçen kişinin gerçek hak sahibi olduğuna inanan veya kendisinden beklenen tüm özeni göstermesine rağmen gerçek malik olmadığını, tapu sicilinde yolsuzluk bulunduğunu bilmesi imkânsız olan kişinin iktisabı korunur. Aynı Kanun'un “İyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı” başlıklı 1024. maddesi ise; “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” hükmünü içermektedir. Bu madde ile de iyi niyetli olmayan kimsenin iktisabının korunmayacağına vurgu yapılmıştır. TMK’nın 1023. maddesi iyiniyetle mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korurken; aynı ilkeyi tamamlayıcı madde niteliğinde bulunan 1024. madde ile iyiniyetli olmayan üçüncü şahısların kazanımını hükümsüz saymıştır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın muris ... tarafından torunu 1970 doğumlu ...'e (birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalı) temlikinin muvazaalı olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olup hükmün infazı sonucunda davayı açan mirasçılar ............ (birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar) taşınmazdaki miras paylarını adlarına tescil ettirmişlerdir. Temyize konu eldeki (birleştirilen ████████ Esas sayılı) dava ihale alıcısı olan 1966 doğumlu ... tarafından mirasçılar ..........aleyhine tapu iptali ve tescil isteğiyle açılmıştır. İhale alıcısı olan davacı ...'in muvazaalı işlemi bilen veya bilebilecek konumda bulunması halinde edinimi iyiniyetli sayılmayacaktır. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerine bakıldığında tarafların akraba olup aynı köyde (mahallede) yaşadıkları anlaşılmakla, taşınmazı, üzerindeki ihtiyati tedbir şerhini de görerek cebri ihaleden satın alan davacının, muvazaalı işlemi bilen veya bilebilecek konumda bulunduğu, taşınmazı ediniminin iyiniyetli olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, birleştirilen ████████ Esas sayılı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle birleştirilen ████████ Esas sayılı davada davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!