Anahtar kelimeler: Fili Taşıtanın Üstlenildiğini Duran Sinden İşinde İşinin Taşıyıcı Taşıyıcıdan Aşağı

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısının taahhüt ettiği taşıma işinin davalı tarafindan fili taşıyıcı olarak üstlenildiğini, söz konusu taşıma işinde meydana gelen hasar nedeniyle taşıtanın muvafakatiyle sigortalısına ödenen 58.008,94 TL zarar tazminatının zarar sorumlusu davalı fili taşıyıcıdan rücu talebiyle başlatılan takibe davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek, takibe vaki itirazın iptali ile duran takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden, müvekkilinin adresinin ----- olduğunu, dava konusu malların alındığı ve teslim edildiği yerin ----- olmadığını, yetkili mahkemenin ------ Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden; davacının sigortalısı ile müvekkili arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin ------ fabrikadan aldığı 33 palete yakın dava konusu malı --- ilgili yere teslim ettiğini, akabinde ----- gittiğini ve teslimat yapmak istediğini, 2 palet malda bozukluk olduğu iddiası ile malın teslim alınmadığını, ----- fabrikaya geri getirildiğini, malların inceleneceği iddiası ile malların teslim alındığını, şoför tarafından imzalanan tutanakların malların teslimine ilişkin olduğunu, hasarın kabulüne dair olmadığını savunarak, yetki itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesine, davanın zaman aşımı nedeniyle esastan reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'si kadar kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, akdi taşıyıcının sigortacısı olan davacının sigortalısına yaptığı ödemeyi davalı fiili taşıyıcıya rücu için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacı sigorta şirketi ile dava dışı ------ POLİÇESİ düzenlendiği, davacı tarafından sigorta poliçesi kapsamında akdi taşıyıcı olan sigortalısına taşıma da ürünlerin hasara uğraması nedeniyle ödeme yapılarak sigortalı haklarına halef olunduğu iddiası ile sigortalısına yaptığı ödemeyi fiili taşıyıcı olan davalıya rücu için icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşımaya konu ürünlerin hasara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bu hasarın davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hasar miktarı ile başlatılan ---- İcra müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
---- Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosya arasına alınmış, davacı sigorta şirketinden davaya konu 03.05.2023 tarihinde meydana gelen hasara ilişkin hasar dosyası, poliçe ve ödemelere ilişkin belge örnekleri celp edilmiş, 19.01.2025 tarihli bilirkişi kök ve 30.11.2025 ek raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı---- tarafından, davadışı ------01.01.2023-01.01.2024 tarihleri arasında, yıllık 3.450.000,00 Euro taşım kapasitesiyle Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde, kendi araçları ve kiralık araçlarla, gemi, kamyon, TIR, uçak ile yapacağı sevkiyatlarda meydana gelebilecek hasarlardaki sorumluluğuna, 13.02.2023 tanzim tarihli ------ numaralı Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle, araç başı 2.000.000,00 Euro bedelle sigorta teminatı verildiği, her bir hasarda araç başı azami limit üzerinden 500,00 TL tenzili muafiyetin bulunduğu görülmüştür. Poliçenin 3.sayfasında İSTİSNALAR başlığı altındaki 7.maddede; “... her türlü İrigorifik ve ısı kontrollü emtia taşımalarından doğabilecek tazminat taleplerinin” 17.maddesinde; “her türlü bozulma hasarı” sigorta teminatı kapsamı dışında tutulduğu görülmüştür.
Davacı ----- Bankası kanalıyla, 09.09.2021 tarihinde, aynı tarihte valör kazanacak şekilde davadışı sigortalısı ------açıklamasıyla 58.007,94TL ödeme yaptığı sunulan dekonttan anlaşılmıştır.
Dava dışı taşıtan ----tarafından 09.08.2023 tarihli yazı ile; “şirketlerine ait ürünlerin fiili nakliyeci ---- ait ----- ve ------ plakalı araçla taşınması esnasında meydana gelen hasar ile ilgili akdi taşıyıcı ------ tarafından 58.007,94TL'--- ödenmesine muvafakatinin bulunduğu” görülmüştür.
----- taşımadan kaynaklı her türlü hasar alacağı için temlik verildiği görülmüştür.
Davacının sigortalısı . ---- tarafından davadışı taşıtan ----- plakalı araç ile, ---- ve ------ komple dondurma emtiasının, 11.500,00TL bedelle taşınması için, 03.05.2023 tarih, ---- numaralı taşıma irsaliyesi düzenlendiği, emtiayı teslim alanının sürücü ------ ve imzası olduğu görülmüştür.
Dava dışı taşıtan ---- tarafından, aynı firmanın ----- şubesine 03.05.2023 tarih, ----- numaralı e-irsaliyenin düzenlendiği, muhtelif emtianın 24 palet halinde, 65534 adet, 4303 koli olduğu, sevk aracının sürücüsünün ----, araç plakasının -----, ısı ölçüm cihaz seri numarasının ------ olduğu, fili sevk zamanının 03 kaydedildiği, taşıma irsaliyesi üzerinde, taşıma talimatın bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan ve depo sorumlusu, operasyon yöneticisi, bölge müdürü ve ------ plakalı araç sürücüsünün katılımı ile düzenlenen tutanağın; "03.05.2023 tarihinde ---- nolu irsaliye ile gelen ---- plakalı TIR'ın mal kabul ısı ölçümleri, ürün ısısı -3,6 C TIR dorse iç ısısı +3,3 C ölçülmüştür. Tırın kapağı fiziki olarak açıldığında içeriden soğukluk gelmediği, ürünlerin yumuşak olduğu tespit edilmiştir. TIR Keşan depomuzdan saat 13.00 çıkmış olup ---- depomuzda saat 17.40'da mal kabul yapmak istedik fakat derece düşük olduğu için mal kabul yapılamamıştır”şeklinde olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulu olan araca ait -------- nolu cihaz verilerine göre; fili sevk zamanı olan 03.05.2023 tarih, 00.20 zamanında araç içi sıcaklığın, -9,4 C, tutanakta belirtilen ------ çıkış zamanı 12.59.02'de -6,9 C, ----- teslim zamanında saat 17.3902'de 420,6 C olduğu tespit edilmiştir. Sunulan verilere göre; dorse içi sıcaklık aralığının +2 C ile +8 C arasına ayarlandığı görülmüştür.
Davacının sigortalısı tarafından davalıya -----.Noterliğinin ---- yevmiye numaralı ihtarname ile 1.05.2023 tarihinde, 15.952 adet üründe meydana gelen hasardan dolayı doğacak zararların rücu edileceğinin bildirildiği görülmüştür.
---- İcra Dairesinin -----. Sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; borçlu ----- aleyhine 58.007,94TL, asıl alacak olmak üzere alacaklı ----- tarafından icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca, ferilerine itirazı ile takibin durduğu tespit edilmiştir.Dava dosyasına sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu olayın davacının sigortalısının dava dışı taşıtan ---- firmanın ---- ve ----- şubelerine gönderilen emtianın taşıma işini akdi/asıl taşıyıcı olarak üstlendiği, taşıma işini davadışı---- devrettiği, bu firmanın da davalı fiili/alt taşıyıcı ------ görevlendirdiği, dondurma tipi emtiayı taşıyan aracın soğutma ünitesinin yeterli ısıda çalışmaması nedeniyle bir kısım emtianın taşıtanın ----- şubesinden teslim alınmayarak mahreci olan taşıtanın ------ fabrikasına geri getirildiği, taşıtanın yaptığı tespit üzerine davacının sigortalısına yansıtma faturası düzenlediği ve hasar tutarının davacının sigortalısına ödenmesine muvafakat vermesi üzerine davacı tarafından sigortalısı olan akdi taşıyıcıya ödemiş olduğu sigorta tazminatını davalıdan rücuen tahsil amacıyla başlatmış olduğu takibe davalının itirazı üzerine duran takibin, itirazın iptali ile kaldığı yerden devamı için huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar yurtiçinde eşya taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından; 6102 sayılı TTK'nın 4. Kitabı olan Taşıma Kitabı hükümlerinin uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gerekmektedir. Malın göndericisi ve alıcısı aynı olan dava dışı ------tarafından düzenlenen irsaliye ile davacının sigortalısı malların taşınmasından akdi taşıyıcı sıfatı ile sorumludur. Taşıma işi yukarıda detayı verilen irsaliye ile davalı ve takip borçlusu ------ devredildiğinden davalı mezkur taşımada fiili/alt taşıyıcı sıfatına haizdir. Bu bağlamda bir tür yazılı taşıma sözleşmesi niteliğinde taşıma irsaliyesi ile eşyanın sevki için kendisine talimat verilen taşıyıcı (taşıma sorumluluğunu üstlendiği malı ister kendisi taşısın ister, anlaştığı başka bir taşıyıcıya taşıtsın); taşıma süresi içerisinde naklini üstlendiği eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak taşıma süresi içerisinde taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesuldür; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fil ve ihmallerinden, yerine geçen taşıyıcıların kusurundan, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (6102 Sayılı TTK. Md.875, Md.879, Md.929). Ayrıca, Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyar, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur, Asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar (6102 Sayılı TTK. Md.888/1,3).
Her ne kadar 6102 Sayılı TTK. Md.875'e göre taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten, alıcısına teslim edildiği tarihe kadar oluşan hasardan sorumlu ise de; “kayıp ve/veya hasarın kendi kusurundan doğmayan” bir sebepten ya da “eşyada zaten mevcut olan noksan” veya “ayıplardan” ya da “ambalajının fena yapılmasından” yahut da 6102 Sayılı TTK Md.878 hükmü uyarınca; “eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılmasından” (Md.878/1-c) ya da eşyanın; “özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliğinden” (Md. 878/1-d) veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olmasından (Md 878/1-a) yahut da nakliye sürecinde oluşan hasarın “taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir nedene bağlı olarak meydana gelmesi” halinde (Md.876 hükmünden istifade edip) taşıyıcının kendisini mesuliyetten kurtarabilecek olan beyyinelerden yararlanabilmesi mümkündür. Dosya kapsamında fili taşıyıcının ve akdi taşıyıcının 878'inci madde kapsamında hasardan sorumlu olamayacağı beyyineler mevcut değildir.
Taşımanın soğutuculu bir araçla yapıldığı görülmekle birlikte, taşıma ısısı hakkında taşıyıcıya verilmiş yazılı bir talimata sunulan belgelerde rastlanmamıştır.
Taşıyıcının tazminat bağlamında kendisini mesuliyetten kurtarabilecek beyyinelerin herhangi birinden istifade edemeyeceği durumlarda 6102 Sayılı TTK. Md.880/1-3'e göre “taşıyıcının hak sahibine ödeyeceği tazminat, eşyanın taşınmak üzere nakliyeciye teslim edildiği yer ve zamandaki piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu kabul edilir. Eşyanın hasara uğraması halinde ise taşıyıcının ödeyeceği tazminatın tutarı Md. 880/2 hükmü uyarınca emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre belirlenir. Bu madde nazarından bağımsız eksper tarafından yapılan hasar bulgulamasına göre belirlenen tazminat tutarının TTK. Md.880 ile çelişmediği kabul edilse dahi, 6102 Sayılı TTK Md.882'ye göre taşıyıcının ödeyeceği tazminatın tutarı “nakliye sürecinde hasar gören/kaybolan malın brüt ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 Özel Çekme Hakkını (SDR'yi) karşılayan tutar” ile sınırlıdır. Bu tutarın TL bazında karşılığı ise, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki, T.C. ----- Bankasınca ilan edilen kura göre (yani SDR/TL. Kuruyla) hesaplanır (Md.882/4).Dava dosyasında hasar gören emtianın TTK 880'inci maddesi 1.fıkrasına göre eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yerdeki fiyatını tespite yarayacak bir fiyat bulunmadığı gibi, 3.fıkrasındaki hükme uygun tespite yarayacak bir satış faturası da bulunmamaktadır. Dosyadaki fatura taşımadan çok sonra, davacının sigortalısına düzenlenen fatura olup, bu faturanın da zarar yansıtma faturası olarak belirtilmediği görülmektedir. Dosyaya sunulu olan ve sürücünün de katılımı ile imzalanan tutanak da hasarlı ürün miktarına ait bir ayrıntı bulunmamaktadır. Taşınan eşyanın ne kadarlık kısmının ---- teslim edildiği, araçta hangisinden hangi miktarda kaldığına dair bir veri de mevcut değildir. Hasar gören ürün miktarı konusundaki tek tespit, taşıtanın 20 gün sonra düzenlediği 22.05.2023 tarihli tutanak olup, bunun denetlenebilmesi dosya kapsamındaki evraklarla mümkün olmamıştır. Hasar gördüğü iddia edilen ürünler için ıskartaya ayrılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de ürünlerin ne tür bir ıskarta işlemine tabi tutulduğu veya imha edildiğine dair bir imha tutanağı ise bulunmamaktadır. Bu durumda, TTK 880'inci maddesi kapsamında zararın miktarının ve tutarının denetlenebileceği evraklar dosyada bulunmadığından, taşıyıcının sorumlu olacağı gerçek zarar tutarının tespit yapılabilmesinin mümkün olmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Yukarıda da değinildiği gibi; 6102 Sayılı TTK Md.882'ye göre taşıyıcının ödeyeceği tazminatın tutarı “nakliye sürecinde hasar gören/kaybolan malın brüt ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını (SDR'yi) karşılayan tutar” ile sınırlıdır. Araca ait ----- nolu cihaz verilerine göre; fiili sevk zamanı olan 03.05.2023 tarih, 00.20 zamanında araç içi sıcaklığın, -9,4'C, tutanakta belirtilen ----- çıkış zamanı 12.59.02'de -6,9*C, ------ teslim zamanında saat 17.3902'de *20,6*C olduğu tespit edilmiştir. Sunulan verilere göre; dorse içi sıcaklık aralığının +2*C ile +8*C arasına ayarlandığı görülmüştür. Aracın ayarlanan ısı aralığını muhafaza edemediği, muhtemelen soğutucunun arıza yaptığı görüşü oluşmuştur. Davacı vekili her ne kadar davalı fiili taşıyıcının TTK 886'ncı maddesine göre sorumluluk sınırından istifade edemeyeceğini ileri sürmüş olsa da dosyada eşyanın taşıma sıcaklığı konusunda taşıyıcıya verilmiş yazılı bir talimat bulunmadığından, davalı fiili taşıyıcının zararın kasten veya böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlediği bir fiil veya ihmalinin sebebiyet verdiğini ispat edici bir veri bulunmadığına göre, taşıyıcının sorumluluk sınırından faydalanmasını engelleyecek bir durumun bulunmadığı ve davalı fiili taşıyıcının, zarar gören emtianın brüt ağırlığının beher kg'ı başına 8,33SDR karşılığı sorumlu olacağı tutarın hesaplanması gerekeceği görüşüne ulaşılmıştır. Bu tutarın hesaplanmasında TTK 882'nci maddenin 4.fıkrası gereğince, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki, T.C. ------ Bankasınca ilan edilen kura göre (yani SDR/TL kuruyla) hesaplanacak olup, eşyanın taşınmak üzere taşıyıcıya teslim tarihi olan 03.05.2023 tarihinde geçerli olan ----- Bülten No:------- göre 1 SDR=26,1929TL olarak alınacaksa da zarar gören emtianın brüt ağırlığını tespite yarar bir veri dosya kapsamında bulunmamaktadır. Sonuç itibarıyla TTK 882'nci maddesi kapsamında taşıyıcının sorumlu tutulabileceği üst sınırın hesaplanabileceği verilerin dosya kapsamında bulunmadığından, tespitinin mümkün olamayacağı kanaatine varılmıştır.Taşımacılık açısından sonuç itibarıyla, dosyadaki verilerle, meydana gelen gerçek zarar tutarının denetleme imkanı bulunmadığı ve taşıyıcının sorumluluk sınırının tespitinin mümkün olmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Yine davacı sigorta şirketinin davanın dayandığı icra takibine konu ettiği alacağını bu şartlarda kurulmuş olan sorumluluk sigorta sözleşmesine dayandırmaktadır. Davacının rücu talebine dayanak yaptığı ödemenin, poliçe şartlarına göre, zararın nasıl hesap edildiğine dair ekspertiz raporu dosyada bulunmamaktadır.Bilindiği üzere sigortacı (6102 Sayılı TTK Md.1409 ve Md.1421 hükmü uyarınca) “geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra” kural olarak, sigorta sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre zarfında oluşan rizikolardan sorumludur ve en kısa tarifi ile hasar; Sigorta Poliçesi Genel Şartlarında ve/veya özel şartlarda yer alan rizikonun gerçekleşmesi (ve bu sebeple sigortalının menfaatinin zarara uğraması) halinde, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması durumudur. Bu yüzden de sigortacı (mal ya da zarar sigortalarında “kusur ve kasıt kavramları" birbirinden ayrıldığından) sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı olan (ancak düzenlediği poliçenin bağlı olduğu genel ya da poliçede kararlaştırılan özel şartların herhangi biriyle çelişmeyen) Zarar/hasar için (6102 Sayılı TTK Md.1427, Md.1429 Md.1459 hükmü uyarınca) tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortacıya tazminat ödeme yükümlülüğü getiren sigorta sözleşmeleri ise, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme türüdür (6102 Sayılı TTK.Md. 1401/1).Sigortacının düzenlediği poliçe ile üstlendiği yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra sigortalısının halefi olabilmesinin birinci şartı sigorta tazminatının (Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” hükmünü havi 6102 Sayılı TTK. Md.1472/1'e göre)gerçek hak sahibine ya da onun gösterdiği kişiye; geçerli bir poliçe kapsamından ve “poliçe geneltözel şartları ile çelişmeyen” rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zarar için ödenmiş olmasıdır.
Bu şart ile “bir arada” bulunması gereken ikinci şart ise, sigortacının sözleşmeye uygun olarak ödeme yaptığı sigortalının (somut olayda sorumluluk sigortacısı ---- emtia üzerinde hak sahibi olan davadışı taşıtanın muvafakatiyle sigortalısı akdi/asıl taşıyıcı dava dışı .------- yapmış olduğu tazminat ödemesi nedeniyle) sigorta zararı için üçüncü şahıslara (olayımızda davalı fiili taşıyıcı ------) karşı bir tazminat talebi hakkına sahip olmasıdır. Bu talep hakkı Kanun hükmü gereği, sigorta tazminatını ödeyen sigortacıya yaptığı ödeme paralelinde geçer.Bu bağlamda, meydana gelen hasarın, davacının düzenlediği poliçe şartlarında sigorta teminatı haricinde tutulduğu, davacının sigorta sözleşmesiyle yüklenmediği bir sorumluluk için ödeme yaptığı, bu tür bir ödemenin ise bir tür hatır ödemesi (EX-GRATIA) hükmünde olacağından, TTK1472'nci maddesi kapsamında bir halefiyetten söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Poliçe genel ya da özel şartları cevaz vermediğinden ödenen tazminatların (sırf ödeme yapıldığı için ki bu tür ödeme “lütuf ödemesi” niteliğini taşır) halefiyet ilkesinden istifade edilerek 6102 Sayılı TTK. Md.1472/1'e göre rücu konusu yapılması mümkün değil ise de; sigortalının aynı hasar için taşıyıcıya rücu hakkı bulunması durumunda halefiyetin yasal şartları bir arada oluşmasa bile sigortacının sigortalısına ödediği tazminatı “alacağın temliki hükümlerine” göre talep edebilmesi de mümkün olduğundan; dava dışı sigortalısının mesuliyetine güvence sağlayan davacı tarafın bu yöndeki talebinin irdelenmesi bakımından davalı fiili taşıyıcıdan derdest davada tartışılan hasarı gerekçe gösterip talep edebileceği bir tazminat alacağı olup olmadığı da incelenmiştir. Sigortacının alacağı yazılı temlik açısından da benzer durum söz konusudur. Temlik verenin temlik tutarına dayanak oluşturacağı alacak/borç sorumluluğu ile sınırlı olacaktır. Bir diğer ifadeyle temlik ancak; TTK 880'inci maddesine göre hesap edilecek gerçek zarar tutarı ve TTK md.882/4 hükmünce belirlenen yasal sorumluluk sınırlarına kadar geçerli olacaktır. Ancak dosya kapsamında TTK 880'inci maddesine göre gerçek zarar tutarını hesap edilebileceği veya ileri sürülen gerçek zarar tutarının denetlenebileceği, taşıyıcının sorumlu tutulabileceği TTK md.882/4 hükmünce belirlenen yasal sorumluluk sınırlarının tespit edilebileceği veriler bulunmamaktadır.Sonuç itibarıyla, davacı sigorta şirketinin TTK 1472'nci maddesi gereğince yasal halefiyet şartlarının oluşmadığı, zararın miktarı, tutarı ve taşıyıcının sorumluluk sınırları da tespit edilemediğinden akdi halefiyetin tutarının da belirsiz olması nedeniyle, davalının kendisine aleyhine başlatılan takibe vaki itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı kanaatine varılarak davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 700,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 31,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3,600,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekillerinin yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!