Anahtar kelimeler: Gününün Kocaeli İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten Kesinlik Şartı
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle;davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz cevap dilekçesi ile duruşma istenilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkili ...'ın 2015 yılında ikinci kez hamile olduğunu öğrendiğini, bu hamilelik sürecinin davalı ... Hastanesinde ve Kadın Doğum Uzmanı Dr. ... kontrolünde geçirdiğini, 16.06.2016 tarihinde davalı Hastanede sezeryan ile doğum yaptığını, doğumdan sonra bebeğe Down sendromu teşhisi konulduğunu, davalı Hastane ve uzman hekimin ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeni ile bebekteki anomali durumunun hamilelik sürecinde fark edilemediğini, hekimin aydınlatma yükümlüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle çocuğun bakım ve masrafları için şimdilik 10.000,00TL, eğitim masrafları için 10.000,00TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 10.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 30.000,00TL maddi tazminat talep ettiklerini, bu zararlardan sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, ayrıca 1.250.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, ikili tarama testi yapıldığını, bu tarama testinin down sendromu açısından negatif riskli çıktığını, bu testin istatistiksel test olduğunu ve %100 sonuç vermediğini her hastaya olduğu gibi davacıya da söylendiğini, yapılan ultrasonda fetusun normal görüldüğünü, üçlü ve dörtlü tarama testinin tıbben gerekli görülmediğini, hastanın yaşının 33 olması, önceki doğum öyküsünde down sendromu ile ilgili öykünün bulunmaması sebebi ile invazin testler amniyosentezin tıbben gerekli görülmediğini, bütün kontrollerde sonuçların normal çıktığını, davacıların iddialarının doğru olmadığının savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... San. ve Tic.A.Ş. vekili, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, hamilelik süresince herhangi bir tıbbi sorun veya komplikasyon görülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili; sigortalı hekim tarafından yapılan gebelik takibinin tıbbi standartlara ve konuya ilişkin mevzuata uygun olduğunu, hekimin, hastanın somut durumu dikkate alınarak istenmesi gereken tüm test ve tetkikleri yaptırdığını, sonuçlarını yorumladığını, gebelik takibini bu konudaki tıbbi literatüre uygun şekilde sürdürdüğünü, ikili tarama testinin risksiz sonuç vermesi nedeni ile invazif bir işlem yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarına göre herhangi bir tıbbi hata, kusur veya ihmalin olmadığının sabit olduğu, ancak 07.08.2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere gebelik takipleri yapılan polikliniklerde yatan hasta servislerindeki gibi uygun şekilde düzenlenen, aydınlatma ve bilgilendirmelerin yazılı olarak kaydedildiği, her iki tarafın da imzalarının alındığı, gebe polikliniği aydınlatılmış onam formlarının bulundurulması gerektiği, tarama testlerinin ve ultrasonografinin sınırlamaları hakkında yeterli bilgilendirmelerin yapıldığına dair yazılı delil bulunmadığı, özellikle gebelik takibi yapılan polikliniklerde bilgilendirme ve aydınlatılmış onam belgesi bulundurulmasının ve hem aile hem de hekim tarafından imzalandıktan sonra özenle saklanılmasının gerek hekimin gerekse hastanenin sorumlulukları arasında olduğu, dolayısıyla dava konusu olayda davalı hekimin ve davalı hastanenin birlikte kusurlu oldukları, bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğünün sözlü olarak da yerine getirilebileceği, yazılılığın ispat açısından gerekli olduğu, dinlenen davalı tanığının bizzat davacılara karşı aydınlatma ve bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tüm risklerin anlatılıp anlatılmadığı, önerilen işlemlerin neler olduğu hususlarına ilişkin bir tanıklığının bulunmadığı, davalı tanığı tarafından her hastanın bilgilendirildiğine dair genel beyanda bulunulduğu, dolayısıyla usulüne uygun aydınlatılmış onamın alındığı hususunun davalılar tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 21.089.691,15 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... San. Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda meydana gelen neticede Down Sendromunun genetik bir rahatsızlık olduğu, hekimin dahili olmadığı ve anne karnında tedavisinin bulunmadığı, gebede ikili test sonucunun "düşük riskli" çıktığı, gebeliğin ilk üç aylık döneminde yapılan ikili veya kombine testin duyarlılığı yüksek, yanlış pozitiflik olasılığı düşük oluşuyla çok değerli bir test olduğu, bu test sonucunun ‘Düşük risk/Negatif’ çıktığı, NT'nin (ense kalınlığı) normal ölçüde bulunduğu, nazal kemik görüldüğü, anne yaşının 35’in altında, olup akraba evliliği olmadığı ve daha önce anomalili bir doğum bulunmadığı, diğer tarama testlerinin yapılmasına gerek olmadığı, davacı hastanın gerekli tetkik ve muayeneleri, geçerli tıbbi rehberlere uygun olarak yapıldığı, gerek tarama testi gerek ultrasonografi sonuçlarına göre risk saptanmayan hastanın uygun şekilde takip edildiği, ikili test sonucunun altında yazan not, tanık beyanı ile birlikte değerlendirildiğinde hekimin sözlü bilgilendirme yaptığı, sözlü bilgilendirmenin yeterli olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-5 92... /356 Karar sayılı ilamı gereği, diğer tarama testleri ve amniyosentez gibi testlerin tedavi olarak nitelendirilemeyeceği, davalı hekimin tedaviyi red tutanağı düzenlemesinin gerekmediği, davacıların iddia ettiği maddi manevi zarardan davalıların sorumlu olması için davalıların kusuru olması gerektiği, davalı hekimin ve davalı Hastanenin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, gebelik takibi boyunca normal dışı bazı olguların bulunduğunu, hekimin en ufak kusurundan bile sorumlu olduğunu, müvekkilinin rahim tahliyesi hakkını kullanmaktan yoksun kaldığını, aydınlatılmış onamın tam yapılmaması neticesinde davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle annenin yaşının 35'in altında olmasına, akraba evliliği bulunmamasına, ikili testin negatif çıkmasına, bebekte nazal kemiğin gelişmesine ve ense kalınlığının normal olmasına, doktorun tedavi ve takibinde tıbbi kusur bulunmamasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-5 92... /356 Karar sayılı emsal ilamında "... CVC ve amniosentez gibi testlerin kesin tanıya ilişkin testler olduğu, bu testlerin tedavi olarak nitelenemeyeceği, dolayısıyla anılan testleri yaptırmayan hastanın tedaviyi reddettiği anlamının çıkarılamayacağı çok açıktır. Bu itibarla amniosentez testi yaptırmayan hastadan amniosentez hususunda aydınlatıldığına dair imzasını taşıyan yazılı onam alınmasına da gerek bulunmadığı" şeklinde karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp, ... ve ... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...'na verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!