Anahtar kelimeler: Gününün Müfettişi Davetiye Günde Yılları Dinlenerek Bursa Sözlü Dinlenildikten Kesinlik

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı; davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, davalı Kurum müfettişi tarafından 2013-2014 yılları ile ilgili yapılan inceleme sonucunda 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesine göre cezai işlem uygulandığını, 2012 yılı Sözleşmesi değerlendirilerek cezanın buna göre belirlenmesinin gerektiğini, verilen hizmet karşılığında faturaların düzenlenerek hak edişlere hak kazanıldığını, kota aşımı nedeniyle başka doktor adına işlem yapılması nedeniyle ceza kesildiğini, davalı Kurum tarafından da hizmet verildiğinin kabul edildiğini, sağlık hizmeti bedellerinin gerçek hizmetin karşılığı olduğunu, Kurumun zarara uğramasının söz konusu olmadığını, bu nedenle davalı tarafından uygulanan 1.705.902,80 TL miktarındaki cezai şart ile 171.154,66 TL tutarındaki kesinti işleminin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine, kabul anlamına gelmemekle birlikte, cezai şart işlemlerinin 2012 yılı Sözleşmesine göre düzenlenmesi halinde cezai şart miktarının 858.951,40 TL olması gerektiği ile fazla olan 856.951,40 TL kısmın tenkisine, SGK İl Müdürlüğü tarafından 16.12.2014 tarihli ve 23728181 - ███████████ yazı ile davacı aleyhine ...., .... ve .... isimli hastalar ile ilgili olarak ceza uygulandığından mükerrer verilen ceza-i şart işleminin iptaline, 1.705.902,80 TL miktarındaki cezai şart ile 171.154,66 TL tutarındaki kesintinin ödenmesi halinde ise davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; 2018 yılı Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.3.) ve (12.4.) maddelerinin ihlali nedeniyle davacıya ceza-i şart işlemi uygulandığını, bu sözleşmenin (14.10.) maddesi gereğince 2012 yılı sözleşmesine göre uyarlama yapıldığını, 2018 yılı sözleşmesinin (17.) maddesi gereğince Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Dr. .....'nin 2014 yılında davacı hastanede fiili bir çalışması olmadığı halde başka doktor tarafından muayene edilen hastalara ait tutarın sözkonusu doktorun günlük kotasının dolması nedeniyle Dr. ... üzerinden davalı Kuruma fatura edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 2018 yılı Sözleşmesinin (12.4.) maddesi gereğince yersiz ödeme tutarının 10 katı ceza uygulandığını, 4 hastaya sağlık hizmeti sunulmadığı halde toplam 5 adet sağlık hizmet sunulmuş gibi fatura düzenlenmesi nedeniyle aynı Sözleşmenin (12.13.) maddesine göre yersiz ödeme toplamının 10 katı ceza uygulandığını, davacının itirazı üzerine 2012 yılı Sözleşmesine göre cezaların değerlendirildiğini, buna göre davacıya 2012 yılı Sözleşmesinin (11.1.16.) maddesine göre 852.951,40 TL ve aynı Sözleşmenin (11.1.15.) maddesine göre 8.000,00 TL olmak üzere toplam 860.951,40 TL cezai şart uygulandığını, davacının cezai şart işlemine karşı yaptığı itirazın sonucunu beklemeden haksız ve Sözleşmeye aykırı olarak dava açılması nedeniyle davacının tenkis talebinin haksız olduğunu, mükerrer uygulanan ceza işlemi bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamındaki belgeler, Dr. ...'nin davaya konu olaylar sırasında 85 yaşında olması, bilirkişi raporundaki açıklamalar birlikte gözetildiğinde sağlık hizmet sunucusu (SHS) olan davacının daha çok hasta alabilme ve FTR uygulayabilme amacıyla Dr. ...'nin kullandığı, asıl FTR işlemlerinin Dr. ... tarafından gerçekleştirildiği, bu hususta bilirkişi raporuna itiraz edilmediği, kota aşımı nedeniyle verilen cezanın sebebi hastalara hizmet verilmemesi değil, davacı hastanenin sözleşme ve SUT hükümlerine aykırı olarak kota uygulamasını aşmak için kullandığı yönteme ilişkin olduğu, kota sınırlamasının ihlali nedeniyle 01.01.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında gerçekleşen tedavi işlemleri için ceza uygulamış ise de, kota düzenlemesinin 18.03.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi, bu tarihten önce FTR işlemlerinde kota uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle 01.01.2014 - 18.03.2014 tarihleri arasındaki dönem için verilen cezanın yerinde olmadığı, itiraz sonrası Kurum tarafından 860.951,40 TL cezai şart ve 171.154,66 TL yersiz ödemenin talep edildiği, muayene olmadıkları halde muayene olmuş gibi işlem yapılan hastalarla ilgili olarak verilen cezanın yerinde olduğu, davacının davalı Kuruma itiraz ettikten sonra itiraz sonucunu beklemeden davayı açması nedeniyle konusuz kalan kısım yönünden dava tarihi itibariyle davacının haklılığından söz edilemeyeceği, gerekçesiyle; 854.951,40 TL yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, bakiye miktar yönünden davanın kısmen kabulüne, 159.805,90 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT) kota düzenlemesinin 18.3.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi, bu tarihten önce FTR işlemlerinde kota uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, 18.03.2014 öncesi dönem dışlanarak 01.01.2014 - 18.03.2014 tarihleri arasındaki dönem için Kurum tarafından bildirilen yersiz ödeme tutarı olan 31.961,18 TL ile bu bedelin 5 katı tutarındaki 159.805,90 TL cezai şart miktarı yönünden davacının borçlu olmadığına karar verilmesi gerekirken, yersiz ödeme bedeli olan 31.961,18 TL unutularak karar verilmesi, ayrıca davalı Kurum harçtan muaf olduğu halde, Mahkemece davalıdan harç tahsili doğru görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın 854.951,40 TL yönünden konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kalan miktar yönünden davanın kısmen kabulüne, 159.805,90 TL cezai şart ile 31.961,18 TL yersiz ödeme bedeli yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; istinaf incelemesinin ayrıntılı yapılmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet verdiğini, ceza nedeniyle şirket hesabından kesinti yapılması üzerine itiraz süresi beklenmeden haklı olarak dava açıldığını, bilirkişi raporlarına kota aşımı ile ilgili itirazların yapıldığını, bu hususta hizmet verildiğinden kamu zararı bulunmadığını, dört hastanın beyanlarında muayene olduklarını belirttiklerini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından uygulanan cezai şart işleminde hukuka ve sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığından, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir.SUT'un 10.04.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 18.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren (2.4.4.F-3.1.ç) bendinde, fiziksel tıp ve rehabilitasyon branşında ayaktan başvurularda özel sağlık hizmeti sunucuları için günlük muayene sınırının, acil servis/polikliniğe başvurular hariç olmak üzere, sağlık hizmeti sunucusundaki sözleşme kapsamında çalışan hekimlerin çalışma saatlerinin 6 ile çarpılması ile bulunacağı, her bir hekim için günlük muayene sayısının her halükarda 48’i geçemeyeceği düzenlenerek bu tedaviler için kota getirildiği, davalı Kurum tarafından söz konusu hükme dayalı olarak davacının kota sınırlamasının ihlali nedeniyle 01.01.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında gerçekleşen tedavi işlemleri için ceza uygulamışsa da, kota düzenlemesinin 18.03.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi, bu tarihten önce FTR işlemlerinde kota uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle 01.01.2014 - 18.03.2014 tarihleri arasındaki dönem için verilen cezanın yerinde olmadığına yönelik karar yerindedir.Davalı Kurum tarafından 1.715.902,80 TL cezai işlemin 15.02.2019 tarihinde davacıya tebliği edildiği, 18.02.2019 tarihinde davacı tarafından cezaya itiraz edildiği, davalı Kurum tarafından itirazın değerlendirilmesi ile 2012 yılı Sözleşmesine göre toplamda 860.951,40 TL cezai şart ve 171.154,66 TL yersiz ödemenin revize edilerek davacıdan tahsilinin talep edildiği, itiraz üzerine 25.03.2019 tarihinde verilen kararın davacıya 01.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 21.02.2019 tarihinde işbu davanın açıldığı, davalı Kurum tarafından itirazın 15 iş günü içinde karara bağlanması gerektiği, karar süresinin 11.03.2019 tarihinde dolduğu, davacı tarafından 15 iş günlük süre beklenmeksizin dava açıldığı, bu itibarla konusuz kalan kısım yönünden dava tarihi itibariyle davacının haklı olmadığı, davalı Kurumdan gelen cevabi yazı uyarınca 01.01.2014 - 18.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yersiz ödemenin 31.961,18 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.