Anahtar kelimeler: Gününün İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Piyasası Sözlü Dinlenildikten Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştirBelli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) Geçici 6. maddesi kapsamında çıkarılan Genel Aydınlatma Yönetmeliği (Yönetmelik) ile Genel Aydınlatma Tebliği (Tebliğ) uyarınca, davalı tarafça müvekkili şirketin görev bölgesinde yapılan genel aydınlatma denetimi sonrasında hazırlanan nihai rapor ile Temmuz 2013 ile Ağustos 2014 dönemleri arasında fazla ödeme yapıldığı tespit edilerek, 48.754.057,42 kWh tüketim karşılığı olarak 24.794.029,97 TL'nin iadesinin talep edildiğini, ancak talep edilen tutarın yasal dayanağı bulunmadığını, rapora yapılan itirazlarının ise değerlendirilmediğini ileri sürerek, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın, müvekkili şirketin yasa gereği yürüttüğü idari görev nedeniyle tesis edilen idari işlemden kaynaklanması nedeniyle idari yargının görev alanına girdiğini, 6446 sayılı Kanun kapsamında yapılan denetimlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli kararıyla; davalı şirket tarafından 6446 sayılı Kanunun Geçici 6/4 maddesi gereğince verilen denetim yetkisi kapsamında yapılan denetim sonucunda, davacı şirkete Hazine Müsteşarlığı ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından 24.794.029,97 TL fazladan ödeme yapıldığı gerekçesiyle talepte bulunulduğu, tahakkuk ettirilen bedele ilişkin işlemin, Kanundan ve idare işlemlerden kaynaklanan idari işlem niteliğinde olup, davalı tarafça kamu gücüne dayalı olarak herhangi bir sözleşme ilişkisi olmaksızın tek taraflı olarak davaya konu işlemin tesis edildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 2. maddesi gereğince idarenin tek yanlı aldığı kararlara karşı idari yargıda dava açılması gerektiği, uyuşmazlığa konu olan işlemin idari işlem olması ve idari yargıda dava açılması gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 14... . maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli kararıyla; davalı şirketin idare değil özel hukuk hükümlerine tâbi bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğu, uyuşmazlık konusunun idari bir işlem veya eylem niteliğinde bulunmadığı, tacir olan davalının, yine tacir olan davacıya ödenen genel aydınlatma bedelleri ile ilgili denetim ve tespitinin idari niteliğinin olmadığı gözönünde bulundurularak, yargı yolu yönünden görevli olduğunun kabulü ile davanın esasıyla ilgili söz konusu deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olmakla, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6446 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi ve Yönetmelik'in 13. maddesi kapsamında, davalı tarafından davacının faaliyet kapsamında olan genel aydınlatma tesislerinde yapılan denetimler sonucu düzenlenen raporun, 03.05.2016 tarihli yazı ile davacı şirkete gönderildiği, yazının 04.05.2016 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği, davacı şirket tarafından ise 08.06.2016 tarihinde itiraz edildiği, ilgili Kanun ve Tebliğin 15/4 maddesi kapsamında yapılan denetim sonucu düzenlenen taslak rapora tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde davacı tarafça itiraz edilmediğinden, taslak rapor esas alınarak düzenlenen 24.794.029,97 TL'lik alacağa ilişkin rapor ve yazının tebliğe uygun olduğu, davacının süresinden sonra nihai rapora itiraz hakkının bulunmadığı, bu nedenle talep edilen miktarda davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; Mahkeme kararının Anayasa ile teminat altına alınan idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olması ilkesine aykırı olup, hak arama hürriyeti kullanımına engel teşkil edecek nitelikte olduğunu, gerek 6446 sayılı Kanunun "Genel Aydınlatma Gideri" başlıklı geçici 6. maddesinde, gerekse de 27.07.2013 tarihli ve 28720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yönetmelik İnceleme ve Denetim" başlıklı 15. maddesinde, Tebliğde yer verilen davalı İdare tarafından hazırlanan taslak rapor ve bu rapora itiraz için 30 günlük bir sürenin öngörülmediğini, Tebliğin 15. maddesinin bu yönüyle hukuka uygun bulunmadığını, taslak rapora itiraz edilmesnin mutlak olarak tüketilmesi gereken ve ilgililerin aleyhine sonuç doğuran bir durum olmadığını, Tebliğ ile düzenlenen sürenin hukuki niteliğinin yanlış değerlendirildiğini, genel hükümler çerçevesinde işin esasının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, genel aydınlatma denetimi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.1. 6446 sayılı Kanunun "Genel Aydınlatma" başlıklı Geçici 6/1 fıkrasında; "█████/2025 tarihine kadar, genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderleri Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanır...",Dördüncü fıkrasında; "TEDAŞ, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapar. Yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, fazla yapılan ödeme tutarının, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesi ilgili dağıtım şirketinden istenir. Bu süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde söz konusu ödeme tutarı dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edilir. Bu suretle de tahsil edilemeyen alacaklar Bakanlığın bildirimi üzerine vergi daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Fazla ödemeler nedeniyle yapılan tahsilatların yüzde sekseni genel bütçeye gelir kaydedilir, geriye kalan yüzde yirmilik kısmı ise ilgili mahalli idarelere aktarılır. TEDAŞ’ın bu fıkra kapsamındaki denetim işlemleri için yapacağı her türlü masraf Bakanlık bütçesine konulan ödenekten karşılanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde usul ve esas belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlık yetkilidir.",Beşinci fıkrasında; "Bakanlık birinci fıkra kapsamındaki ödemelere ilişkin gerekli düzenlemeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde yapar. Bu süre zarfında, genel aydınlatma tüketim giderlerinin ödenmesine ilişkin iş ve işlemler, 4628 sayılı Kanunun bu Kanunla mülga geçici 17 nci maddesine ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütülür. 4628 sayılı Kanunun bu Kanunla mülga geçici 17 nci maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı bütçesinden yapılan ödemelere ilişkin denetim, takip ve tahsilat işlemleri dördüncü fıkra kapsamında yapılır.",Altıncı fıkrasında; "Aydınlatmayla ilgili ölçüme ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya ve denetime ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." hükümleri düzenlenmiştir.Anılan Kanun maddesine dayanılarak 27.07.2013 tarihli ve 28720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin "İnceleme ve Denetim" başlıklı 13. maddesi; "(1) TEDAŞ tarafından; “dağıtım şirketlerince gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine, aydınlatılan bölgenin 6446 sayılı Kanunda belirtilen genel aydınlatma bölgelerine dâhil olup olmadığına ilişkin dağıtım şirketleri nezdinde gerekli inceleme ve denetimler yapılır.",19. maddesi ise; "(1) TEDAŞ, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapar. (2) Yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, TEDAŞ hatalı fatura, düzeltilmiş fatura ve hata gerekçesini Bakanlığa bildirir. (3) TEDAŞ tarafından bildirilen fazla yapılan ödeme tutarı, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte ilgili dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edilir." şeklinde düzenlenmiştir.4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (4628 sayılı Kanun) mülga 14/2 fıkrası ise şöyledir; "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde mülkiyeti saklı kalmak kaydıyla TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir."Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; genel aydınlatma tüketimlerinin denetim, takip ve tahsilatı işlemlerinin ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin (TEDAŞ) görev ve yetkisinde olduğu sonucuna varılmaktadır.Bilindiği üzere TEDAŞ tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla ve elektriğin tüketicilere perakende satışı ile perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti, 4628 sayılı Kanun öncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanun uyarınca dağıtım sektörünün EPDK tarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür. 17.03.2004 tarihinde Yüksek Planlama Kurulunun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım ve üretim alanları için özelleştirme girişimi başlatılarak özelleştirme uygulamalarına dağıtım sektöründen başlanacağı belirtilmiş, Strateji Belgesi'ndeki eylem planına uygun olarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve ███████ sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirme programına alınmıştır. Bu kapsamda söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerinin şirketleştirilmesi tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım, perakende satış hizmeti yürüten 20 elektrik dağıtım şirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un mülga 14. maddesinin ikinci fıkrasındaki kural uyarınca TEDAŞ ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine yönelik idari sözleşme niteliğine sahip "İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi" imzalanmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.11.2005 tarihli ve ████████ sayılı kararıyla da sermayesinin %100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıyla TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir.Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde "İşletme Hakkı Devrine Dayalı Hisse Satış Modeli" uygulanmakta olup bu modele göre yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tek şirket olmaktadır. Ancak yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti TEDAŞ'ın uhdesinde kalmaya devam etmektedir. Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesi çerçevesinde, dağıtım varlıklarının işletme hakkını elde etmektedir. Başka bir anlatımla, hisse satış modelinde mevcut varlıklar ile özelleştirme sonrası yatırımcı tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yeni varlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken, yatırımcı dağıtım tesislerinin ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurların işletme hakkı ile birlikte tüm yeni yatırımları gerçekleştirme yükümlülüğünü üstlenmektedir. Ayrıca yatırımcı işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiği yükümlülükleri 6446 sayılı Kanun ve alt düzenlemeler uyarınca EPDK'nın denetimi altında gerçekleştirmektedir.Öte yandan, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında "idarede kanunilik" ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup, işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetimin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılması gerekmektedir.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı tarafından, üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ile denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen ve kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı TEDAŞ aleyhine genel aydınlatma gideri olarak fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle talep edilen alacaktan borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan işbu davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu, aynı mahiyetteki Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.05.2020 tarihli ve ████████ E. ████████ K. ve Dairemizin 19.12.2024 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamlarıyla da davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna karar verildiği, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, ayrıca 6100 sayılı Kanunda yargı yolunun belirlenmesine ilişkin bölge adliye mahkemelerince verilen kararların temyiz edilemeyeceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu nedenle 29.01.2020 tarihli kararın kesin olmayıp temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; idari yargının görevli olması nedeniyle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.