Anahtar kelimeler: Expertiz Maksimum Geçirerek Sıfır Bedeni Pert Donanımlı Müzakere Yaptırdığını Haziran

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı otomobilini Haziran 2018 tarihi itibarıyla sıfır olarak satın aldığını, davalı şirket nezdinde 05.06.2018 başlangıç tarihli ... genişletilmiş maksimum kasko poliçesi yaptırdığını, aracı tam donanımlı ve 500.000,00 TL bedelli olarak bedeni ve maddi zarar teminatlı sigorta ettirdiğini, aracın 26.06.2018 tarihinde kaza geçirerek pert olduğunu, bunun üzerine derhal başlatılması gereken expertiz çalışmalarının çok geç başlatıldığını, süreç çok uzatılarak müvekkilinin zarar görmesine sebebiyet verecek şekilde kur dalgalanması nedeniyle de mağdur edildiğini, Eylül ayı sonunda aracın rayiç bedelinin 260.000-TL olarak tespit edildiğini, sovtaj değeri olarak belirlenen 48.500-TL'nin düşülmesinden sonra kalan 211.500-TL nin ödeneceğinin ihbar edildiğini, davacı Şirketin bu ihbarı kabul etmediğini, yapılan değerlemenin çok eksik olduğunu, piyasada aynı nitelikteki aracı almak için 2. el rayiç değerlerinin 350.000-360.000-TL dolaylarında olduğunun bildirilerek bu değerlemenin kabul edilmediğini, davalının uzun zaman parayı yedinde tuttuğunu ve ekspertiz raporunu müvekkilinin itirazları doğrultusunda yenilemediğini, piyasa şartlarına uygun ödeme yapmayarak müvekkilini mağdur eden şirkete karşı İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında işlem başlatıldığını, 350.000 TL değerindeki aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri asıl alacak olarak ve kaza tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren de işlemiş ticari faizi olan 36.368,84 TL, toplamda 386.368,84-TL olarak 09.01.2019 tarihinde takibe konulduğunu, davalının kısmi itirazda bulunduğunu, dosyanın bir kısmı olan 211.500-TL (faizi ve ferileri hariç olarak) dosyaya yatırıldığını ancak kalan kısım ve faizi ile ferilerine yönelik durdurma işlemi yapıldığını, davalı tarafça İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı dosya ile borca karşılık icra işlemlerini durdurmak için de şikayet davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu belirterek icra dosyasına yapılan kısmi itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu edilen kaza nedeniyle meydana gelen gerçek zarar tutarını ödediğinden, sorumluluğunun sona erdiğini, davacının talep ettiği araç rayiç bedelinin fahiş olduğunu gerçek piyasa bedelini yansıtmadığını, hasar aşamasında bağımsız eksper tarafından yapılan piyasa araştırmalarında aracın emsallerinin 218.000 TL’ye satın alınabileceğinin tespit edildiğini, dava konusu aracını kazadan yaklaşık 1 ay evvel 257.000,00 TL bedelle satın alındığını, dava konusu aracın sigorta poliçesinin 257.000 TL kasko bedeli üzerinden düzenlendiğini, davacı her ne kadar aracın 500.000 TL ile teminat altına alındığını iddia etmiş ise de sigorta poliçesi incelendiğinde aracın 257.000 TL kasko bedeliyle teminat altına alındığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine haksız talep edilen meblağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmese karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 26.06.2018 tarihinde kaza geçirerek pert olan aracının davalı tarafından derhal başlatılması gereken expertiz çalışmalarının çok geç başlatılmasından sebeple müvekkilin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, bu süreçte ekonomide yaşanan yaşanan kur dalgalanması nedeniyle de müvekkilinin mağdur edildiğini, oluşa göre müvekkile zaten kaza tarihinden itibaren 3. ayın sonunda yani 90 gün sonra ödeme yapıldığı ve müvekkilinin zararının davalı tarafından bu süreçte arttırıldığını, müvekkilin aracının pert olması sebebiyle oluşan zararı sigorta tespit işlemlerinin geciktirilmesi, müvekkilin bu sürece hiç dahil edilmemesi, ödemenin kaza tarihinden sonra makul süreyi çok aşıp ekspertiz raporu müvekkile tebliğ edilmeden geç ödeme yapılması ve bu süreçte piyasa değerlerinde kur farkı nedeniyle oluşan fark olduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, sigorta tazminat kurumunu gerçek işini ve görevini kusuru sebebiyle yerine getirmediğini, bilirkişinin yaptığı 2. değerlendirmede aracın kasko bedeli olarak ödenmesi gereken rayiç bedelin ekspertiz ve ödeme tarihi itibariyle alınması gerektiği kanaatine katıldıklarını ve hakkaniyetin ancak bu şekilde sağlanacağını düşünmekle beraber yapılan tespitler yine de eksik olduğunu, ekspertiz raporunun poliçeye uygun şekilde yapılmamış olduğu işbu rapor ile tespit edildiğini, bu sebeple tarafça hiç tebliğ edilmeyen ve itiraz hakkımızı kullanılmayan ekspertiz raporunun uygunluğunu tasdik mahiyetindeki mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, poliçede hiçbir yerde aracın zararının karşılanmasında ödemenin fatura bedelinin üstüne geçemeyeceğine yönelik bir kloz olmayacağını, bu sebeple müvekkilin gerçek zararının neden ödenmemesi gerektiğini anlamak mümkün olmadığını, hüküm bu sebeple de hatalı olduğunu, bu sigorta şirketinin yanlış bilgi ile müvekkili yanıltması bile sayılabileceğini, genişletilmiş Maksimum Kasko poliçesinde tüm korumaların tam olması gerekirken, yeni değer klozunun bulunmaması davalının kötüniyetli kusuru olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından yapılması gereken gerçek değerleme o gün şartlarında ikinci el (20 gün trafikte kalmış ve 5000 km. dolayındaki) aracın gerçek değerini tespit etmek olduğunu, davalı sigortanın gerçek işini ve görevini kusursuz olarak yerine getirmediğinin tespiti yapılmadığından kurulan hüküm eksik ve hatalı inceleme içerdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, davacıya ait aracın pert olması nedeniyle ekspertiz inceleme ve ödemenin gecikmesinden doğan zararın tazmini istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesinde; "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur." hükmü; 3.3.1.2. maddesinde "aracın tam hasara uğraması halinde sigorta bedeline geçmemek üzere sigorta değeri ödenir." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamından davacının maliki olduğu ...plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen █████/2018 -█████/2019 tarihli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, kaskolu aracın █████/2018 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle pert olduğu, davacının, davalı sigorta şirketine █████/2018 tarihinde hasar ihbarı yaptığı, davalı sigorta şirketinin aynı tarihte ekspertiz ataması yaptığı, ekspertiz raporunun █████/2018 tarihinde düzenlendiği ve 10 iş günü içerisinde █████/2018 tarihinde de davalı sigorta şirketi tarafından davacı sigortalısına ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda aracın kaza sonucu meydana gelen hasarın belirlenen teknik niteliklerine göre onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total kabul edilebileceği, serbest piyasa koşullarından aynı teknik özelliğe sahip tam hasarlı (pert) aracın dava konusu kaza öncesindeki piyasa rayiç değerinin 260.00,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin (kazalı halinin) ise 48.500,00TL olduğu, sovtaj bedeli düşüldüğünde 211.500,00TL hasar bedelinin belirlendiği, davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce █████/2018 tarihinde davacı şirkete 211.500,00 TL ödeme yaptığı yapılan ödemenin █████/2018 tarihli ekspertiz raporundan yaklaşık sekiz gün sonra ödendiği tespit edilerek bildirilmiştir.Taraflar arasında geçerli kasko sigorta poliçesine göre sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değeri kadar teminat altına almıştır. Hasar durumunda eksik/aşkın sigorta uygulanmayacaktır. Aracın ağır hasarlı olması halinde poliçede belirtilen biçimde belirlenen rayiç bedeli nakdi olarak ödenecektir. Davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 3.3.4 maddesinde belirlenen süreler aşılmamıştır. Dosya içeriğine göre aracın pert olması nedeniyle kasko değeri konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından davacı ödemeyi almamıştır. Ödemeyi aşan pert bedeli bulunduğunun iddia edilmesi halinde sigortalı dava yoluna gidebilecektir. Tüm bu nedenlerle sigorta bedelinin geç ödenmesinin davalının kusurundan kaynaklandığı davacı tarafından ispat edilemediği; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda rayiç bedel belirlenirken emsal araçlar da incelenerek kaza tarihine göre değerlendirme yapıldığından raporun dosyadaki belge bilgi ve verilere uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisindeYargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026