Anahtar kelimeler: Açmadan Atk Kazadan Cismani Müzakere Çarpması Kazada Araca İhtisas Destek

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2022
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2018 günü davalı şirkete sigortalı dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın destek ...'ın yönetimindeki ... plakalı araca asli kusurlu olarak çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının eşi ...'ın öldüğünü, kazadan sonra ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre davalıya sigortalı aracın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının dava açmadan önce davalı şirkete başvurduğunu ancak bir sonuç alınamadığını belirtmiş ve şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartının yerine getirilmediğini, davalının temerrüde düşürülmediğini, davanın reddinin gerektiğini, kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından inceleme yapılmasını istediklerini, gelir yönünden hesaplamanın hazine müsteşarlığına kayıtlı uzmanlarca yapılmasını istediklerini, SGKdan ve sosyal hizmetler bakanlığından gelir sağlanıp sağlanmadının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 292.708,48 TL destekten yoksunluk tazminatının █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme tarafından, bilirkişi raporunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 80 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusura ve kusur oranına itiraz ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün yargılandığı Seydişahir Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mütevaffa asli, sigortalı araç sürücüsüne tali kusur atfedilerek hüküm kurulmuş olmakla, mahkemece sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu yönündeki ihtimale göre hüküm kurulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gerek ceza yargılamasında gerekse huzurda görülmekte olan davada, davaya konu kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranı net olarak belirlenememiş olmakla, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilecek ise tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması söz konusu olabilecek olup, % 80 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme dayanak bilirkişi raporunun, yürülükte bulunan mevzuat hükümlerine aykırı hesaplama yöntemi kullanılarak hazırlanmış olup, hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, müvekkili şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi olarak belirtilen tarihe itiraz ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 25.12.2018 tarihinde destek sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile Beyşehir istikametinden Isparta istikametine doğru seyir halindeyken aracının sol ön kısımlarıyla, karşı yönünden gelmekte olan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının eşi ...'ın ölmesi nedeni destekten yoksun kalma maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... kod nolu devlet karayolunda Beyşehir'den Isparta istikametinde seyir halinde iken km 00+800 metreye geldiğinde karşı şeride geçerek Isparta'dan Beyşehir istikametinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile karşılıklı çarpışmaları neticesinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nun 56/1-a maddesini ihlal ettiği, diğer araç sürücüsünün kusuru olmadığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağı krokisinin incelenmesinde çarpma noktasının ... plakalı otomobilin şeridi içinde olduğu, çarpma noktası öncesine dair bir fren izi tespiti bulunmadığı gözlemlenmiştir.Ceza yargılamasının yapıldığı Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının Uyap sisteminden incelenmesinde; ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan iki ihtimalli olarak düzenlenen bilirkişi raporunda "Kazanın, sanık sürücü ... ve aracında yolcu ...'un beyanlarında belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olması durumunda; Sanık sürücü ... tali derecede, müteveffa sürücü ...'ın asli derecede kusurlu olacağı; kazanın, müteveffa sürücü ...'ın aracında yolcu müşteki ...'ın beyanlarında belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olması durumunda; sanık sürücü ...'ın asli derecede, müteveffa sürücü ...'ın tali derecede kusurlu olacağı" tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde " Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan kusur raporuna göre sanığın kazanın oluş şekline ilişkin iki ihtimalden birinde asli diğerinde tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmektedir. Kaza sırasında sanık idaresinde araçta seyahat eden tanık ...'un ifadesinde ölenin idaresindeki aracın kavşaktan hızlıca dönüş yaparak kendileri ait şeride girdiğine ilişkin beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında çelişkileri gidermek adına alınan Adli Tıp raporunun kusur hususunda önceki rapordaki ifadeleri bire bir tekrarladığının anlaşıldığı olayda sonuç olarak; sanığın her iki raporda da kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, tüm dosya evrakı incelendiğinde dosya arasına alınan raporlarda sanık lehine yorum yapılması halinde dahi tali kusuruna bağlı olarak cezalandırılması gerektiği, bu nedenle sanığın eylemine uyan taksirle bir kişinin ölümüne bir kişinin ise yaralanmasına sebep olmak suçundan cezalandırılması için yeterli delil bulunduğu anlaşıldığından, TCK'nın 85/2 maddesi gereği cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda;sürücü ...’ın %20, müteveffa sürücü ...'ın % 80 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan █████/2021 tarihli kusur raporunda; Dava konusu olayda sürücü ...'ın % 80 oranında asli kusurlu, ölen sürücü ... % 20 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise iki ihtimalli değerlendirme yapılmış "1. durum: sürücü ...'ın beyan ettiği şekilde, müteveffa sürücü ...'ın şerit ihlali yapması neticesinde meydana geldiğinin kabulü halinde; sürücü ...’ın kusursuz , müteveffa sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu,2.Durum: tanık ...'ın beyan ettiği şekilde, sürücü ...'ın şerit ihlali yaparak gelmesi sebebiyle müteveffa sürücü ...'ın karşı yol bölümüne geçtiği ve sürücü ...'ın tekrar kendi şeridine geçmesiyle çarpışmanın gerçekleştiğinin kabulü halinde; sürücü ...’ın %80 oranında, sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.İlk Derece Mahkemesince birden fazla kusur raporu alındığı, ATK kusur raporu terditli düzenlendiği halde kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına göre hangi rapora üstünlük tanındığı kararda tartışılarak belirlenmeden ve belirlenen kusur oranları esas alınarak yapılan tazminat hesaplamasına göre karar verilmesi gerekirken kusur konusunda hiç bir değerlendirme yapılmaksızın kusura göre alternatifli hesaplama içeren aktüarya raporuna atıf yapılarak gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kabule göre de; mahkemece hükme esas alınan █████/2022 tarihli aktüerya ek bilirkişi raporunun desteğin kaza tarihindeki yaşına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenerek prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle, gelirin AGİSİZ asgari ücreti üzerinden ,bir yılın 360 gün kabul edilerek tazminat miktarının hesaplandığı anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporuna ve zaten tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış olması nedeni ile müterafik kusura; dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı Güvence Hesabına ve davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalının temerrüde düşmüş olacağı nedenle temerrüt tarihine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!